Altınözü'ne bağlı Keskincik, Mayadalı ve Kansu köylüleri, TEDAŞ'ın içme kuyusu trafosunun elektrik borcunun ödenmemesi nedeniyle yaklaşık iki yıl önce şartelleri indirdi. Üç köyün muhtarı bir araya gelerek köylülerden TEDAŞ borcunu ödemek üzere para topladı. Keskincik köylülerine göre o dönemin Muhtarı S.E. toplanan parayı ödemedi. Bir yıl süreyle bankada olduğu ileri sürülen paranın bir türlü TEDAŞ'a ödenmemesi üzerine Keskincik köyü sakinlerinden bir bölümü muhtar S.E. hakkında Altınözü savcılığına suç duyurusunda bulundu. 29 Mart seçimlerine kadar susuzluk çilesi ile baş başa kalan köye su, ilk defa o dönemin Valisi Nusret Miroğlu'nun talimatıyla verilmiş. Ancak uzun süredir susuz kalan borular patlayınca Keskincik, Mayadalı ve Kansu köyleri bir kez daha susuzlukla baş başa kalmış.
Seçimlerde muhtarlığa adaylığını koyan Mehmet Hortum, eski muhtar S.E.'den mührü aldıktan hemen sonra Altınözü Kaymakamı Köksal Şakalar ile bir araya gelerek iki yıldır süren su esaretinin sonlandırılması için yardım istedi. Ancak Kaymakam Şakalar'dan da TEDAŞ'a ait ve iki yıl içerisinde 110 bin TL'ye yükselen borcun ödenmesi gerektiği talimatını aldı.
Gelişen bu olayların ardından kendi imkanları ile sondaj başlatan köylüler şimdi sondaj alanından köye su taşıyacak boruların parasını nasıl temin edeceklerini düşünüyor. Altınözü Kaymakamlığı'ndan yardım isteyen, ancak "Ödenek yok" cevabını alan köylüler, bu duruma tepki gösterdi. Köydeki kadınlar, yaklaşık iki yıldır at ve eşek arabası üzerinde su taşımaktan bıktıklarını ve artık evlerindeki çeşmelerden su sesini duymak istediklerini söyledi. Her gün yaklaşık 1,5 km uzaklıktaki az akan sebil çeşmesinden büyük zorluklarla su getirmek zorunda kaldığını belirten Serap Karagülle, eğitim yılının başlamasıyla okula giden çocuklarının susuzluk nedeniyle yeterince temizlenememesinden şikayet etti. Karagülle, sondaj sayesinde evlerine su getirten bazı akrabalarından gün aşırı bidon bidon su almaya utandığını söyledi.
Keskincik Muhtarı Mehmet Hortum ise köylerinde 5, Mayadalı'da 3, Kansu köyünde ise 2 bin nüfusun yaşadığını dile getirerek, "10 bin nüfuslu bölgeye iki yıldır su verilememesini anlayamıyoruz. Tüm yetkililerle görüştük. Ancak bir türlü sonuç alamadık. Çocuklarımız hasta, kadınlarımız ise çeşme başlarında. Bu sıkıntının bir an önce bitirilmesini, devletimizin bize yardım elini uzatmasını istiyoruz." dedi. (CİHAN)

