12 Haziran 2026
Altın 6262.34
BIST 14047.33
Dolar 46.2631
Euro 53.5688
Sterlin 61.7944
Ankara 29°C

Diğer Yazılar

KORKU TOPLUMU YALANI

KORKU TOPLUMU YALANI

Bir ülkede;

—İktidar milletvekili “Herkesi fişlemişler, şimdi biz onları fişliyoruz. 40 sene onlar bu halka yaptı, inşallah sıra bizde” diyorsa,

—Hoşa gitmeyen yazıları kaleme alanlar tutuklanıyor veya işlerini kaybediyorsa,

—Anlı şanlı şirketler; muhalif yapısıyla bilinen televizyon, gazete ve internet sitelerine reklam vermeye çekiniyorlarsa,

—Muhalif kimlikleriyle bilenen işletmelere, vergi görevlileri tarafından kamp kurulmuş ise,

—İktidardan yana taraf olmak, bertaraf olmamanın yolu olarak gösteriliyorsa,

—Tarihi eserlerin suya gömülmesi büyük projeler olarak yansıtılıyorsa,

—Kullanılmayan doğal gaza para ödenirken, memleketin dereleri baraj kurulsun diye peşkeş çekiliyorsa,

—Tutuklanan muhalif medya mensuplarından duruşmalarda kafa tutmayı sürdürenler içerde yatmaya devam ederken, munis davranıp salıverilenlerin gıkı çıkmıyorsa,

—Aykırı hemen her düşünce terörizm, darbecilik ve çetecilikle eşdeğer tutuluyorsa,

—Büyük gazeteler fırça yememek için geyik muhabbetlerini andıran manşetler atıyorsa,

—Televizyonlar; canlı yayında iktidar aleyhine laf söyleyenin sözünü keserek konuyu değiştirmek için yırtınan habercilerle doluysa,

—Başbakanın, Kanarya Sevenler Derneğinde yaptığı konuşmalarını bile tam tekmil ve de naklen yayınlanmak ilahi bir emir gibi telakki ediliyorsa,

-Gazze’de ölen çocuğa ağıt yakana; Irak’ta 1,5 milyon Müslüman’ı öldüren güce karşı neden tek bir söz edemediği sorulamıyorsa,

-“Vesayetten kurtulmak için bazı hukuksuzluklara hoşgörüyle bakmak lazımdır” diyenler demokrat sayılıyorsa,

—Her hukuk dışı işlem; “doğrudur, ama onlar da yapmıştı” diyerek meşru kabul ediliyorsa,

—Yasa gereği gizli olması gereken kanıtlar, gazete köşelerinde haber konusu olabiliyorsa,

—Özel yaşama ilişkin en mahrem görüntüler internette boy gösteriyorsa,  

—Bakkal, emekli işçi ve yetmişindeki Ayşe teyze dahi telefonlarının dinlendiğinden emin ise,

—Yetkililer; paçalardan akan yolsuzluk iddialarıyla ilgili sağır ve hatta duvar oluyorsa,

—İktidara yakın olanlar sürekli zenginleşiyorlarsa,

—Özel yetkili savcılıkların gözaltına aldığı kişilerin, içeri tıkılma oranı % 99 ise,

—Yargıyı ele geçirme, davaların sonucunu etkileme konusunda her şeyi yaptıktan sonra, tepki çeken tutuklamalara, bizim bir etkimiz yok ki, yargı yapıyor deniyorsa,

—Sanıklarla ilgili hüküm, medya köşelerinde veriliyorsa,

—Hukukun üstünlüğü söylemiyle yola çıkılıp, yargı, yürütmenin organı haline getirilmiş ise,

—Yargı işlemleri; iktidara yarayacak şekilde siyasal konjonktürü izleyen bir hal almışsa,

—Kimi soruşturmalarda sahte kanıtlar üretildiği konusunda genel bir inanç oluşmaya başlamış ve somut veriler ortaya çıkmış ise,

