1. YAZARLAR

  2. Saygı ÖZTÜRK

  3. Genel af o kişi için ısıtılıyor!
Saygı ÖZTÜRK

Saygı ÖZTÜRK

SÖZCÜ
Yazarın Tüm Yazıları >

Genel af o kişi için ısıtılıyor!

A+A-

Genel af o kişi için ısıtılıyor!

Gezi parkı olaylarından sonra toplum tüm baskılara rağmen üzerinden korkuyu attı. İşte böyle bir ortamda, hedef siyasi partiler olmaya başladı. Hükümete muhalif olanları susturmak için her yol deneniyor. CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli adeta cezaevine konulmakla tehdit ediliyor. Bunlar yetmiyor, her ağızlarını aştıklarında haklarında tazminat davaları açılıyor.

Liderlerin konuşmalarına tahammül kalmamış. “Konuşma” deniliyor. Peki bu ülkede haksızlık, hukuksuzluk varsa bunları kim gündeme getirecek? Gazeteci yazdığı zaman işinden oluyor, seçim döneminde muhalefet partilerini halkın gözünden düşürmek için Anayasa ve yasalarda suç olan fiiller uygulamaya konuluyor. Yasadışı dinlemeler, görüntülemeler el altından internet sitelerinde yayımlanıyor. Bunlar, iktidar partisi sözcüleri tarafından kullanılıyor.

Mahkemeyle tehdit edilir mi?
Son dönemlerde ülkemizdeki bazı yargı kararları inanılmaz bir biçimde tartışılıyor. Bu yalnız ülke gündeminde değil, uluslararası kuruluşların temsilcileri tarafından da dillendiriliyor. CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ve bazı milletvekilleri haksızlıkları dile getirdiği zaman “aman bu kararları eleştirme, bu mahkemelerin karşısına bir gün sen de çıkarsın” sözleriyle ince bir biçimde tehdit ediliyor. Sanki bir yerlere de mesajlar veriliyor.

Türkiye yerel seçim sürecine girdi. Adaylar yavaş yavaş belirleniyor. Muhalefet partileri, başkan adaylarıyla ilgili hangi belge ve 3örüntülerin ortaya çıkacağı endişesini taşıyor. Emniyet ve yargı marifetiyle adayları gözden düşürme çabalarının olacağına ilişkin inanılmaz iddialar var. Olmasa bile bunlar hep canlı tutuluyor. Tanınan, bilinen bazı belediye başkanlarıyla ilgili “yakında dosyası açıklanacak”, “yakında tutuklanacak”, “Seçimden önce kaseti çıkarılacak” diye el altından söylentiler yayılıyor ve korku pompalanıyor. Böyle bir demokrasi olur mu?

Muhalefet kendisini hiçbir zaman güven içinde görmüyor. Böyle bir ortamda muhalefet nasıl görev yapacak? halfete baskılar olurken, bu duruma halk isyan etmeye başladı. Maçlarda bugüne kadar alınmayan önlemlere başvuruluyor. Bakarsınız bir gün Türkiye’de maçları bile yasaklarlar. Maçlara gidenler bile “terör örgütü mensubu” olmakla suçlanır…

PKK’ya af çıkartmak için
Vicdanları sızlatan mahkumiyetlerle sanki yakın gelecekte uygulamaya konulacak genel affın tohumları saçılıyor. Milletvekillerinin, bilim adamlarının, gazetecilerin, komutanların tutuklu olduğu bir ortamda sanki onlar düşünülerek af çıkarılmak isteniyor.

Oysa niyet başka. Başta terör örgütünün başı Abdullah Öcalan ve cezaevinde bulunan 8 bine yakın terör örgütü mensubu kurtarılmak isteniyor. PKK’nın dağ kadrosunda bulunan askerimizi, polisimizi şehit etmiş teröristleri afla dağdan indirmek isteniyor.

Şunu hemen belirtelim, cezaevinde bulunan Ergenekon ve Balyoz’dan hüküm giyenler kendilerinin kullanılarak bir af çıkarılmasına kesinlikle karşı çıkıyorlar. Söyledikleri “Affı suçlu olanlar ister. Biz suç işlemedik ki af isteyelim. Bizim adımızı kullanıp teröristleri affetmek istiyorlar. Bizler de adeta rehine gibi tutuyorlar” diyorlar.

Türkiye zor günler geçiriyor. Toplumu geriyorlar, bu gerilim seçim dönemi yaklaştıkça daha da artacak gibi gözüküyor.
---
Çocuğa armağan edilen mektup

Boğaç Kaan Murathan, Ergenekon Davasında hüküm giydi. Eşi Merve Murathan acısını, isyanını mektubunda şöyle anlatıyor:
“Ben eşim tutuklandığında 4 aylık hamile bir eştim ve nasıl bir işin içine düştüğümüzü ve çaresizliğimizi şimdi size anlatabilmem kelimelere sığmaz. Şu an da oğlum 4.5 yaşında.

‘Ben attım. ben yaptım’ diyen sanığa beraat verilirken, davanın başından beri her türlü delille suçsuzluğumuzu ispat eden biz ki, iftarayı atan Bedirhan Şinal'ın bile sonunda dayanamayıp gerçekleri anlatmasına rağmen,17 sene ceza aldık. İnanıyoruz ki Bedirhan Şinal'de iftiralarını atmaya devam etseydi, Osman Yıldırım gibi tahliye olur o da 18 sene ceza almazdı.

Örgüte yardımdan yargılanırken örgüt üyesi olduk, eşim Kelebek Operasyonu Davası'nda yargılandığı delillerle buradan bir daha ceza aldı.Yetmedi üst sınırdan cezalandırıldık. Belki sesimi duyurabilirim diyerek size bu mektubu yazıyorum.”

Merve Hanım, eşinden gelen mektubu da göndermiş. Boğaç Kaan Murathan mektubunu şöyle sonlandırmış:

“Bu mektubu adaletsizlik karşısında acı çeken ailelere, acı çeken ruhlara, bu memlekete, tüm insanlara armağan ediyorum. Ben cezaevine girdiğimde arkamda 4 aylık hamile bir eş, anne ve babası yaşlı ve hasta olan bireyler vardı. Şu an da oğlum 5 yaşında ve okula başlayacak. Bu acılı mektubumu onlara da armağan ediyorum.”
-------------

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.