1. YAZARLAR

  2. Aykut Onur KALAYCI

  3. Sabiha Gökçen’de güldüren operasyon
Aykut Onur KALAYCI

Aykut Onur KALAYCI

Yazarın Tüm Yazıları >

Sabiha Gökçen’de güldüren operasyon

A+A-

-SABİHA GÖKÇEN’DE GÜLDÜREN OPERASYON-

Ya Altını Mali Şube Çıkartsaydı!..

İşadamları-Bürokrat Tapelerine Devam

Hani çıkan haberlerde diyor ya; Sabiha Gökçen’de Büyük Altın Operasyonu, Gümrükçü Altına El Koydu, Müthiş Operasyon falan filan diye işte bana göre başlıklar hiçte öyle olmamalı! Bunun için “SABİHA GÖKÇEN’DE GÜLÜNÇ OPERASYON” olmalı!..

Değerli okurlarım, geçtiğimiz pazar günü AKŞAM Gazetesi’nin İzmir Temsilcisi Gazeteci UFUK TÜRKYILMAZ, Sabiha Gökçende yaşanan son yılların en büyük altın vurgununu tüm Türkiye’ye manşetten duyurmuştu. Sonra birçok ulusal gazete ve televizyon haberi değişik yönleriyle gazetelerine ve ekranlarına taşımıştı.. Evet! Miktar bakımından son yılların en büyük operasyonu bu haklısınız. Ama gelin bir de bu işin perde arkasını yani bu operasyona neden gülünç operasyon dediğimi benden bir dinleyin. Hazır mısınız?

Şimdi size soruyorum:

İhracatçı firma, Türkmenistan’da büyük inşaat işleri yapan bir firma bunu biliyoruz. Firma doğal olarak oraya bir takım malzemeler gönderecek.. İnşaatlarındaki lavabo ihtiyacını gümrük beyannamelerinde gösterir. Benim öğrendiğim kadarıyla çelik kasaları da beyannamesinde belirtir. Ancak şifreli çelik kasaların içindeki altınlarla ilgili olarak herhangi bir bildirimde bulunmaz!!

Olayın ortaya çıkmasından sonra ‘Bunu da bildirecektim!’ der ama iş işten geçmiştir. Kilolarca altına operasyonla el konulmuştur. Şimdi gelelim anlatmak istediğim, altını çizmek istediğim bölüme… Ey dostlar, ey okurlarım, ey vatandaşlar, ey yetkililer kaçak altınlar konusunda İstanbul Gümrük Muhafaza Kaçakçılık ekiplerine ihbar gitmeseydi eğer beyanda bulunulan eşyalarla beraber külçe külçe altın da gitmeyecek miydi? Öyle ya sanki o kasaların içerisinde altın yokmuş gibi o firmanın işlemleri gümrükten onay almamış mıydı? Ya o firmanın yetkilisi altınlar Türkmenistan’a vardıktan sonra İstanbul’u arayarak, ‘Kusura bakmayın kasaların içerisinden altın çıktı. Lütfen onu da beyan edeceğim’ mi diyecekti? Güldürmeyin beni Allah Aşkına..

Peki! Bu işi Mali Polis yapsaydı!..

Öncelikle ihbarı yapan ihbarcı veya ihbarcıları, gerçekten gönülden tebrik etmek istiyorum. Bir de düşünmeden edemiyorum. Diyorum ki kendi kendime, ‘Bu operasyonu İstanbul Emniyet Müdürlüğü KOM Şubesi Mali Büro ekipleri yapsaydı neler yaşanırdı acaba?’ diye.. Neler olurdu biliyor musunuz sevgili okurlarım. Bu işin perde arkasında kim varsa devlete hesabını bir güzel verirdi. Kaçakçılık olayıyla ilgili gümrüğün içerisinden bu işe yardım eden kim varsa birer birer ortaya çıkardı. Sakın ama sakın gümrük kaçakçılık şubesindeki arkadaşlar, bu yorumuma alınganlık göstermesinler!... Biliyorum ki baskı altında kalmayacak olsalar, bu işin perde arkasını da çorap söküğü gibi ortaya çıkartırlar. Ama bu benim iddiamdır ki gümrükte aynı teşkilatın içerisinde olduklarından dolayı bir takım sıkıntılar yaşar ve soruşturmaya nasıl son nokta konulurdu artık Allah bilir.

Ya geçmiş ihracatlar?

Suçlanan firma hakkında yorum yapmak ya da mesnetsiz söylemlerde bulunmak haddime değil! Ancak merakta etmiyor değilim. Acaba bu firma Sabiha Gökçen Havalimanı’ndan veya Türkiye gümrüklerinden ne kadar ihracat gerçekleştirmiş ve bu ihracatlarda çelik kasa göndermiş mi göndermemiş mi? Bunların da yetkililer tarafından mercek altına alınmasında büyük yarar görüyorum. Açıkçası Sabiha Gökçen Havalimanı’nda aynı Mersin Gümrüğü’nde silah çıkan gemide olduğu gibi bir görev zafiyeti olduğu apaçık ortadadır. Buna da itiraz eden eminim ki olmayacaktır.

Şu ana kadar ciddi bir gelişme de yok!..

Gazetelerden öğrendiğim kadarıyla Gümrük ve Ticaret Bakanı Sayın Hayati Yazıcı, kaçakçılık olayıyla ilgili gereğini yapacağını söylüyor. Ancak olayın üzerinden kaç gün geçmesine karşın ki -olayın büyüklüğü ortada- şuana kadar yapılan ciddi bir girişim ne yazık ki yok. Sabiha Gökçen Havalimanı’nda ortaya çıkan altın vurgunu vatandaşın da gümrüğe bakış açısını değiştirmiştir. Büyük gazetelerin web sayfalarındaki yorumlara bakacak olursanız, demek istediğim açık ve net şekilde ortadadır. Yapılacak iş aslında gayet basit oradaki yetkililer başta olmak üzere diğer çalışanların hepsinin kulaklarının çekilmesi ve ikaz edilmeleri gerekmektedir. Bu ilk vukuat mı? Tabii ki Hayır!