—700 milyar liralık borç, rekor düzeyde bütçe açığı ve cari açık söz konusu iken, ekonomi yazarları “tablo fevkalade iyi” demek zorundalar ise,

—Temel gıda ve akaryakıt % 50 oranında artarken, tek rakamlı enflasyon verileri açıklanıyorsa,

—Kahvehane ve sokaklar boşta gezen insanlarla doluyken kışın bile işsizliğin düştüğüne ilişkin resmi istatistik rakamları ortaya çıkıyorsa,

—Kimi gençlere biber gazı ve cop ikram edilirken, Jaguarlı olanları köşkte ağırlanıyorsa,

—Yasama, yargı, bürokrasi ve özerk kurumlar tek bir kişinin emrine tahsis edilmiş ise,

—Başta Türk-İş olmak üzere sendikalar ile meslek örgütü yöneticileri suspus olmuş ise,

—Memurlar iktidara yandan bağlı sendikaya üye olmak zorunda kalıyorlarsa,

—Kamuda işe alınmak ve meslekte yükselmedeki kıstas, belli bir düşünceye sahip olmak ise,

—Üniversiteler bilimsel ürünleriyle değil de; YÖK Başkanının kurum bahçesine yaptırdığı hayvanat bahçesi ve erken öten horozuyla anılır hale gelmiş ise,

—İnsanlar yerin kulağı vardır deyişini her daim anımsayıp, masumane konuşmalarında dahi cep telefonu bataryasını çıkarmak durumunda kalıyorlarsa,

—Vekillik; parmak kaldırıp, bir sonraki dönemi garanti altına almak için yapılıyorsa,

—Vekiller yanlış haritayı alkışlayacak kadar, biat modunda ise,

—Benim bakanım, benim vekilim, benim valim biçimindeki sözler nezaketten çok, benim emir erlerim olarak algılanıyorsa,

—İktidar partisi propagandası için devlet kesesinden gerçekleştirilen TOKİ açılışlarına kamu görevlileri ile öğrencilerin katılımı yazılı emirle zorunlu hale getirilmiş ise,

—Demokratik hak ve özgürlükler sadece kağıt üzerinde hüküm ifade ediyorsa,

—İstikrar bozulur diye seçim barajı indirilmeyerek, milyonlarca kişinin iradesi meclise yansıtılmıyorsa,

—10 milyon dolayındaki seçmenin yiyecek ve yakacak yardımıyla sağlanan oyu milli iradenin tecellisi olarak gösteriliyorsa,

—Gözyaşı dökmek, bağırmak, küçümsemek ve ağza geleni söylemek halk adamlığı sayılıyorsa,

—Anne ve babaların oyu için küçüklere oyuncak araba dağıtmak gelenek haline gelmiş ise,

—Tekel bayileri baskılarla kapatılıp, içki içenlerin tümü çevresini taciz eden ayyaş gibi lanse ediliyorsa, 

—İktidara yakın durmayan hemen herkes, mezbahadaki koyun gibi sıranın kendisine ne zaman geleceğini düşünüyorsa,

—Bireyler; “bir sabah uyandığımda hiç bilmediğim bir örgütün üyesi yapılır, bir imzasız word belgesinin kurbanı olur muyum, Allah’ım beni iftiradan koru” diye yakarır duruma gelmiş ise,

İşte! O ülkede ileri demokrasi var demektir.

Bu ülkede yaşayıp da yukarıdaki kriterleri algılamayanlar ileri demokrasi düşmanıdırlar. Dolayısıyla bu düşmanlar ya aman dileyecek ya da normalleşme, özgürlük ve demokrasi adına haklarında gereği yapılacaktır.

O andan itibaren normalleşme sağlanacak, vatandaşlar tek bir düşünceyi özgürce savunabilecek, ortada hesap sorulması gereken kalmayacağından barış ve huzur ortamı doğacaktır.

Birileri çıkmış bu ileri demokrasiyi övme yerine, faşizmden söz edip, korku toplumu yalanını ortaya atıyor, hadi canım sende..

YORUMLAR
YORUM YAZ
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.