1. YAZARLAR

  2. Saygı ÖZTÜRK

  3. Bilin bakalım bu sözler kime ait?
Saygı ÖZTÜRK

Saygı ÖZTÜRK

SÖZCÜ
Yazarın Tüm Yazıları >

Bilin bakalım bu sözler kime ait?

A+A-

Bilin bakalım bu sözler kime ait

Barış ve Demokrasi Partisi (BDP) milletvekillerinin, Şemdinli kırsalında teröristlerle kucaklaşmasından sonra esip gürleyen hükümet yetkilileri, şimdi aynı kişilerle kucaklaşıyor. Terör örgütü tarafından kaçırılan ve ancak 8’i teslim edilen vatandaşlarımızın sağ-salim getirilmesinin memnuniyetini yaşarken, başta Dışişleri Bakanlığı olmak üzere ilgili bakanlıkların, Irak için hiçbir yaptırıma girişmemesi de hayret edilecek bir durum.

Bazı gazeteler dışında, ülke olup bitenler basında yer almıyor. CHP, MHP milletvekilleri çok önemli sorular yöneltiyorlar, bunlar da, “sorunuz yorumlu olmuş” denilip TBMM Başkanlığı tarafından iade ediliyor. İade edilmeyene de ya hiç cevap verilmiyor ya da ilgisiz cevaplarla konu kapatılıyor.

Bu sözler kimler için söylendi?
MHP Hatay Milletvekili Şefik Çirkin, “açılımın” dillerden düşürülmediği şu günlerde Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın sözlerini hatırlatma ihtiyacı duydu. Onları biz de hatırlayalım:

- 16 Kasım 2011: “BDP'li milletvekilleri kendileri safahat İçinde yaşarken, gencecik insanları, hatta 14-15 yaşlarındaki çocukları dahi dağa gitmeye, terörist olmaya, can almaya teşvik ediyorlar".

- 27 Kasım 2011: “Dokunulmazlık zırhına bürünen bu zevatla ilgili kararımızı dokunulmazlıklarını kaldırılmak suretiyle vereceğiz. Ondan sonrası artık yargıya ait.”

- 3 Ocak 2012: Silahlı efendileriniz, ipinizi gevşetmediği sürece tuvalete bile gidemezsiniz.

- 29 Mayıs 2012: “Türkiye, BDP'li kalleşlerin, PKK'lı kalleşlerin benim subayımı, askerimi gelip arkadan şehit ettiği bir ülke değildir. Türkiye hukuk devletidir. Yanlış yapan bedelini ödeyecektir.”

- 6 Eylül 2012: “Bunların ipini terör örgütü tutuyor. Efendileri iplerini gevşetmediği sürece hiçbir karar alamazlar. Milletin gözü önünde efendilerine sırtlarını sıvazlattılar. Kameralar olmasa terörist efendilerinin elini öpüp harçlık alırdı. Dokunulmazlıkları için parlamentoda gerekeni yapacağız"

- 13 Kasam 2012: “Dağdaki teröristin elini öpüp, satım sıvazlatıp, üç kuruş bayram harçlığı alacak kadar zavallılaşmış bu BDP yönetiminden, sorgusuz sualsiz itaatten başka hiçbir şey beklenemez.”

- 26 Kasım 2012: Dokunulmazlık zırhına bürünen bu zevatla ilgili karaımızı dokunulmazlıklarını kaldırılmak suretiyle vereceğiz. Ondan sonrası artık yargıya ait.

- 4 Aralık 2012: “Terör örgütünün bir uzantısı olarak TBMM'nin çatısı altında olmayı biz kabul etmiyoruz. Bir genel başkan kalkıp karşısındaki kitleye nasıl ‘silahlanın’ diyebilir.. Biz eğer buna sessiz kalacak olursak bilesiniz ki bu halk bizi affetmez. Allah da bizi atfetmez.”

MHP Milletvekili Şefik Çirkin, Başbakanın sözlerinden yola çıktı ve kendisine 7 soru yöneltti. Ancak, sorular “yorumlu” olduğu gerekçesiyle soru sahibine iade edildi. Başbakanın, BDP’liler için, PKK’lılar için sert söylemleri biliniyor. Ancak, bunları söyleyen Başbakan, diğer yanda BDP’lilerle yakın temas içinde. “Kalleş” dediğiniz yani sizi sırtınızdan vurabilecek kişilerle bu işbirliği nasıl yapılabiliyor?

“Barzani abi” onları niçin yakalamıyor?
Bazı bakanlar, Celal Talabini’ye “Celal amca”, Mesut Barzani’ye ise “Barzani abi” diyorlar. Onların, terör örgütüne destek vermediğine de inanıyorlar. Terör örgütünün kaçırdığı askerlerimizin teslimi sırasında, Barzani’nin temsilcileri de bulundu. Sanki o bölge Barzani’nin değil, terör örgütüne ait bir bölgeymiş gibi hareket edildiği görüldü.

Silah tehdidiyle insan kaçırmak, yalnız ülkemizde değil, bütün ülkelerde suç. Bunun uluslararası boyutunu politikacı, emekli diplomat Onur Öymen’dan öğrenelim:

“Birleşmiş Milletler Genel Kurulu'nun, İnsanların Rehin Alınmasına Karşı Uluslar arası İşbirliğini öngören 3 Haziran 1983 tarihli ve 146 sayılı kararı var. Bu kararın 1. ve 2. maddelerinde, devletlerin rehin alma suçu işleyenleri bu suçun vahim niteliğini dikkate alarak cezalandırmaları isteniyor. 3. maddede ise rehineler başka bir ülkede tutuluyorsa, o ülkenin görev ve sorumluluklarına değiniliyor. Kararın 8. maddesinde bu ülkenin rehine alma suçunu işleyenleri ilgili ülkelere iade etmeleri sağlanamamışsa, bunları yargılayıp cezalandırması gerektiği belirtiliyor.”

Dün, Dışişleri Bakanlığı’nın bir yetkilisini arayıp, askerlerimizi kaçıran teröristlerle ilgili Irak hükümetine başvurup, bunların yakalanıp iadesi için bir başvuru olup olmadığını sordum. Böyle bir talebimiz yok.

“Şehitler Günü”nde, yaklaşık 8 bin görevliyi şehit eden PKK’nın başı Abdullah Öcalan’a, BDP heyeti gönderildi. İktidar ve muhalefet sorumluluğunu taşıyan siyasetçiler, kamuoyunda estirilen rüzgarlara göre değil, bir hukuk devleti olmanın bilinci ve sorumluluğuyla hareket etmesi gerektiğini Onur Öymen de haklı olarak anımsatıyor, ölçüsüz yaklaşımlar, fiilen işlenen suçlara karşı Devletin kayıtsız kalması da insanın içini yakıyor…

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.