1. YAZARLAR

  2. Aykut Onur KALAYCI

  3. NELER SÖYLEDİK? NELER OLDU? BAKIN PEKCAN NE DİYOR?
Aykut Onur KALAYCI

Aykut Onur KALAYCI

Yazarın Tüm Yazıları >

NELER SÖYLEDİK? NELER OLDU? BAKIN PEKCAN NE DİYOR?

A+A-

BAKIN SAYIN RUHSAR PEKCAN NE DİYOR?

 

NELER SÖYLEDİK? NELER OLDU? GÖRÜNMEYEN AYNANIN ARKASI


TÜRKİYE ESKİ TÜRKİYE DEĞİLDİR!

 

AYNANIN ARKASINA, YANINA SAKLANANLAR...

 

 

Önce vatan meselesinden girelim. Türkiye, Suriye’de 'Barış Pınarı' adı altında askeri operasyon başlattı. Allah askerimizin, bölgede bulunan diğer görevlilerin yardımcısı olsun! Harekâtla ilgili şunları önemle belirtmek isterim. Bunlardan en önemlisi Türkiye'nin kimsenin toprağında gözü yoktur. Türkiye'nin tek ama tek bir amacı neredeyse 50 yıldır bebeğe bile kurşun sıkan PKK ve onun Suriye'deki oluşumu YPG'ye dur demek, ortadan kaldırmaktır.

 

TÜRKİYE ESKİ TÜRKİYE DEĞİLDİR!

 

Bu yolun ya da mücadelenin geri dönüşü var mıdır? Elbette yoktur, mümkün değildir. Çünkü Türkiye eski Türkiye değildir! Türkiye güçlü bir devlettir. Türkiye vatan toprağına yapılan saldırılara, haritası üzerinde yapılacak oyunlara artık sessiz kalacak hasta adam değildir. Vakit birlik zamanıdır. Şerefli Türk Ordusu Suriye'de bedenini ortaya koyarken biz ülke sınırları içerisinde yaşayanlar ülkemize ordumuza destek olmak zorundayız. Ha bazı çürük elmalar çıkmayacak mı aramızdan? Çıkacaktır hep çıkmıştır. Ama her ortaya çıkışlarında da bu büyük halkın ayakları altında ezilip gitmişlerdir.

 

GÜMRÜKLERE GELİNCE….

 

İlk olaylar yakın tarihte sırasıyla, Doğu Anadolu, Orta Akdeniz, Gürbulak, Batı Marmara bölge müdürlüklerine adli takipli operasyon yapıldı. Toplamda yüzlerce memur takibata uğrayarak görevlerinden alındı. Halen idari ve adli takibatları devam etmektedir. Bu süreci biz basında her yönüyle takip edip sizlere haber yapmaktayız. İşin ilginç yanı biz sadece takip edip haber yapmamakta, idareyi basın yolu ile uyarmakta, hatta doğru yolu göstermekteyiz. İdarenin personel politikasını, rotasyon politikasını, hiyerarşik yapısını, gümrük işlemlerindeki tıkanmaları, ast üst ilişkilerindeki uygunsuzlukları, idare yükümlü ilişkilerini, mevzuat açılımlarındaki keyfilikleri ve birçok benzer değerlendirmeleri, yansımaları, anlatımları, yorumları, görünenleri, uygulamaları, mevzuatla ilgili uyarılarımızı dikkate almadı..

AYNANIN ÖNÜ VE ARKASI


Sebebi Ankara'nın aynanın arkasında olmasıydı.. Aynanın önünde hep memurlar çıktı! Suçlu memurlar mı? diye sorarsanız gümrük işlemlerinde her zaman iki taraf olduğu, iki+iki (2+2=4) eşittir dört olduğu gibi açıktır; idare ve mükellef. Alt idare taşra hiyerarşide günlük cari işlemleri yapar. Üst idare Ankara politika, takip, değerlendirme, yorum yenilik üretmek zorundadır.

 

Ankara bu işleri hep aynanın arkasından yapar, kısa başlıklarla PTDYY diyebiliriz. Operasyonların hiçbirisinde mükellef yükümlü kısmı ya da benzer işlerin takibi yoktur. Operasyonlarda ikinci taraf neden yoktur? Benzer işler neden hala her yerde devam etmektedir? Ankara bu cevabı hiçbir zaman vermeyecek midir? P.T.D.Y.Y sistemi aynanın arkasında çalışmıyor mudur? Aynanın sadece önü mü önemlidir? Ön temizlenince yeniden şekillenen ön aynı sonuçları yeniden üretmektedir. Aynanın arkası ne yapmaktadır?

AYNANIN YANINA SAKLANANLAR


Başka bir soru taşra yönetimi bu işlerde takip ve değerlendirme yapmak zorundadır. Asli görevlerindedir. Tekirdağ örneğinde, idare amiri olay anında görevinde bulunan kurtarılıp başka yere tayin edilmiştir. İlginçtir! Aynanın önünden kurtarılmıştır. Böyle durumlar yaşayan teftiş personeli olup idareye geçip tekrar teftişe döndürülmeleri hep aynanın önünden arkaya saklanmalardır. Doğu Anadolu Bölge Müdürlüğü de aynı şekilde aynanın önündekilere operasyon yapılıp, kendisi eski görevine aynanın arkasına saklatılmıştır. Hem de iki kere. Aynı Doğu Anadolu'da o dönemdeki başka bir yetkili Tekirdağ'daki işleri organize eden kişi midir? Başka bir yerde mi çalışıyor? Aynanın yanına saklanmakta mıdır?

Biraz daha açalım; bu şahıs Tekirdağ'daki işleri etkiledi mi, yönlendirdi mi, idare etti mi, yanlış karar vermelerine sebep oldu mu?

