Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Eğitimin 40 yıllık Çınarları
23 Kasım 2017 Perşembe 12:33

Eğitimin 40 yıllık Çınarları

Mesleğinde 40 yılı aşmış öğretmenler tüm deneyim ve tecrübeleri ile öğrenci yetiştirmeye devam ediyor. Çocukların geleceklerini şekillendiren ve öğrencileri hayata hazırlayan öğretmenler, mesleklerini "sevgi, sabır ve emek" kelimeleriyle tanımlıyor.

Ailelerden sonra çocukların geleceklerini şekillendiren, onları hayata hazırlayan ve mesleğinde 40 yılını geride bırakan öğretmenler, ilk günkü meslek aşkı, sabır ve sevgiyle öğrencilerine yol göstermeye devam ediyor.

20171123_2_27043518_28093583_preview-(1).jpg

Anadolu Ajansı'nın (AA), "24 Kasım Öğretmenler Günü"ne özel hazırladığı fotoğraf projesi kapsamında, 40 yılını doldurmuş 13 öğretmenin meslek sevdası ve öğretmenlikteki mücadelesi fotoğraf karelerine yansıdı.

Öğretmenlikte 44 yılı geride bırakan, Fevzi Özbey Ortaokulunda görevli Rukiye Arca, AA muhabirine, Batman'da başladığı mesleğinin ilk 20 yılını, buradaki öğrencilerin yetişmesine adadığını anlattı.

Arca, "Öğrencileri seviyor olmam ve çalışma azmim bana hep artılar kazandırdı. Bu mesleğin en güzel özelliği öğrencileri seviyor olmak, öğrencilerin psikolojik yönlerini görerek, onlara birşeyler kazandırmaktır." dedi.

Çalışmayı çok sevdiğini bu yüzden meslek hayatından ayrılacağı için üzüldüğünü belirten Arca, emekliliğini de yine çalışarak geçirmek istediğini söyledi.

- İlk ve ortaokulu beraber okuyan öğretmen çift

İlk ve ortaokulu beraber okuyan ve çeşitli okullarda beraber görev yapan Emine ve Ahmet Mutlu çifti, mesleklerinin 46 yılını acı tatlı anılarla geride bıraktıklarını dile getirdi.

Şehit Onur Yaman İlkokulunda görev yapan Emine Mutlu, 1971'de Konya Kız Öğretmen okulundan mezun olduğunu, hemen ardından köy öğretmeni olarak göreve başladığını anlattı.

Mutlu, "Köy öğretmenleriydik biz. O şekilde donatıldık, o şekilde yetiştirildik. Bize emeği geçen öğretmenleri saygıyla anıyorum. İyi ki öğretmen olmuşum. Tekrar bir meslek seçmeye kalksam yine öğretmenliği seçerim. Öğretmenlik sevgi mesleğidir. Ülkeyi ve bayrağı sevmektir, Atatürk'ü sevmektir." ifadesini kullandı.

 Emine öğretmen, eşiyle ilk ve ortaokulu beraber okuduktan sonra farklı öğretmen okullarından mezun olduklarını ve 3 yıl sonra da evlendiklerini belirtti.

- "Öğrencilerimle aynı okulda öğretmenlik yaptım"

Ahmet Mutlu ise eşiyle aynı mesleği yapmalarının pek çok avantajı olduğunu vurgulayarak, "İkimizin aynı meslekten olması evliliğimizi pekiştirdi. Mutluluğumuz kadar, sorunlarımız da beraberdi." diye konuştu.

Nallıhan'ın bir köyünde ilkokulu büyük zorluklarla bitirdiğini, Ankara Öğretmen Okulundan mezun olduktan sonra mesleğe başladığını aktaran Ahmet Mutlu, "Hep 'Türk bayrağının dalgalandığı her yere gideriz.' dedik. Urfa'nın Akçakale ilçesinin tam sınırında bir köye tayinim çıktı. Yine tahta bir bavulum vardı. Ankara'dan çıktım, kendi başıma Urfa'ya kadar, Urfa'dan Akçakale'ye, Akçakale'den bir yük treniyle köyün yakınına kadar gittim. Eylül ayının çok sıcak günüydü, sırtımda bavul, dümdüz Harran Ovası'nda yürüye yürüye köyü buldum. Köyümde başka öğretmen yoktu. Tek başıma 70 öğrenciyle birleştirilmiş sınıfı okuttum." dedi.

Şu an görev yaptığı Altay İlkokulunda Suriyeli öğrencilere Türkçe öğrettiğini söyleyen Ahmet Mutlu, 46 yıllık meslek hayatının su gibi akıp geçtiğini ifade ederek, şöyle devam etti: 

"Çok yakında emekli olacağım zorunlu olarak. Keşke diyorum, 5-10 yıl daha çalışabilseydim. Allah nasip ederse. Bu sefer artık emekli olarak eğitime hizmet etmeyi düşünüyorum. Yeni gelen arkadaşlarıma yardımcı olacağım. Öğretmenliğin en güzel tarafı, eşimin de benim de okuttuğumuz çocuklarla öğretmenlik yapmamız oldu. Öğrencilerimle aynı okulda öğretmenlik yaptım. Öğretmenlik bir sevgi mesleği. Anlatmakla olmaz. Öğretmenlik çok farklı bir olay."

