ASLANTEPE'DE HÜSRAN
Galatasaray’ın bu yıl tutunacak tek dalı olan Fenerbahçe galibiyeti de dün gece elinden uçtu gitti. Futbolcular, taraftarlar, Hagi, Adnan Polat hepsi dün gece 'Fenerbahçe'yi yenelim de sonra ne olursa olsun' ruh haliyle sarıldılar maça..
Bu baskı Fenerbahçe'yi rahat oynatmadı; Aykut Kocaman'ın sahada sakin olmalarını tembihlediği futbolcuları bu öğüdü tuttular. Fakat haddinden fazla sakinlik Galatasaray'ın can havliyle yaptığı mücadele karşısında maçın büyük bölümünde topu ayaklarında tutamamalarına neden oldu. Buna pozisyon yokken Andre Santos'un büyük hatasıyla yarattığı gol eklenince, bir anda geriye düştüler. Kazım'ın gol sonrası Aykut Kocaman'a yaptığı hareketler ise, eski hocasının onu göndermekle ne kadar doğru bir iş yaptığını hem tüm futbol camiasına hem de ona kucak açan Hagi ve Adnan Polat'a kanıtladı.
Emre'siz Fenerbahçe'nin orta sahası topu ilerideki Alex ve Niang'a ulaştırmayı beceremediği için maçın başındaki görüntü ikinci devreye kadar taştı. Hatta devre arasındaki Selçuk-Semih değişikliği de Niang'ın ilk devrede çok yalnız kalıp yıpranmasından dolayı sonuç vermedi. Taa ki Aykut Kocaman Niang-Stoch değişikliğini yapıp topu ileriye Alex'e ulaştıracak hamlesini tamamlayana kadar..
Bu dakikadan sonra Fenerbahçe sakin kralı Alex'le Galatasaray'ı yenebileceğini göstermeye başladı. Kaptan oynamaya ve oynatmaya başladı. Önce Türkiye'ye yıllardır 'nasıl gol atılır' dersi veren part-time santrfor Semih'in kafasıyla topu en doğru yerde buluşturdu. 87'inci dakikada da hepimize 'Alex varsa sorun yok' dedirten muhteşem kafasını 5 stoperli Galatasaray defansının arasından ağlarla buluşturdu. Bu iki gol net bir şekilde gösterdi ki, Fenerbahçe Alex'e yeni sözleşme yaparak başlattığı doğruyu Semih'e de hakkını vererek bitirmeli!.
Bu iki gol zaten Stoch girdikten sonra mahkûm oynamaya başlayan Galatasaray'ın nefesini iyice kesti. Fenerbahçe kötü başladığı geceyi Alex'i sayesinde 'Alex gol gol gol, şampiyonluk geliyor!' sesleri arasında mutlu bitirdi.