Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Kuzu: Harp Okullarındaki Eğitimle Siyasetçi Kötülenirse Darbelerin Sonu Gelmez
31 Mayıs 2012 / 22:32

Kuzu: Harp Okullarındaki Eğitimle Siyasetçi Kötülenirse Darbelerin Sonu Gelmez

Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Anayasa Komisyonu Başkanı Prof. Dr. Burhan Kuzu, darbe soruşturmalarından yargılanan komutanların Türk Silahlı Kuv...

Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Anayasa Komisyonu Başkanı Prof. Dr. Burhan Kuzu, darbe soruşturmalarından yargılanan komutanların Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) iç hizmet kanunun 35. maddesinin arkasına sığındıklarını, Harp Akademileri’nde verilen eğitimle de öğrencilerin siyasetçileri vatan haini görüp darbe teşebbüsüne meyilli hale getirildiklerini söyledi. Kuzu’yu konuşma yapacağı Büyükşehir Belediyesi Tiyatro Salonu önünde 10 kişilik bir grup protesto etti, polis protestocuları gözaltına aldı.

Kuzu, AK Parti Gençlik Kolları'nca organize edilen "Yeni Anayasa yapım Süreci" konulu konferansta konuştu. Kuzu, anayasa çalışmalarına yumurtalı eylemlerle başladıklarını hatırlatarak, "O kadar kitap yazdım tanınmadım ancak öğrenciler yumurta atınca tanınmaya başladım, bilseydim daha önce bu yöntemi denerdim." dedi. Kuzu, üniversite öğrencilerinin kendisini protesto etmesinin doğal hakları olduğunu ancak daha zeki eylem beklediğini isterlerse kendilerine bu konuda yardımcı olabileceğini söyledi.

Kuzu, Türkiye’deki anayasaların genellikle milli iradeden yoksun olduğunu belirterek, 1876, 1921, 1924, 1961, 1982 anayasalarından en millisinin 21, 24 anayasası olduğunu bildirdi. 1961 ve 1982 anayasalarından önce yapılan darbelerle iki bakan bir başbakanın asılarak cinayet işlendiğini ve memleketin siyasetine ciddi bir balyoz indirildiğini bildirdi. Kuzu, “Yapılan anayasa memleketin başına bela olmuş ondan sonra. O yetmemiş 71 muhtırası, o yetmemiş 80 darbesi, o yetmemiş 28 şubat 1997'deki postmodern dedikleri darbe, o yetmemiş 27 Nisan'daki bize karşı yapılan hareket” dedi. İlk defa siyasi tarihte dik duran bir başbakan olduğunu aktaran Kuzu, onun da “Yeter söz de karar da milletindir” dediğini aktardı.

27 Nisan’ı e-muhtıra olarak niteleyen Kuzu, “O metnin yazıldığı gün bazıları sadece bir açıklama yapalım geçiştirelim şeklinde bir takım sözler konuşuldu. Sayın başbakan dedi ki hayır kardeşim resmen dik durulacak. Bunlara karşı gereken cevap anında verilecek. Bitmiştir bu iş artık. Bunun sonucu gelmiştir. Ya o, ya biz. İş bu noktaya gelmiştir. Ve sonunda demokrasi galip olmuştur. Ve o insanlar da herkes kendi işine bakmıştır” dedi.

Askeri yapmacık sevenlerden olmadıklarına dikkat çeken Kuzu, “Ama asker yerinde durursa, kendi işine bakarsa, siyasetçi kendi işini asker de kendi işini bilecek. Yok iki de bir de burun sokmak bu işlerin içerisine” diye konuştu.

