Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Kalkavan: Demirören, Beşiktaşa Verdiği Zararı Ödesin
15 Ocak 2013 Salı 13:13

Kalkavan: Demirören, Beşiktaş'a Verdiği Zararı Ödesin

Denizcilik sektörü ve Beşiktaş Futbol Kulübü denilince ilk akla gelen isimlerden İhsan Kalkavan, siyah-beyazlıların eski başkanını 'takımı altına soktuğu külfeti' ödemeye çağırdı.

Denizcilik sektörü ve Beşiktaş Futbol Kulübü denilince ilk akla gelen isimlerden İhsan Kalkavan, siyah-beyazlıların eski başkanını 'takımı altına soktuğu külfeti' ödemeye çağırdı. Fikret Orman’ın iyi niyetle Beşiktaş’ı yönetmek istediğini ancak mali krizi aşmanın çokta kolay olmadığını belirten Kalkavan, bu konudaki sorumluluğu Orman'ın selefi Yıldırım Demirören'in alması gerektiğini söyledi. Kalkavan, "Demirören ailesi Beşiktaş'ı bu kadar bir külfetin altına sokmuşsa bırakın alacaklarına temlik koymayı bu külfeti ödemek mecburiyetinde. Çünkü varlığı olan bir aile. Bu külfeti ne İhsan Kalkavan'a ne Turgay Ciner'e ne de Zafer Yıldırım'a ödetemez. Oğlum Beşiktaş'ı aynı sıkıntıyı sokmuş olsaydı aynı şeyleri söylerdim." dedi.

Zaman Gazetesi Ekonomi Editörü Turhan Bozkurt'un hazırlayıp sunduğu Skytürk360 Tv’de yayınlanan Üç Nokta programına konuk olan Beşiktaş Group Yönetim Kurulu Başkanı İhsan Kalkavan, spordan denizciliğe önemli açıklamalarda bulundu. Beşiktaş’ın kendinde ayrı bir yere sahip olduğunu söyleyen ünlü armatör, "Beşiktaş’a küskünlüğüm olamaz. Şirketlerime Beşiktaş ismi yazmadan önce tekneyle veya yatla oraya buraya giderken dağlara taşlara tırmanıp kayalara ‘Şampiyon Beşiktaş’ yazmaya çalışırdım.." ifadelerini kullandı.

Bir dönem Beşiktaş’da asbaşkanlık yapan Kalkavan, şimdilerde Kasımpaşa'nın yönetim kurulunda görev yapıyor. Kalkavan burada görev almasının sebebini, "Beşiktaş bizim aşkımız, Kasımpaşa’da işimiz. Neden işimiz? Çünkü, Kasımpaşa Ciner Holding’in bünyesine katılmış bir şirket. Benim Turgay Ciner kardeşime Beşiktaş ile ilgili bir vefa borcum vardı. Çünkü, Beşiktaş’a aday olduğum dönemde beni yalnız bırakmadı. Bu yüzden Kasımpaşa yönetimindeyim." diyerek, izah etti. Kasımpaşa’daki görevinden dolayı kendisine çok yüklenildiğini belirten İhsan Kalkavan, “Ben Beşiktaş’dan bir tek liramı geri almadım. O günlerde koyduğum para bugün Türkiye’de ilk yüze giren zenginlerin belki yüzde 60’ında öyle bir sermaye yok. Parayı ben o günlerde Beşiktaş’a bağışladım. Ben böyle bir Beşiktaşlıyım. Ama bir daha Beşiktaş'a başkan adayı olmayacağım.” dedi.

"SAKİN SULARA 2015’TEN ÖNCE ULAŞILMASI MÜMKÜN DEĞİL"

İhsan Kalkavan, en eski denizci ailelerden birisine mensup. Türkiye’de gemicilikten çok tersanelerin desteklenmesi gerektiğini vurgulayan ünlü armatör, bunun sebebini 'tersaneciliğe yapılan ciddi yatırım ve istihdam'a bağladı. Kalkavan, “Gemicilik daha uluslar arası bir iş. Devlet desteği bir ölçüde çözüm olabilir. Tersanelerin ekonomiye katkısı daha kritik bence. Tersanecileri destekleyerek, oluşan bu yerli sanayiyi yaşatma açısından devlet bu konuda tercihini tersanelerden yana kullanabilir.” dedi. Bu çerçevede MİLGEM diye bilinen ve Deniz Kuvvetleri’nin ihtiyaç duyduğu fırkateyn, denizaltıların Türkiye’de inşa edilmesini öngören projeyi tarihi bir fırsat olarak nitelendiren Kalkavan’a göre burada işlerin liyakata dayalı şeffaf ihale süreçleri ile neticelendirilmesi çok önemli. Kalkavan, "Askeri deniz taşıtlarının Türkiye’de yapılması yeni bir büyüme alanı getirecek. Burada adil ve hakkaniyet ölçüleri ile ihaleler yapılabilirse tersanelere yeni bir kapı aralanmış olacaktır." diye konuştu.

Krizinden önceki dönemde tersanelerde çok hızlı büyüme olduğunu kaydeden Kalkavan, büyüme esnasında bazı ihmallerin yapıldığını belirterek, "Kalifiye işçi az olduğu için sipariş yetişecek diye işçiler uzun süreli çalışmak zorunda kalıyordu. Bu da güvenlik ihmallerine yol açtı. Yine işçinin, küçük bir ayrıntı olarak görünen trapezi yahut bareti takmaması ölümleri tetikliyor. Bu, araç kullanırken emniyet kemerinin takılmaması gibi bir şey. Şimdi tabii tersaneler bomboş. Kaç bin kişi işini kaybetti." şeklinde konuştu.

Denizciliğin riskli bir sektör olduğunu ifade eden Kalkavan, tahammül edebilmenin bu sektörde çok önemli olduğunu söyledi. “Denizcilik birkaç seneden beri ağır külfet altında. Gemilerinin günlük masrafını cebinden ödeyen çok armatörler var.” diyen Kalkavan, krizin boyutlarını ortaya koyarken, “Bugün Güney Kore’de Hyundai tersanesi sıfır gemiyi krizden önce aynı tonaj ve özellikteki muadili geminin ikinci el fiyatına yakın fiyata satıyor. Fiyatlar çok düştü.” ifadelerini kullandı. Duayen armatör, dünya ekonomisindeki toparlanmaya bağlı olarak 2015 yılında denizciliğin de yeniden doğacağını söyledi. Türkiye’de Koç Holding gibi büyük grupların gemiciliğe ilgi duymadığına dikkat çeken Kalkavan, “Mesela Rahmi Koç; yatlar, tersane, müze ve Deniz Temiz Derneği gibi alanlarda ciddi bir faaliyet gösteriyor. Buna rağmen armatörlüğü tercih etmedi. Telkinde bulunanlar ‘para kazanılmayacak bir iş’ dedi. Onlar da başka holdingler de yapmadı bu işi.” diye konuştu. CİHAN

Kaynak:
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
23 Eylül 2017 Cumartesi
EGELİ ETKİHABER
ÖZEL HABER