1. YAZARLAR

  2. Aykut Onur KALAYCI

  3. YEDİ UYUYAN OLMAYALIM!
Aykut Onur KALAYCI

Aykut Onur KALAYCI

Yazarın Tüm Yazıları >

YEDİ UYUYAN OLMAYALIM!

A+A-

YEDİ UYUYAN OLMAYALIM!

KAPIKÖY'ÜN KAPANMAYAN KAPISI

KAPIKÖY DE AYNI, KAPIKÖY'ÜN KAPICILARI DA…

 

Birçoğumuz varlığından bile haberdar değildir bu önemli gümrük kapımızın. İlgilisinden başkası adını bile duymamıştır aramızda. İşte Türkiye'nin en ücra köşesinde olan bu gümrüğümüzde, yine hareketli günler yaşanıyor bugünlerde.. Yine diyorum çünkü yaşanılanlar ne yazık yeni değil! Yıl 2002'yi gösterdiğinde VAN merkezli bir operasyon başlatılmıştı. Kapıköy Gümrük Kapısı tam anlamıyla mercek altına alınmıştı..  Ankaralı yerleşik GÖLNET adlı şirket sanki dalga geçer gibi hem de koca trenlerle vagon vagon ya da rakamla belirtecek olursak 200 bin ton kaçak akaryakıtı Türkiye'ye sokmuştu. 200 bin ton kaçak akaryakıt ülkenin birçok akaryakıt bayine satılmış, devletin kasası milyonlarca lira zarar ettirilmişti. İşin ilginç tarafı kaçak akaryakıtın satıldığı yerler arasında bazı belediyeler de vardı.

Jandarma Kaçakçılık İstihbarat ve Ankara Kaçakçılık İstihbarat Gümrük Muhafaza Müdürlüğü'nün ortak yaptığı operasyonda, dönemin gümrük müdür yardımcısı İsmail Şehitoğlu tutuklanmıştı! Operasyon büyüktü vagon vagon akaryakıt kaçırılmıştı ama ne ilginçtir ki bu kaçakçılığı önlemekle yükümlü İsmail Şehitoğlu bir süre sonra salıverildi. Ve ne hikmettir ki, Şehitoğlu yalnız serbest bırakılmayacak bir süre sonra da adeta ödüllendirilir gibi İstanbul'a gümrük müdürü yapılmıştı. İsmail Şehitoğlu'nun parlak istikbali şimşek hızıyla devam etti. Şehitoğlu önce Atatürk Havalimanı Kargo Müdürlüğü'nde ve Halkalı Gümrük Müdürlüğü'nde başarılı kariyerini sürdürdü. O zamanlar çok yazdım bu kimsenin anlam veremediği yükselişi ama.. işte.. Sonra ya sonra dediklerim aynen çıkmaya başladı. İSMAİL ŞEHİTOĞLU KANUN HÜKMÜNDEKİ KARARNAME İLE MESLEKTEN ÇIKARILDI. Ha derseniz ki, İsmail Şehitoğlu'nun önünü açan bürokratlara ne oldu diye? Onlar hala ve ne yazıktır ki hala, Ankara'daki sıcak koltuklarında oturuyorlar. Oturuyorlar hem de hiçbir şey olmamış, hiç bir şey yaşanmamış, yapmamışlar gibi...

YA DÜN NE OLDU?

Kapıköy'de dün, geçmişte yaşanılanlardan farklı değildi. Van'ın Saray İlçesi'nde Van Gümrük Bölge Müdürlüğü'ne bağlı Kapıköy'de yine hareketlilik vardı. Kapıköy'ün kapısı yine açılmıştı anlaşılan. Jandarma yine iş başındaydı. Üstelik bu sefer ki iş dinlemeli, minlemeliydi ha.. İddiaya göre; Kapıköy Gümrük Müdürlüğü sahasında ve ticaret merkezinde ithalat ve ihracat işlemlerinde usulsüzlükler vardı. Tabii bir de bu usulsüzlüklerden nemalananlar.

18.01.2017’de başlayan teknik takipli soruşturma 28.09.2017 günü operasyona dönüşmüştü. Soruşturma kapsamında kapının kapısını açtıkları iddia edilen aralarında kapı müdürünün de bulunduğu 22'si gümrük memuru olmak üzere 23 kişi gözaltına alındı. Hala firarda olan 3 kişi de tüm yurtta aranıyor. Anlayacağınız gibi kapının kapısı yine birilerine aralanmıştı.. Bakın hatırlatayım size sevgili okurlarım, taa 26 Kasım 2011 tarihinde bir yazı yazmıştım. Yazımın başlığı 'GÜMRÜKTE DEPREM OLACAK'tı. İşte bu yazımın bir bölümünde 'Gürbulak'ın suyu bulanık akıyor' diye ciddi uyarılarım vardı.

