Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Kılıçdaroğlundan Açıklamalar
03 Haziran 2012 Pazar 12:00

Kılıçdaroğlu'ndan Açıklamalar

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, İstanbul'da ana muhalefet partisinin belediye başkanlarına, 'polis belediyenizi basarsa neler yapacaksınız' diye eğitim verdiklerini hatırlattı.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, İstanbul'da anamuhalefet partisinin belediye başkanlarına, 'polis belediyenizi basarsa neler yapacaksınız' diye eğitim verdiklerini hatırlatarak, "Bu utanılacak bir şey değil mi?'' dedi.

Kılıçdaroğlu, Celal Atik Spor Salonu'nda yapılan CHP İzmir İl Başkanlığı 34. Olağan İl Kongresi'ne katıldı. "Başbakan Kemal" sloganlarıyla kürsüye çıkan Kılıçdaroğlu, belediyeye düzenlenen operasyonları eleştirdi. CHP’li belediyelerin çeşitli baskılara maruz kaldığını öne süren Kılıçdaroğlu, ‘Baskın düzenlenirse ne yapacaksınız’ konulu eğitim vermek zorunda kaldıklarını belirtti. İzmir Büyükşehir Belediyesi'nin tüm uygulamalarının altına imza attığını ifade eden Kılıçdaroğlu, ''İzmir'den Recep Tayyip Erdoğan'a çağrıda bulunuyorum, güvendiğin hangi belediye başkanı varsa göster, ben de Sayın Kocaoğlu'nu göndereceğim, istediğin televizyon kanalında yarışsınlar.'' diye konuştu.

Kılıçdaroğlu, CHP'li belediyelerin baskı altında olduğunu ileri sürerek, şöyle devam etti: ''Her türlü baskıya rağmen bizim belediyelerimiz görevlerini yapıyorlar. İstanbul'da belediye başkanları ile bir toplantı yaptım. O toplantının basına kapalı bölümünde şu bilgiler vardı; 'polis belediyenizi basarsa neler yapacaksınız.' Demokrasinin olduğu ülkede, anamuhalefet partisinin belediye başkanlarına, 'polis belediyenizi basarsa neler yapacaksınız' diye eğitim veriyoruz, bu utanılacak bir şey değil mi? Ama AKP iktidarı zorunlu olarak böyle bir dersi gündeme almamıza neden oldu. Sakin olacaksınız, avukat çağıracaksınız, imza attığınız tutanağı okuyacaksınız gibi temel bilgiler verdik. Çünkü AKP ve onun yönetim anlayışına güvenmiyoruz, güvenmediğimiz için belediye başkanlarımızı güvence altına almak istiyoruz.''

İzmir’in önündeki en büyük engelin AK Parti iktidarı olduğunu savunan CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu Türkiye genelinde CHP’li belediyelerin ceplerine değil halka çalıştığını belirterek, şöyle konuştu:

"İzmir’in önündeki en büyük engel AKP iktidarıdır. Elini İzmir’den çeksin engel olmasın. Hizmet ikiye üçe katlanacak. Buna ben söylüyorum. Elinizi İzmir’den çekin. İzmirli belediyelerimizi rahat bırakın. Ankara’da müfettiş kalmadı. Hepsi İzmir belediyelerini denetlesin diye görevlendirildi. Denetleyeceklermiş denetlemezseniz namertsiniz korkmuyoruz sizden çekinmeyeceğiz biz. Kentsel dönüşüm yapalım deniyor. Büyükşehir Belediyesi, altı karar göndermiş Bakanlar Kurulu’ndan çıkması lazım, aylardır çıkmıyor. Niye çıkmıyor hizmet üretilecek. Kendisine soracağız neden çıkarmıyorsunuz? Ankara’yı hemen çıkarıyorsunuz. Ne kadar engellerseniz engelleyin hiçbir CHP’li belediyeyi halka hizmetten alıkoyamayacaksınız. İster polis kaymakam valinizle gelin mücadele edeceğiz. Mücadeleyi AKP devletine karşı veriyoruz. Ankara Büyükşehir Belediyesi, stratejik plana hayvanat bahçesi koymuş ama bir metrekare bile yapılmadı. Başbakan İzmir’e geldiğinde git 2,5 milyon insan nasıl gezdiyse sen de gez bak bakalım İzmir’de neler oluyor? Beceriksiz ve bereketsiz bir iktidarla karşı karşıyayız. İki büyük metropol onların elinde, o kadar beceriksizler ki metroyu yapamadılar. Başbakan baktı ‘rezil olacağız’ dedi, daha fazla olmadan bu işi Ulaştırma Bakanlığı’na devredelim. İzmir devletten bir kuruş almadan aslanlar gibi çalışıyor. Onun için söylüyorum, biz ülkeyi en sağlıklı yönetecek partiyiz. Bizim kadrolarımız çalışkanlığı, bilgi birikimi ile AKP kadrolarının üzerindedir. CHP’de belediye başkanları cebine ve kendilerine çalışmaz. Ülkesinin çıkarları için mücadele eder, insanı için mücadele eder, çalışır, üretir çaba harcar. Kendileri için değil kentleri için çalışırlar. Onlar ceplerine biz halka çalışıyoruz.”

