1. YAZARLAR

  2. Aykut Onur KALAYCI

  3. SINIFLANDIRMA, KARİYER, LİYAKAT VE GÜMRÜKLER
Aykut Onur KALAYCI

Aykut Onur KALAYCI

Yazarın Tüm Yazıları >

SINIFLANDIRMA, KARİYER, LİYAKAT VE GÜMRÜKLER

A+A-

SINIFLANDIRMA, KARİYER, LİYAKAT VE GÜMRÜKLER

BAKIN DEDİKODU İÇİN NE DEMİŞ O GÜZEL İNSANLAR?

Eski bir düşünür 'Akıllı insanları Tanrı yönetir, cahiller ise Tanrıyı yönettiğini zanneder'  diye ta bin 500'lü yıllarda zihinlere kazımış bu söylemini. Bu sözü günümüze yorumlamak, hele örneklerle yorumlamak istersek inanın ki seçeneğimiz oldukça fazla. Sözü mevzuatlarla mı yoksa atasözleri ile mi açıklayayım pek de karar veremedim. Ama yine eskilerden yani atasözlerinden gidelim diyorum ben. Çünkü günümüzde, mevzuat, yönetmelik vs. zaman, kişi, akraba, adamım vs. ile değişip duruyor habire. Küçüklüğümüzde oynadığımız, çevirdiğimiz topaç gibi fırıldak olmuş durumda. Lütfen kızmayın hemen. Bakın başlıyorum...

TEMEL İLKE BUDUR!

657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nda üç ilke mevcuttur. Çalışanı değerlendirirken sınıflandırma, kariyer ve liyakat değerlendirmenin olmazsa olmazıdır. Ha derseniz ki, 'Bu yalnız bizim ülkede midir?' diye. Yok sevgili okurlar, dünyanın birçok medeni ülkesinde aynı kıstas geçerlidir. Geçerlidir çünkü o devletin, kurumun vsnin başarısının anahtarı bu üç olmazsa olmaz da saklıdır. Bu ilkeleri terk ederseniz ne olur? Hadi bir bakalım...!

Tarihte;

En somut örneklerinden biri bir deliye ait. Adolf Hitler... Üç ilkeyi terk edip, anahtarı bir ere verirseniz Hitler ilk örnek verilebilecek adayların başında gelir. Sonuç 30 milyon insanı öldürür ya da öldürtürsünüz.Osmanlı'dan örnek verecek olursanız; bu konu en iyi Gılmani kitabında irdelenmiş. Kitabın yazarı o dönemde yaşamış Tarihçi Mehmet Halife'dir. Gılmani kısaca 4. Murat ve 4. Mehmet dönemini anlatmaktadır. Konusu, konumuz olan sınıflandırma, kariyer ve liyakatı kaybederseniz neler yaşandığını ve yaşanacağını anlatmaktadır. Söz konusu ilkeler ise, ordu üzerine kurulmuştur. O dönemde gözardı edilen sınıflandırma, kariyer ve liyakat tam tamına 60 bin kişinin yaşamına mal olmuştur.

YA GÜNÜMÜZE GELİRSEK...

Günümüze gelirsek dedik, günümüzde de sıcak bir örnek hala içimizi kavurmakta, yaralar halen sarılmaktadır. Üç ilkenin kaybedilmesine verilecek en güzel ve akıl alınması gereken olay 15 Temmuz kanlı darbe girişimidir. FETÖ'yü bir tanrı gibi gören cahil ordusu kendilerince bir tanrı yaratmış ve yarattıkları tanrılarını çıkarları için yönetir hale gelmişlerdi. Sonuç.. Sonuç vahim, kahredici 251 bir şehit ve ekonominin çöküşü.

GELELİM GÜMRÜKLERE

Mehmet Halife kitabında, o dönemde orduda yaşananları irdelemiş bizde şuan ki zamanda gümrükleri kendimize konu yapalım. Bakın, geçmiş ve yakın tarihte bu kadar örnek varken sınıflandırma, kariyer ve liyakat gümrüklerde neden terk ediliyor? Bir bakanlıkta üç birimin birleştirilmesi kafa oluşturulmuş üç gövde varken ya da yapışık üçüzlerin ameliyat çözümü düşünülmeden, İstanbul'da bir VKHİ olayı bakanlık tarafından gündeme bomba olarak sürülmekte. Yapılmak istenen nedir? Kariyeri, liyakatı, sınıflandırması vasatı bile bulmayan bir memur gümrüklere müdür yapılarak üstteki örneklemelerin temelleri yeniden mi atılmak isteniyor? Bu atılmak istenen temel en geniş bir biçimde sorgulanmalıdır. Nedeni, niçini ve doğal olarak sonucu açıklanmalıdır.

BAKIN AKLIMA NE GELDİ?

'Yahu bunu daha önce neden yazmadın?' demeyin. Sırası geldi yazıyorum. Biraz örneklemelere ara verip, size yaşanmış bir görevlendirmeyi yazayım. Sıkı durun. 'DİYANET İŞLERİ BAŞKANLIĞI'NDA GÖREVLİYKEN GÜMRÜĞE YÖNETİCİ' atanan bir zat-ı muhteremi yazacağım sizlere.