Bakın hatırlatayım size o yazımı:

İŞTE O YAZI

Sarısu’nun suyu bulanık akıyor!..

Bir yazımda, Gürbulak’ta bir takım iyileştirme uğraşı veren başmüdürle ilgili olarak olumlu bir yazıyı kaleme almıştım. Ama bu gümrük kapımızla ilgili çok çarpıcı bilgiler de tarafıma ulaştı. Bu bilgileri, size şimdilik iddiaya göre vereceğim.

“Peki, iddia nedir?”derseniz, iddia şu efendim:

Gürbulak Gümrük Başmüdürlüğü’nün Sarısu Gümrüğü’nden son iki ayda 50 MİLYON DOLARLIK ihracat yapıldığı; gümrük müdürlüğüne bir muayene memurunun vekâlet ettiği; yine bir gümrük muayene memuru tarafından bahse konu ihracat beyannamelerinin kapatıldığı söyleniyor. Hatta bu konuyla ilgili olarak, başmüdürün geçen hafta Ankara’ya çağrıldığı da tarafıma gelen bilgiler arasında.. Bilgilerin içerisinde önemli detaylar var. İddiaya göre; hayali ihracat G…Z Kumaşçılık’ın sahibi A.G.’nin organizatörlüğünde gerçekleştirilmiş. Öte yandan, İstanbul’da dâhilde işleme izin belgeli ihracatların kapatıldığı da söylentiler arasında.. Eğer bütün bu iddialar doğruysa Gümrük ve Ticaret Bakanlığı Teftiş Kurulu’nun biran evvel harekete geçmesinde büyük yarar var. Benden söylemesi.. Ta o zamanlar uyarmıştım. Uyarmıştım da sadece yapılan o dönemin başmüdürünce tarafıma sadece bir yazı gönderilmişti.

NE DİYORDU BAŞMÜDÜR?

O müdürün yazısını da, 03 ARALIK 2011 tarihinde “KOLTUĞUNDA KALANLAR VE KAYBEDENLER' başlıklı yazımda herkesle paylaşmıştım. Bakın ne yazmıştım o yazımda….

Peki! İstanbul firmaları ihracat yapmadı mı?

Bundan önceki yazımda, Gürbulak Sarısu Gümrüğü’yle ilgili bir takım iddiaları gündeme taşımıştım. Bu iddialarla ilgili olarak, bir yetkili cep telefonumdan bizzat beni aradı. İhracatın iddiada geçen rakam olmadığını söyledi. Bu konuyla ilgili olarak geçen Simer Gazeteciliğe bir üst yazının ekinde 4 sayfalık evrak gönderdi. Evrakları teker teker inceledim. Sarısu Gümrüğü’nde ihracat yapan iş adamlarının verdiği dilekçeler ve başmüdürün Ankara’ya niçin gittiğini açıklayan bir yazı vardı. Tabii devletin bu yetkilisine güveneceğiz. Ancak yazdığımız iddialarda yer alan İstanbul firmalarının ihracat yapıp yapmadıklarına da dair bilgileri yazısında cevap verseydi daha uygun olmayacak mıydı? Birde cep telefonunda bana ihracatın 10-15 milyon dolar civarında olduğunu söyledi. Ama gönderdiği üst yazıda bundan da hiç bahsetmemiş. O yetkilinin bilgisine sunulur.

Değerli okurlarım; bu iki köşe yazımı niçin tekrar hatırlattığıma gelecek olursak, o dönemdeki Gürbulak Baş müdürü şuanda Van Bölge Müdür vekili olarak görev yapmaktadır.

DİKKAT ÇEKMİŞTİM AMA

Operasyon henüz çok taze..Ucu nereye gider hep birlikte göreceğiz. Bazı arkadaşlar işin ucunun önemli isimlere kadar gidebileceğini söylerken, bazıları da bir şey çıkmaz diyor. Çıkmaz diyorlar ama jandarma ve savcılık yapılan teknik takip ve elde ettikleri diğer belgeler ışığında operasyona start verdiyse demek ki soruşturma genişleyecek. BEKLEYELİM, GÖRELİM.. Elimde çok bilgi hatta bazı resimler var. Şimdi onlara bakıp yorum yapmak istemiyorum. Belki zamanı gelir onu da yaparız. Ancak bir tek şunu yapmayalım. Uyumayalım. Kadir İnanır'ın filmi geliyor aklıma inanın. YEDİ UYUYANLAR..

YEDİ UYUYANLAR MI?

UYUYANLAR MI YEDİ?

YOKSA YEDİDEN YETMİŞE UYUYORUZ DA

UYANDIRAN MI YOK?

YORUMA BAĞLI!..

HANGİSİ, HANGİSİ...

 

- YAZAR NOTU –

- Babalar ve Oğulların hikâyesi… Çok yakında!..

 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
11 Yorum