1 TRİLYON 397 MİLYAR DOLARLA NE YAPTIN?

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, iktidarın 9 yıl boyunca toplam 1 trilyon 397 milyar dolar harcadığını açıklayarak, 2002 Türkiye’si ile 2011’in Türkiyesi’nin kıyaslamasını yaptı. Kılıçdaroğlu, icra dosyalarının 10 milyon 26 binden 2011’de 20 milyon 506 bine çıktığını, 2002 yılında hapisteki kişi sayısının 59 bin 429 kişiden 2011 yılında 127 bin 15 kişiye yükseldiğini belirterek şöyle konuştu: "Bunlar hiçbir şey yapmadı mı? Bunlar bir sürü şeyler yaptı deniyor. Son dokuz yılda AKP’nin kullandığı kaynak ülke genelinde 1 trilyon 397 milyar dolar. 70 milyon yurttaşıma sesleniyorum. Bu para harcanıyor, senin hangi derdin çözüldü? Senin işsizlik sorunun çözüldü mü? Terör bitti mi? Çiftçi, esnaf hayatından memnun mu? O zaman nereye gitti bu paralar? AKP iktidarı yurttaşlarına bunun hesabını vermek zorundadır. Çık 1 trilyon 397 milyar dolarla ne yaptığını açıkla. 10 yıldır bu ülkeyi yönetenler, 1 trilyon 397 milyar dolan para harcayanlar işsizlik sorununu neden çözemediler?"

DÜŞÜNCE ÖZGÜRLÜĞÜNEGAZETECİ VE FB’Lİ ALEX ÖRNEĞİ

Türkiye’de entelektüel birikimleri olan aydınların iktidardan korktuğunu iddia eden Kılıçdaroğlu, bu durumun düşünce özgürlüğünü kısıtladığını söyledi. CHP lideri Kılıçdaroğlu sözlerine şöyle devam etti: "Aydın denen insan, sorumluluk hisseden kişidir. İktidardan korkan kişiye entelektüel de olsa biz ona aydın değil; 'korkak, dönek ve nabza göre şerbet verenler' diyoruz. Her yürekli aydın haksızlığa itiraz etmek zorundadır. Aydınların sorumluluğu çok önemlidir. Bir ülkenin geleceğiyle ilgili kararları aydınlar verir. Entelektüel birikimi olan aydınlar siyasi iktidarı eleştirir. Yeni Şafak’ta bir yazar, gazeteci iktidarı eleştirdi diye görevine son verdiler. Bizim gibi düşünmeyen aydınlara da saygılıyız. Ama korkak aydınlarla yolumuzu ayırırız. Fenerbahçe’nin meşhur bir futbolcusu var. ‘Alex ne düşünüyorsun Aziz Yıldırım içeri atıldı’ diyorlar. ‘Düşüncelerimi açıklasam ben de süratle başkanın yanına giderim’ diyor. Şu ülkenin geldiği hale bakın. Yabancı bir futbolcu ‘düşüncelerimi açıklarsam içeri atarlar’ diyor. TOBB Genel Kurulu’nda işadamlarına gerçek bir özgürlüğün olduğunu mu düşünüyorsunuz. 'Recep Tayyip Erdoğan aleyhine konuşursam başıma bir şey gelir mi gelmez mi' diye endişe duyuyorsanız demokrasi yoktur. İstediğim gibi eleştiririm diyorsanız demokrasi vardır. Benim telefonlarım dinlenmiyor. Ben bundan eminim diyorsanız. O ülkede demokrasi vardır dedim. Salondakiler bana sadece alkışlarla cevap verdiler. Onlara demokrasinin kalitesizliğini kabul ettiklerini için teşekkür ediyorum.”