ORDU 35. MADDEYİ KENDİ KAFASINA GÖRE KULLANAMAZ

Atatürk’ün anayasada “Egemenlik milletindir “ dediğini kaydeden Kuzu, şöyle devam etti: “Bütün orduya bir genelgesi var Atatürk'ün. Ey ordu, bundan böyle tek yetkili organ meclistir. Uyunsana Atatürk'ün bu sözüne. Madem Atatürkçü geçiniyorsunuz. Yıllarca Atatürk'ü arkalarına alarak onu koruma kollama adı altında gelmişler. 35. madde diye uyduruk bir maddeyle. Şimdi savunmalarında da kullanıyorlar biliyorsunuz bunu. Allah aşkına ben size soruyorum. Bir hukuk metni darbeler yapılsın diye bir yetki verir mi bir adama. Diyelim verdi. O zaman niye suç bu darbe, idamla yargılanıyorsun. Demek ki bu suç, yetkin yok senin. Peki yetkin varsa ne yapman lazım. 35. madde ne diyor. Kamu düzeninde ciddi bir şey olursa cumhuriyeti koruma kollama görevini asker kullanır. Ama askere bu yetki verilirken sivilin emrinde kullanır demektir bu. Yoksa kendi kafasına kullanır derse bizim işimiz var. İtfaiye gelir hortumu tutar hükümeti devirir. Böyle bir şey olabilir mi her kurumun kendine göre, bir hiyerarşisi var tabi. Ha sen bunu yetki olarak görüyorsan hepsine söylüyorum, şu an yargılanıyorlar. Arasın başbakanı, başbakan ben geliyorum 35. maddedeki şartlar gerçekleşti, makamı boşalt. Öyle ya madem niye gece 3'te geliyorsun, milleti uyuttuktan sonra. Demek ki yaptığın hareket doğru değil. Yakalanırsan vatan hainliğinden yargılanıyorsun. Yakalanmazsan kahramansın. Ya herro ya merro böyle bir şey olabilir mi. Şimdi bunu kaldıracağız. Diyelim bu madde yok. Gelecek adam gene gelir zaten.“

HARP AKADEMİLERİNDE VERİLEN EĞİTİM

Kuzu, Harp Akademilerinde verilen eğitime de dikkat çekerek şöyle dedi: “Türk Silahlı Kuvvetleri'nin (bildiğim birşey yok) Harp okullarındaki eğitimi eğer bu siyasetçilerden bu memlekete fayda gelmez. Bu siyasetçilerden her zaman kötülük gelir, bunlar tukakadır, vatan hainidir. (Böyle denmiyordur amma) bu anlama gelen bir eğitim bicimi veriliyorsa, yıllardan beri ki şu yapılanlar maalesef (sanki buna benzer) bir eğitim verildiğini doğruluyor. Bendeki inanç en azından bu. Bu eğitimden bir an önce dönmek lazım. Aksi halde siz darbenin sonunu getiremezsiniz. Birini kapatırsın birisi başlar. 12 yaşındaki çocuk, ilkokulu yeni bitirmiş gelmiş. Sen bu çocuğa vereceğin eğitimde; En büyük sensin başka büyük yok dersen ne yapar bu çocuk günü geldiği zaman. O çocuğa eğitimi asker olarak vereceksin. Demokrasi dersi vereceksin. Sayın cumhurbaşkanı başbakan son günlerde askeri okullarda birkaç kez bu şekilde konferanslar verdiler. Bunları aşmak lazım. Dünyada böyle birşey yok. Bunlar artık zamanı geçmiş bitmiş şeyler. Bundan sonra böyle birşey olmaz ama geçmişten ders çıkarsın asker, nedir o bugüne kadar dikkat edin. Menderes'i devirdiler. Arkasından onun mirasçısıyım diyen Demirel'e yoğun bir hücum oldu, adamı sandıklar patlattı. Devirdiler Demirel'i, Özal'ı o getirdi dediler, millet sandıkları patlattı. 28 Şubat'ı getirdiler. Arkasından AK Parti patladı. Yani siz engellemeye çalıştığınız hareketi körüklüyorsunuz. Demek ki faydası yok. Zararı var, geri tepiyor silah. Bu işe girmeyen Allah aşkına”

CİHAN

Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
27 Haziran 2017 Salı
EGELİ ETKİHABER
ÖZEL HABER