Savcı Gül de soruşturma yapmıştı..

Bakın bir dönem Büyükçekmece Kaçakçılık Savcısı Mustafa Kemal Gül’ün Ambarlı Gümrüğü’nde başlatıp, Sabiha Gökçen Havalimanı’na kadar uzanan hayali ihracatlarla ilgili bir soruşturması vardı. Dava halen sürüyor.. Bu soruşturmayla ilgili dinlemelere, görüntülere yansıyan muayene memurunun Bakırköy Ağır Ceza’da yargılanmasına devam ediliyor. Bildiğim kadarıyla da, bu memur meslekten men edilmiş! Yakın bir tarihte tv’deki programımda bir firmadan söz etmiştim. Sabiha Gökçen’de bu ‘ihracatçı firma her nedense kırmızı hatta düşmüyor’ demiştim yakında bunun da bombası patlarsa hiç şaşırmayın. Sakın ama sakın bana kızmayın. Olaylar gün ışığı gibi ortada. İstanbul Gümrükleri başta olmak üzere gümrüklerde artık bu çirkin olayların önüne geçilmeli!.. Ben hala ümitliyim. Özellikle hükümetin bu konuya el atacağına hiç şüphem yok.

TAPELERE DEVAM

Geçen yazımızda, AHL Gümrük Müdürlüğü’ndeki operasyonda devletin elde ettiği tapeleri okumayanınız kalmamıştır herhalde. Bu hafta da sizden gelen aşırı istek doğrultusunda bu tapelerin devamını yayınlamaya karar verdim. Buyurun, buyurun.

05.11.2010 tarihli görüntü ve görüşme kaydı:

05.11.2010 cuma günü saat 14:56 sıralarında Ü. Gümrük Müşavirliği ve Lojistik Hizmetleri A.Ş. ve Ü. Global Lojistik Ticaret A.Ş. Yönetim Kurulu Üyesi Yusuf Bulut Öztürk’ün dönemin gümrük müdürü Hayrettin Eker’in odasına girerek; (film gibi vallahi)

Y.B.Ö.: Abi kaçma ya (gülüyor) olur mu abi Allah razı olsun vallahi koydum cebime bak dediği ve bu sırada ceketinin sol iç cebindençıkardığı sarı renkli zarfı çıkartıpmasanın üzerinde bulunansümenin altına bıraktığı aralarında geçen konuşmada,

H.E.: İsmail gitti

Y.B.Ö.: İsmail nereye gitti

H.E.: Kanaryaya

Y.B.Ö.: Hava yolu abi bulut şirketi yedek parçaları kaydediyor Antep’ten uçağı var bunlar uçak parçaları eeee bunlar Zeki B. varya abi zeki müdür ona göre yaparım demiştiniz de

H.E.: Ben öyle bir şey söylemedim ne karım var ben kimim hangi iş yaptığını burada biliyorum şu evrak gelsin de şunu da söyleyeyim hiç kimseyle böyle bir şey konuşmadım

Y.B.Ö.: Eee müdürüm burada bir çağırayım gelsin

H.E.: Baksana ooo gönül gönülün de tayini çıktıda şey gönül verecektim ya ben sana o gitti dedikleri;

Daha sonra Y.B.Ö.’ün saat 15:00 sıralarında Melih isimli şahısı odaya çağırdığı ve hemen ardından sekreter S.Ö.’nün de odaya girerek bir süre birlikte konuşmaya devam ettikleri ve sekreter S.Ö.’nün saat 15:05 sıralarında odadan ayrıldığı, Y.B.Ö.’ün saat 15:08 sıralarında odayı terk etmesinin ardından H.E.’nin sümenin altında bulunan Y.B.Ö.’ün bıraktığı sarı renkli zarfı aldığı ve masanın alt kısmında bir şeyler yaptıktan sonra ceketinin sol dış cebine koyduğu tespit edilmiştir.

EVET! Diyecek bir şey yok. Aman ha bunları benim uydurduğumu sanmayın. Devletin polisi ve müfettişinin soruşturma evraklarından birebir yazıyorum. Bunu da bilin. Bu konuyla ilgili olarak, önemli bir şeyi hatırlatmak istiyorum. Dinlemelerde adı geçen müdür meslekten atıldı ama ya firma? Firma kaldığı yerden işlerine devam ediyor. Var mı yeryüzünde, modern toplumlarda bir uygulama. Hiç sanmam hem de hiç!

Oysa her şey apaçık! Yukarıdaki konuşmadan da anlayacağınız üzere, firma sahibinin isteği yerine getirilmiş oluyor ve oradaki memurun yani dinlemelerde haftalık 3 bin TL verilen memur firma yetkilisinin talebi üzerine yerinden oluyor. Ne kadar acı değil mi? Bu da Türkiye gümrüklerinde idarecilerle firmaların nasıl iç içe olduklarını çok somut bir şekilde gösteriyor. Önümüzdeki yazıda bu konuya devam edeceğim. Yani bazı işadamlarının gümrük maceralarını satır satır size anlatacağım. Şimdilik sağlıcakla kalın…

Yazarın Notu:

İstanbul’da dahilde işleme ile kumaş vurgunu aynen devam ediyor.. Buradan ilgililere duyurulur. Biraz araştırırlarsa eğer durumu çok net görebilirler!..

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
11 Yorum