Demokrasi varlığında milli iradenin dengesine dikkat çeken Kılıçdaroğlu, Başbakan Erdoğan’nın demokrasiden nasiplenmediğini öne sürerek, Türkiye’de AK Parti iktidarı ile diktatörlük bir sistemin varolduğunu iddia etti. Kılıçdaroğlu, şöyle konuştu: "Bizim ülkemizin de bir diktatörü var, adı Recep Tayyip Erdoğan’dır. Bunu da herkes bilsin. Bir ülkede demokrasinin olması için milli iradeyi kullanan güçlerin dengeli bir yapıda olması gerekiyor. Yasama, yürütme, yargı ve medya. Medyanın bu ülkede özgür olduğunu düşünen biri el kaldırabilir mi? Kimse el kaldırmıyor?"

Tutuklu gazeteci sayısındaki artışı hatırlatarak, Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Başkanı Cemil Çiçek’in Meclis Başkanlığı görevinin tartışılabilir boyuta ulaştığını ifade eden Kılıçdaroğlu, Çiçek’in demokrasi ayıbı yaptığını belirtti. Kılıçdaroğlu, "Brüksel’e gittiğimde hapisteki gazeteci sayı 30’du. 30 gazeteci hapisteydi, iki yargı reformu geldi, hapisteki gazeteci sayısı 105’e çıktı. Gözümüz aydın, bir çıtayı atlamış bulunuyoruz. Yasama organı, elim kolum bağlı bir şey yapamam diyor. Bir Meclis başkanı ‘benim elim kolum bağlı bir şey yapamıyorum' dediği andan itibaren onun Meclis başkanlığı her ortamda tartışılır." diye konuştu.

‘MUHALEFET YAPMIYOR DİYENLE HESAPLAŞMAYA HAZIRIM’

Türkiye’de yürütme organının kontrol mekanizması rolünü üstlendiğini, bu nedenle de güçler dengesinin bozulduğunu aktaran CHP lideri Kılıçdaroğlu, mücadele konusunda birlik ve bütünlüğün sağlanması konusunda partililerine çağrıda bulundu. Demokrasinin askıya alındığını savunan Kılıçdaroğlu konuşmasını şu sözlerle sürdürdü: "Yürütme organı yasamayı, yargıyı ve medyayı kontrol ediyorsa esasta bir demokrasi yoktur. Güçler dengesini bozduğunuz andan itibaren demokrasi askıya alınmış demektir. Mücadele edeceğiz, Türkiye aydınlığa çıkıncaya kadar. Şu anda Türkiye’de AK Parti iktidarına karşı en ciddi muhalefeti yapan parti CHP’dir. İki temel yanlıştan arınmamız gerekiyor. 'CHP muhalefet yapmıyor’ diyorlar. Herkesle bu konuda hesaplaşmaya hazırım. CHP hem yurt genelinde, hem TBMM’de muhalefet yapan tek partidir. Üstelik biz muhalefeti AK Parti’ye değil AK Parti devletine karşı yapıyoruz."

‘YARGI MİLİTANLAŞTIRILDI’

Yargının bağımsız olmadığını ve yandaş medya ile Türkiye’nin bilinen tablosunun yansıtılmadığını savunan Kılıçdaroğlu, mücadelelerini demokratik yollardan sürdüreceklerini söyledi. Kılıçdaroğlu, "Yargı tümüyle AKP’nin kontrolü altındadır. Mücadeleyi demokratik yollardan yapacağız. Bizim temel hedefimiz bu olmalıdır." ifadesini kullandı.