AYNANIN ARKASINDA SAKLANAN KİM PEKİ?


Yorumlarda beyan edilen; "yanlış işlem yapan grup dağıtıldı" beyanı ne derece doğru, yanlış işi sadece memurlar mı yapar, mükellefler nerede, nereden geldi, takibat yapıldı mı, yanlış yapılan işler neler ve ne zamandır bu işler yapılıyor? Takibat yerel; asayiş idare, hiyerarşik üst, ya da merkez Ankara mı yapacaktı? Neden kısa sürede değerlendirilmiyor? Neden 3 yıl bekletiliyor? Sadece aynanın önündeki memurlar mı? Suçlu. Bu sorular hep aynanın arkasına saklanıyor. Oraya bu personel nasıl kümeleşiyor? Rotasyon dışına çıkmak için herkes hastalık, yakın eş işe sokulmasını buluyor. Bu durumlar hep Marmara'da Ege'de ortaya çıkıyor. Kırılma noktalarını neden Ankara aynanın arkasından seyrediyor? Neden norm kadro uygulanmıyor? Aynanın önünde hep memur. Sonrası malum.

AYNANIN ARKASINDA SAKLANANLAR BAŞKALARI VAR MI?


İşte kısaca dört idare ve hep memur adli takipte. İllegal davranan yükümlü yok. İllegal davranan idareci takipte değil, bu işlemleri hazırlayan o kişileri oraya tayin edip, illegaliteyi hazırlayıp görmeyen hep aynanın arkasındakiler bizler neyi görüp, neyi duyuyoruz.

 

Önce son tayinlerdeki kümeleşmeden bir kaç idareci örneği verelim. Aynanın arkasından görünmeyen Çanakkale, Batı Marmara'da daha önce hiçbir bölgede mazeret üretmeyip çalışan idareci bir yıl başka yerde görev yapıyor, ‘hastalık Çanakkale de çıktı’ deyip Çanakkale hastalığına yakalanıyor. Başka yerde çalışamıyor. Başka yerde hastane yok mu şehir hastaneleri boşuna mı yapılıyor?

 

Uludağ Bölge Müdürlüğü’ne Kütahya'dan tayin dönemi olmamasına rağmen idareci atlatılıyor. Bu idareci daha öncede Doğu Marmara Bölge Müdürlüğü’nde görev yapmış mıdır? Orada dava kazanıp dönen yönetici eski yerine dönüyor. Süre ve rotasyon şartları tutmayan 7 yıl Gemlik'te Muayene Memuru iken vekâleten baktığı müdürlükte çalışmayı eski günlere dönmeyi özleyerek Uludağ'a bölge müdürlüğüne şube müdürlüğü vekilliği görevi asli görev müdürlük uhtesinde kalınarak veriliyor. Uludağ'da fiilen kendisi Kapıkule’de görünen; bilgisayarları açınca Kapıkule'de görünen TASİŞ idarecisi, sağlık problemini ileri sürerek onlarca sene kaldığı Bursa'da sürdürüyor. Sefa sürmeye devam ediyor. Onun hastalığının adı da herhalde Bursa hastalığı. Edirne'de her türlü hastalığa tedavi üreten bir üniversite olduğu aynanın arkasından unutulmakta, bu rotasyon dışı üç örnek aynanın arkasında görünmekte, yaratılmakta, sürdürülmekte… Aynanın önünde kalanlara operasyon yapılmaktadır.

SAYIN BAKANIN NE DEDİĞİ ANLAŞILMADI MI ACABA?

Gümrük kapılarında yaşananlar, Gümrük ve Ticaret Bakanı Sayın Ruhsar Pekcan'ı da çileden çıkartmış olacak ki, gümrük bölge müdür vekilleriyle Ekim ayı başlarında acil toplantı gerçekleştirmişti. Sayın Pekcan burada açık ve net konuşmuş; ‘EY MÜDÜRLER, VEKİLLER... KAPIDAKİ HIRSIZLIK VE USULSÜZLÜKLERDEN MEMURU DEĞİL SİZİ SORUMLU TUTARIM’

İyi de Sayın Bakanım, pek anlamamışlar galiba sizin sözlerinizi. Üzülerek yazıyorum ama ya da sizin söyledikleriniz bir kulaklarından girmiş, bir kulaklarından çıkmış. İsterseniz bir de ben söyleyeyim mi?

'EY MÜDÜRLER, VEKİLLER SAYIN BAKAN DİYOR Kİ SİZİ SORUMLU TUTARIM'

 

ÇÖZÜM NE DERSENİZ? ONU DA YAZALIM....


Bizler neyi görüp neyi duyuyoruz. Kamunun, özel sektörün haklarının ve doğruların peşindeyiz. Kim kendi kulvarını terk edip, karşı kulvara meyil edip illegaliteyi yönlenirse düzeltmek için bilgi paylaşıyoruz. Bizi okuyup anlaması gereken aynanın arkasına saklananlar. Aynanın önünde memurları yem ediyorlar. Gürbulak'ta, Van'da, Mersin'de, Tekirdağ'da hep canı yananlar memurlar kısaca nerede illegal davranan mükellefler; yok, nerede sistemi çözüp düzenlemeyen üst merkez yöneticiler; yok, dediğimiz anda kamu maliyesi ve gümrükte hep aynanın arkası karanlık kalacak orada herkes saklanmaya çalışacaktır. Çözüm yukarıda yazılan sorulara cevap vermeyenleri, aynanın arkasına saklananları ortaya çıkardığımızda doğrular kazanacak, devlet kazanacak herkes mutlu olacaktır.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
56 Yorum