‘Zor oyunu bozar’ derler. Lakin bu sefer işler bir hayli karışık.
Hangi ‘zor’ hangi ‘oyun’u bozacak, kestirmek güç.
Yüksek Seçim Kurulu, ‘Neredesin ey derin devlet’ diyenlerin feryatlarına kulak verircesine çıktı sahneye. Şu günlerin çokça kullanılan deyimiyle ‘Aha buradayım, işimin başındayım’ deyiverdi.
YSK, BDP çatısı altında meclise girmeye hazırlanan bağımsız adayları öyle bir biçti ki, anlayabilene aşkolsun.
Şimdi, Ankara’da bazı mahfillerde diyorlar ki; bu YSK üzerinden derin devletin son çırpınışıdır. Ergenekon, Balyoz ve daha nice operasyonla dişlerinin söküldüğü düşünülen mekanizma, ‘ben buradayım, beni hesaba katmak zorundasınız’ mesajını verdi.
Sonrası için de şunu ekliyorlar. Bu karar “BDP’ye ve de onun parantezinde yer alan PKK’ya, sana düz ovada siyaset şansı yok. Git dağlarda başının çaresine bak” mesajıdır.
Bu birinci ve çok tanıdık senaryo. Nedense fazlaca tanıdık.
Daha başka bir senaryo da var elbette. Bazı mahfiller de diyorlar ki; bu devlet eliyle BDP’ye çeki düzen verme operasyonudur.
Yani, bir merkez, bir güç ya da ittifak, BDP listelerindeki uçları törpülüyor ve partiyi daha merkeze çekmenin zeminini hazırlıyor. Bu da uzun vadeli olarak Kürt meselesinde ortamı yumuşatacak bir zemini ortaya çıkarabilir.
İyi de bu karar BDP tabanını öyle hırçınlaştırabilir ki, bırakın sakinleşmeyi ortalık iyice kan gölü olur diyenler de var. Nitekim İmralı’dan bu yönde bir mesaj gelmişti birkaç gün önce. Öcalan, eğer süreçte barış olmazsa ‘topyekun savaş’ mesajı verdi avukatlar üzerinden.
Burada asıl şifre YSK kararında değil. Asıl düğüm BDP’nin seçimle ilgili vereceği kararda ortaya çıkacak.
Eğer seçimden çekilirse, işler karışacak ve de 12 Haziran seçimleri büyük yara alacak demektir.
Yok eğer her şeye rağmen mevcut adaylarla Meclis yolunu tutalım derlerse, o zaman farklı bir sürecin kapısı aralanıyor demektir.
Her durumda YSK’nın kararı, AK Parti açısından lehte sonuçlar üretmeyecektir. AK Parti yönetiminin karara yönelik tepkilerinin daha net ve yüksek sesle olması, belki bu durumu tersine çevirebilir.
Ancak Başbakan Tayyip Erdoğan’ın önceki gün yaptığı konuşmada “Artık Kürt meselesi yoktur, Kürt kardeşlerimizin meseleleri vardır” demesini hatırlarsak, işlerin sanıldığından çok daha zor olacağını da öngörebiliriz.
Şifre, BDP’nin alacağı kararda. YSK kararının BDP’ye en az % 1 oy daha sağlayacağını da buraya not edelim. Zaten bir yükseliş sözkonusuydu, muhtemelen bunu daha da tırmandıran bir etkisi olacak kararın.
% 1 deyip geçenlere, bu oranın kaç oya karşılık geldiğini hesaplamalarını öneriyorum.
Şifre BDP’nin vereceği kararda. AK Parti kendi şifrelerini çoktan ortaya koydu.
CHP ve MHP’nin, Süleyman Demirel dışında bir gizemi ya da şifresi yok. Ne kadar vahim değil mi! (Yavuz Can/Mansettv)