‘SENDİKALAR İKTİDARIN BORAZANI’

Türk Hava Yolları (THY) çalışanlarının geçtiğimiz günlerde gerçekleştirdikleri iş yavaşlatma eylemi ve Meclis'ten geçen grev yasağı maddesine de değinen Kılıçdaroğlu, sendikalara sert eleştiriler yöneltti. Kılıçdaroğlu, "THY greve gitti. Sendikanın haberi yok. Siz hiç Türk İş ve Hak – İş’in sesini duydunuz mu? Sözde işçilerin haklarını savunan kuruluşlar. Eğer bir ülkede işçi sendikası işçinin hakkını değil de siyasi iktidarın borazanlığını yapıyorsa onlara işçi sendikası denmez, onlara sarı sendika denilir, onlar iktidarın sendikasıdır." sözlerini kaydetti.

‘NAZIM'IN MEZARI ANADOLU’YA TAŞINACAK’

Nazım Hikmet’in bugün aynı zamanda ölüm yıl dönümü olduğunu anımsatan Kılıçdaroğlu, partisinin iktidarı döneminde şairin mezarının vasiyeti üzerine Anadolu’ya getirileceğini söyledi. Kılıçdaroğlu, şunları ekledi: "Nazım Hikmet’in ölüm yıl dönümü. Bir sözüm var, bir ahtım var; CHP iktidarında Nazım’ı, mezarını getirip Anadolu’da bir çınarın altına yatmasını sağlayacağız. Nazım Hikmet büyük acılar yaşamış bir ozanımızdır, hak etmediği cezalarla karşı karşı karşıya kaldı. Ulusal kurtuluş savaşını, hasretin ne olduğunu onun şiirleri kadar güzel anlatan yoktur. Ülke sevdası, ülke hasreti hep çekilmiş ve mısraya dökülmüştür. Bu ülke Nazım’ına sahip çıkamayacak mı? O rüzgara karşı yürüyen bir insan, aykırı bir insandır. Sanatın doğası zaten onu gerektiriyor. Ona saygı duymalı. Şiirlerini okumanın yasak olduğu dönemlerden geçip bu salonlarda onun şiirlerini okuyoruz. Onu Moskova’daki mezarından getirip Anadolu’da bir çınarın altına defnedeceğiz."

TERÖR SORUNUNDA ÇARŞAMBA RANDEVUSU

Partisinin terör konusunda çözüm önerisi sunmadığına yönelik iddialara açıklık getiren CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu sözlerini şöyle sürdürdü: "Yeni mi düşündünüz diyor? Her zaman yeni düşünmek yeni CHP’nin görevidir. Çarşamba günü terör konusundaki çözüm önerilerimizi görüşeceğiz. Yeni CHP sorunlara çözüm üreten bir partidir. Eskiden ‘CHP sadece düşünür hiç çözüm üretemez’ derlerdi. CHP, hangi sorun varsa çözümün bir parçasıdır. Uygulatacağız bu projeleri, süt ve intibak yasası gibi. Süt dağıtımı ile dalga geçtin. Beceriksiz adamsın, beceriksiz. Hükümetsin, süt dağıtmayı bile beceremedin. Kabahat bende değil ki. Gelirsin İzmir Büyükşehir Belediye Başkanlığı’na, adamlarını gönderirsin kurs görürler; hangi fiyattan alınır, nasıl dağıtılır görürsün. İklim değişikliğinden askerliğe, yoksulluğa, kadın ve gençlerin sorunlarına kadar hayatın her alanıyla ilgili sorunlara çözüm üreten parti CHP’dir."

Öte yandan CHP İzmir 34. İl Kongresi'nin yapıldığı Celal Atik Spor Salonu, Atatürk ve Kemal Kılıçdaroğlu’nun fotoğrafları ile süslendi. Salonun ortasında 600 delegenin yanı sıra genel başkan yardımcıları, milletvekilleri, belediye başkanları oturdu. Kongrede CHP marşlarının yanı sıra Ferhat Tunç, Edip Akbayram ve Onur Akın şarkıları çalındı. Salona giren beş aday Levent Eyipişiren, Ali Engin, Tacettin Bayır, Mustafa Çevikel ve Hasan Nebi, delegeleri tarafından coşkuyla karşılandı. CİHAN

Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
22 Ağustos 2017 Salı
EGELİ ETKİHABER
ÖZEL HABER