Üstelik L.T. çalıştığı süre boyunca gümrük işlemlerinde kendisi hiç bir işe elini sürmeden emekli olmuştur. Diyelim ki, bir gassalı gümrük müdürü yaparsanız işinin gereği uzmanlık alanı pamuk itelemek, patiska, çene bağı, yıkama ve kurulama olan bu kişinin gümrük işlerini ya da gümrüğe gelen mükelleflerin işlerini pamuk olayı, çene bağı, patiska, yıkama ve kurulama deneyimiyle çözmesini bekleyemezsiniz. Gassalın okuduğu dua iki bin yıllıktır. Oysaki gümrüklerde yönetmelikler adeta ışık hızıyla, bazen gün bazen de saatle değişmektedir. Bu gassal bırakın o yönetmelikleri ezberlemeyi önüne yazılı koysa o yönetmelikleri nasıl uygulayacaktır? En sonunda da liyakat, kariyer ve sınıflandırma ilkeleri terk edilerek yapılan VHKİ memurunun bakan onayıyla müdür görevlendirilmesi düşünürün sözünü akla getirmektedir. 'Cahil insanlar kendi tanrısını yaratır ve yönettiğini zanneder' tezine tıpa tıp uyan bu kararlar neden alınmaktadır?  

CEVABI BİZ VERELİM;

Cevabını biz verelim. İstanbul'da ve diğer yerlerde sınıflandırma, kariyer, liyakat ilkeleri ile çalışan kamu görevlisi gümrük memurlarına ve amirlerine mevzuatla yaptırılamayan işlemler, kendi tanrısını yaratıp yönlendiren cahillere müdürlük verilerek mi yaptırılacak? Kapatılamayan, açık kalan, işlenmeyen evraklar mı yaptırılacak? Bu tür cahilleri yani ayakları baş yaparsanız, daha çok 15 Temmuzları kendimiz yaratıp kendimiz yaşarız. Şu herkesçe malumdur ki, tarih örnekleri ile doludur. Cahilin yöntemi seçildiğinde kendisine verilen isim 'Zalim' uyguladığı yöntem 'Zulümdür'

İFTİRA GÜNAHTIR BEYLER!

İftira namussuzluğun diğer bir adıdır çoğu insana göre. Genelde iftira atana şerefsiz diye karşılık verilir dünyanın bir çok yerinde. Şerefsizlik ise bir insanın omurgasıdır aynı zamanda. Eminim ki sizlerde hayatınızın bazı dönemlerinde insan onuruna yakışmayan iftiraların hedefi olmuşsunuzdur. Örneğin, bende yıllarca iftiraların hedefi olmuş ama alnımın akıyla her zaman şerefsizleri alt etmeyi başarmışımdır.

İşte bu ruh ve düşünceyle iftiralarını ortaya kusup, birilerinin ardına saklanan bazı kişi ve kişilere seslenmek istiyorum yazımın ikinci bölümünde..

Ya da işi fazla uzatmadan topluma mal olmuş iki değerli insanın sözleriyle yazayım size. Belki anlarsınız belki pişman olursunuz...

SİZLERE CEVABI HZ.MEVLANA VE HZ.ALİ'NİN SÖZLERİYLE SESLENİYORUM:

"BİR LAFA BAKARIM LAF MI DİYE, BİRDE SÖYLEYENE BAKARIM ADAM MI DİYE.
SUSKUNLUĞUM ASALETİMDENDİR.
HER LAFA VERİLECEK BİR CEVABIM VAR.
LAKİN BİR LAFA BAKARIM LAF MI  DİYE."

HZ.MEVLANA

Devam edelim...Belki anlarsınız belki pişman olursunuz diye...

İFTİRA İÇİN HZ.ALİ'YE SORMUŞLAR:

"GÖKTEN AĞIR. YERYÜZÜNDEN GENİŞ
DENİZDEN ZENGİN TAŞTAN KATI
ATEŞTEN SICAK ZEMHERİDEN SOĞUK
VE ZEHİRDEN ACI OLAN NEDİR?"

HZ.ALİ ŞÖYLE CEVAPLAR:

"DÜRÜST İNSANA İFTİRA ATMAK GÖKTEN AĞIRDIR
HAK YERYÜZÜNDEN GENİŞTİR
KANAATKARIN KALBİ DENİZDEN ZENGİNDİR
MÜNAFIĞIN KALBİ TAŞTAN KATIDIR
ZALİM İDARECİ ATEŞTEN SICAKTIR
NAMERDE MUHTAÇ
OLMAK ZEMHERİDEN SOĞUKTUR.
SABRETMEK İSE ZEHİRDEN DAHA ACIDIR"

 

....SON DAKİKA SON DAKİKA....

Yazar Notuna geçmeden önce, çok ama çok önemli bir son dakika haberi vereyim sizlere. Bazıları aynen şöyle diyordu; 'İzmir'de kaçak, köçek yok. Hele kaçak sigara hiç yok' Avucunuzu yalayın siz. İzmir'de İstanbul'da faaliyet gösteren bir tekstil şirketinin gümrüğe bilgisayar parçası olarak beyan ettiği konteynırında kaçak sigaralar ele geçirildi. Nasıl kapak ama? Detaylar mı? Yazacağız elbette hiç merak etmeyin!

-YAZARDAN ANKARA KULİSİ-

BAKAN ONAYI İLE 657 SAYILI KANUNUN İLGİLİ MADDELERİNİ TAŞIMAMASINA RAĞMEN, BİR MEMURUN İSTANBUL GÜMRÜK VE TİCARET BÖLGE MÜDÜRLÜĞÜ EMRİNE MÜDÜR VEKİLİ YAPILMASINDAN İSTANBUL BÖLGE MÜDÜR VEKİLİ SAYIN HATİPOĞLU’NUN ÖNCEDEN HABERİ VAR MIYDI?

 

- YAZARIN NOTLARI -

1-) TİCARET BAKANLIĞI'NIN YURT DIŞI TEŞKİLATINA YAKIN TARİHTE 40 KİŞİNİN ATAMASI GERÇEKLEŞTİRİLECEK!

2-) GÜRBULAK SINIR KAPISI'NDA TAMPON BÖLGEDE KAÇ ARAÇ YÜKLERİYLE BEKLİYOR ACABA?
 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
43 Yorum