- "Okullar eskiden ekonomik açıdan çok yoksundu"

Mesleğinde 45'inci yılını bitiren Gazneliler Ortaokulu öğretmeni Orhan Büyüktanır da ömrünün mücadeleyle geçtiğini anlattı. Büyüktanır, eskiden okulların eğitim fırsatları açısından yeterli olmadığını, öğrencilerin ve öğretmenlerin pek çok zorluk yaşadıklarını dile getirdi. 

"Okullar eskiden ekonomik açıdan çok yoksundu. Çalıştığım köyde doğru düzgün yol yoktu. At, katır sırtında geliyordu öğrenciler. Şimdi okulların olanakları oldukça yüksek." diye konuşan Büyüktanır, tüm zorlukları sevgiyle aştığına işaret etti. 

Büyüktanır, şu anda ilkokulda okuttuğu bir öğrencisiyle aynı okulda öğretmenlik yaptığını belirterek, "Hem öğrencim hem öğretmen arkadaşım oldu. İnsanın gurur duymaması mümkün değil." dedi.

- Kızını kaybettikten sonra öğrencileriyle avundu

Haydar Aliyev İlkokulunda çalışan ve mesleğinde 45 yılını dolduran Necla Özdemir de 25 yıl köy öğretmenliği yaptığını anlattı. 

Gümüşhane, Eskişehir ve Ankara'da çalışan Özdemir, "Mesleğimin 25 yılını köylerde geçirdim. Öyle şartlarda çalıştım ki koyun sürülerinin içindeki köpeklerle mücadele ederek okula ulaşıyorduk. Köyün içerisi balçık, çamur, evden okula giderken çizme giyiyordum. Okula gittiğimde ayakkabılarımı değiştiriyordum. Öğrenciler eşliğinde okula ulaşıyordum, yoksa köpekler yakalarsa parçalarlardı. Bugün iyi ki yaşamız o yılları diyorum." sözleriyle yaşadıklarını aktardı. 

Öğretmenliğin bir tür bağımlılık yaptığına dikkati çeken Özdemir, "Öğrencinizi bırakamıyorsunuz, bir başkasına emanet edemiyorsunuz." dedi.

Özdemir, 1993'de 14 yaşındaki kızını trafik kazasında kaybettiğini belirterek, "Öğrencilerimle avundum. Okulun kapısından içeri girince, üzüntümü kafamdan biraz olsun siliyordum. Öğrencilerim beni avuttu. Onun için bugünlere kadar geldik." diyerek duygularını ifade etti. 

- "Sevgi ve sabırdır öğretmenlik"

Mesleğe 1976'da Çorum'da başlayan ve şimdi Hamdullah Suphi İlkokulunda okulunda görev yapan Macit Öksüz de dolu dolu geçen mesleğini hep severek yaptığını dile getirdi.

En büyük gurur kaynağının yetiştirdiği öğrenciler olduğunu söyleyen Öksüz, öğrencilerinin ekonomik ve kültürel yönden kendisini kat kat geçtiğini ve bundan çok mutlu olduğunu söyledi.

Öksüz, "Öğretmenlik parayla yapılacak bir şey değil. Sevgi ve sabırdır öğretmenlik. Eğer sevginiz ve sabrınız yoksa öğretmenlik yapamazsınız. Bize haz veren olaylar, öğrencilerimizin bizleri geçmesi ve bizi aramaları." dedi.

- "Yaz tatillerinde öğrencilerimi özlüyorum"

Sarar İlkokulu öğretmenlerinden Nebahat Direk de 43 yıllık öğretmen olduğunu ve her gün aynı heyecan ve azimle görev yaptığını kaydetti. 

"Bu görevi zevkle yaptım şimdiye kadar. Şu anda bile ilk günkü kadar heyecanla okula geliyorum. Yaz tatillerinde öğrencilerimi çok özlüyorum. Öğretmenlik mesleği çocukları sevmek, sabırlı olmakla başlayan bir meslek." diye konuşan Direk, çocukları sevmeyenlerin bu mesleği yapmamaları tavsiyesinde bulundu.

Direk, "43 yıl inanın belki bir yıl kadar çok hızlı geçti. Dünyaya tekrar gelecek olsam, yine bu mesleği seçmek isterdim. Mesleğimi çok seviyorum." şeklinde konuştu.

AA projesinde, 40 yılın aşkın süredir öğretmenlik yapan ve ilk günkü gibi azim ve heyecanla çalışan Azer Doğulu, Mehmet Sevimli, Hasan Uçar, Osman Özmen, Nurşat İnal ve Nurten Pesen'in fotoğrafları da yer alıyor. 

AA

20171123_2_27043518_28093584_preview.jpg

20171123_2_27043518_28093585_preview.jpg

20171123_2_27043518_28093586_preview.jpg

20171123_2_27043518_28093587_preview.jpg

20171123_2_27043518_28093588_preview.jpg

Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
16 Aralık 2017 Cumartesi
Aykut Onur KALAYCI
EGELİ ETKİHABER
ÖZEL HABER