1. YAZARLAR

  2. Aykut Onur KALAYCI

  3. SAYIN BAKAN PEKCAN'A İVEDİ MEKTUBUMDUR!
Aykut Onur KALAYCI

Aykut Onur KALAYCI

Yazarın Tüm Yazıları >

SAYIN BAKAN PEKCAN'A İVEDİ MEKTUBUMDUR!

A+A-

SAYIN BAKAN PEKCAN'A İVEDİ MEKTUBUMDUR!

ASLINDA AKILLARA GELEN SORULAR ŞUNLARDIR:

KANSERİN TEDAVİSİ 20 YIL SÜRER Mİ SAYIN BAKANIM?

Hani gönül ister ki, yüz yüze anlatayım gümrüğün sorunlarını, naçizane çözüm önerilerini. Eh bir de sıcak çay ikram edilirse, ona da hayır demem elbet. Ama ülkenin sorunu bir değil ki! Koca ülkem hem dışarıda, hem içeride bir savaşın içerisinde. Devletin her kademesi üzerine düşen görevi yerine getirmeye çalışıyor. Başta Sayın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan olmak üzere bakanından, bakan yardımcısından, milletvekiline, genel müdürüne, amirine kısacası memleket sevdasını içine sindirmiş herkes topsuz - tüfeksiz yaşanan bir savaşa karşı mücadele veriyor. Topsuz, tüfeksiz diyorum çünkü şimdi ki savaş emperyalist ülkelerin ülkemize karşı uyguladığı ekonomik savaş.

İşte bu ekonomik savaşın ön cephesinde savaşan bakanlıklardan biri de Ticaret Bakanlığı. Özellikle sözde müttefikimiz Amerika'nın Gümrüklerimize, iş adamlarımıza uyguladığı saçma sapan kotalarla, yasaklarla uğraşıyor. Ortada böyle bir tablo olunca da, ilgili devlet görevlisine ulaşmanın bir yolu da mektup yazmak. Tıpkı şimdi benim yazacağım mektup gibi. Mektubumun adresini veya kime yazacağım ise tahmin etmek siz okuyucularım için zor olmasa gerek.. Başlayalım mı?

Ticaret Bakanım Sayın Ruhsar Pekcan;
Önce selam eder, bu zor görevinizde Yüce Allah'ın her zaman yanınızda olmasını isterim. Sayın Bakanım, ben yaklaşık 12 yıldır basın emekçiliği yapıyorum. Bu süreç içerisinde gümrüklerle ilgili bir çok gazete ve televizyonda yolsuzluklar, yolsuzlukların nasıl önlenebileceği ve yaşanan hukuksuzluklarla ilgili haberler yaptım. Yaptığım haberlerin çoğunda da çok şükür haklı çıktım. Yazdığım yazılar sonrası, soruşturmalar başladı, operayonlar yapıldı , sapla saman birbirinden ayrıldı. Sayın Pekcan, bu ilk mektubumda bakanlığınızın atama ve yer değiştirme yönetmenliğinde yaşanan sıkıntıları size aktarmak istiyorum.

Temel ilkeleri aile birliğinin sağlanması, personelin adil ve dengeli dağılımı, hizmet puanı tercih sırası esas alınır. Daha önemlisi hizmet bölgeleri süreleri göz önünde bulundurulur ve değerlendirilir hükmü amirdir. Çalışma süreleri de, 8. madde de e atama esasları 11. madde ile belirtilmiştir. Boş kontenjanlar nezdinde atamalar yapılır. Tercih sırası ve puanlama gözetilir' denilmektedir.  Mazeret durumları 12. madde de belirtilmiştir. Sağlık, aile birliği, can güvenliği ve özel sektörde çalışma değerlendirilmesi. 13. madde ise nettir. Bu madde de engellilik durum şartları esas alınmıştır. Hizmet ihtiyacı fazlası geçici 6 madde de değerlendirilir. Talepler aynı bölge içinde olmak üzere kurulca yapılır hükmü amirdir. Tüm bu bilgi, yönetmelik, uygulama, kanun ya da adına ne derseniz akla şu soru geliyor. Bulunduğu sınıfta hizmet bölgesinde görevli personelin süresi dolduğunda ne kadarının ataması yapılmakta veya yapılamamaktadır? Yine bu bağlamda mazeret durumu değerlendirilmesi yüzde kaç oranında tayini etkilemektedir? Çok değerli bakan bakın mektubumun en can alıcı yerine geldik.

Yukarıda yazdığım bilgiler ışığında ben size, sizden önce kişiye ya da kişilere özel, ayrıcalıklı müdür görevlendirmelerinden söz etmek istiyorum. Özel görevlendirme ile bölge süresini doldurduğu halde ne kadar personel onay ile bu mevzuat dışında tutulmaktadır? Ya da ne kadar kişiyi idare özel mevzuat dışında tutmaktadır, buralara ne kadar alt kadro görevlendirilmektedir? Özel görevlendirme yapılan yerler tayin ekranında kapalı tutulmakta ya da açık olsa bile tayin ve talep  engellenmekte midir?

İŞTE ÖRNEKLERİM:

Örnek verebilir miyim sayın bakanım. Şuanda Halkalı (Muratbey) gümrük müdürü olan kişinin kadrosu Gaziantep GAP Müdürlüğü'nde dönemin müsteşarının talimatıyla İstanbul'da görevlendiriliyor. Dürüst, çalışkan biri olduğu için bu göreve getirildiğinden söz ediliyor. Ama bu görevlendirmeyi yapanların unuttukları tek ama tek bir şey var; o da İstanbul Bölge Müdürlüğü'nde görevli onca müdüre haksızlık yaptıkları... (Bu müdürün İstanbul ve İzmir görev süresini de tamamlandığını bilginize sunarım)

Örneklere kaldığımız yerden devam edelim Sayın Bakan Ruhsar Pekcan... 
Bursa Uludağ Bölge Müdürlüğü bağlantısı Bandırma Mudanya, Gemlik Müdürlükleri. Batı Marmara Tekirdağ Gümrük Müdürlüğü. Sırasıyla  görev sürelerini İstanbul'da, İzmir'de Kocaeli'nde tamamlamış olmalarına rağmen 2 tur olarak özel görevlendirme ile 1. hizmet bölgesindeki bulundukları yerleri rotasyon dışı tutarak tıkamaktadırlar. Bu kişilerin dışında bu müdürlükleri yönetecek teşkilatın personeli yok mu ki özel görevlendirmeler yapılmaktadır? Bunun dışında bölge müdür yardımcıları ve diğer sınıflarda da durumu aynı ne kadar personel başkalarının haklarına tecavüz etmekte, ne kadar başkalarının haklarını tıkamaktadır? Merak ediyorum. Acaba bunların onaylarının gerekçeleri nelerdir?

KANSERİN TEDAVİSİ 20 YIL SÜRER Mİ SAYIN BAKANIM?

Ayrıca mazeret ve mücbir sebeplerden ötürü yüzde kaç personel rotasyon dışına çıkmıştır? Bu soruya dilerseniz ben bir örnekle cevap vermek, size ışık tutmak isterim. Savaş ortamında ordunun yüzde miktarı belli oranda eksilme, telef olduğunda şartları yeniden oluşturmak için ordunun geri çekilmesi gerekir. Eğer ordu geri çekilmez ve yeniden yapılandırılmazsa ordu yok olur, istila edilir. Bakanlığın uyguladığı rotasyon sistemi bir döngüdür. Bu döngü yüzde miktarı aşan mazeret, mücbir sebep, özel görevlendirmeler ile tıkanıp tayin yapılmıyorsa, temel ilkeler ve esaslar kaybolmuş demektir. İlkesiz, esassız kalan atama ve yer değiştirme sürdürülemez. Sürdürülürse teşkilata ve personele haksızlık yapılıyor demektir. Savaş örneğinde olduğu gibi, yeniden yapılanma ve işleyen adil düzen kurulmalıdır. Sistemi tıkayan mazeret, mücbir sebep, özel değerlendirmeler, reel güncel kriterlere bağlanmalıdır. Örnek verecek olursak; eşi akrabası sağlık problemi olan personel sadece tayin dönemi alınan raporla değerlendirilmektedir. Allah herkese şifa versin sağlıkla yaşayalım ama alınan raporlarda aldatmaca hat safhadadır. 
Örneğin sayın bakan, dünyanın hiç bir yerinde, hastanesinde vs. 20 yıl süren kanser tedavisi yoktur. Ayrıca memleketin her yerinde AK Parti hükümetlerinin sayesinde her türlü hastalık ve ilaç tedavisi aynı şekilde devam etmektedir.  Sağlıkla ilgili kontrolü başka şehirde devam ettirmek elbette mümkündür. İlaç kullanımı hiç takip edilmemekte, tedavi değil kontrol edici koruyucu ilaç tedavisi olan bir sağlık mazereti bile kabul edilmekte rotasyon dışına çıkılmaktadır. 

NAÇİZANE UYARIM

Sormak isterim sevgili bakan, hastalıktan dolayı hastanede ya da refakatte olması gereken, bu durumunu raporla belgeleyen kaç kişi vardır? Bu durumda olanların mesaiye katılması mümkün mü? Tabiki Hayır! Bu kişilere yolluk ve mesai nasıl ödenmekte bu da çok ciddi bir soru işareti olsa gerek.

Sayın Bakanım, naçizane uyarım yeniden yapılandırılan Ticaret Bakanlığı'nızın atama ve yer değiştirme yönetmeliğinin tekrar gözden geçirilerek esas ve ilkeler yeniden reel olarak değerlendirilmeli ve özel müdür görevlendirmeler ve ikinci turlar iptal edilmeli, rotasyon modeline devam edilecekse kriterler yeniden oluşturulmalıdır. Yoksa yeni bir sisteme geçilmelidir. Adil olmayan her sistem teşkilatı yıpratıp, acıların artmasına sebebiyet vermektedir.

Sayın bakan, bakanlığınızın en önemli sorunlarından olan bir konuyu bir gazeteci olarak sizlere aktarmaya çalıştım. Değerlendirmekte takdir sizin. Sayın Başkanımız Recep Tayyip Erdoğan'ın sizi Ticaret Bakanlığı'na getirmesinin ne kadar isabetli olduğunu son günlerde piyasalarla verdiğiniz mücadelelerde gördüm, gördük.
Allah Yardımcınız Olsun!..

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
28 Yorum