ANKARA
FETÖ'nün darbe girişimine karşı Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın çağrısıyla sokağa çıkan Aydınbelge çifti, darbecilere karşı verilen demokrasi mücadelesinde yer aldı.
O gece, Ankara Kızılay'da darbeci askerlerin helikopterden açtığı ateş sonucu bacağından yaralanan Emine Aydınbelge ile karnından ve ayağından yaralanan Mehmet Aydınbelge gazi oldu.
Emine Aydınbelge yaptığı açıklamada, darbe girişimi sırasında 46 yaşında olduğunu, o güne kadar benzer bir olayla karşılaşmadığını belirtti.
Evinin balkonundan, alçaktan uçan savaş uçaklarını izlediğini ve yaşadığı korkuyu anlatan Emine Aydınbelge, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın çağrısının ardından eşiyle birlikte Kızılay'a gittiklerini, burada vatandaşlarla birlik ve dayanışma içinde gelişmeleri takip ettiklerini kaydetti.

"Gencecik fidanların yere düştüğünü gördüm"
Meydanda, yalnızca bayrakla durduklarını dile getiren Aydınbelge, şunları ifade etti:
"O ara helikopter geldi halka ateş açarak. Gözümün önünden gitmeyen bir sahneydi... Hani ağaç budarsın da böyle düşer ya ağaç, gencecik fidanların öyle yere düştüğünü gördüm. Ve ne olursa olsun o çocuklar için affetmeyeceğim onları. Asla, affedilir, kabul edilebilir hiçbir tarafı yok bu yaptıklarının. Sonra o helikopter yavaşça bir yay çizerek ateş açarken yere çarpan mermiler bacağıma geldi ve bacağımdan kan fışkırdı o anda. 'Vuruldum.' dedim sadece. Eşim, 'Ben de vuruldum.' dedi. 'Nerenden?' dedim. Karnını açtı, karnından kan sızıyor. Şehit olsaydım hiçbir şey hissetmeyecektim. Ama Rabbim bize onu nasip etmedi. Bize yaralanmak düştü, nasibimizde bu varmış. Arkamızdaki kişilerden biri bağırdı karşı tarafa. 'Kadın vuruldu, izin verin ambulans çağıralım.' diye yüksek sesle bağırdı ama onlar ateş açtılar cevap olarak."

"Devlet varsa, vatan varsa biz varız"
Emine Aydınbelge, gaziliğin anlatılamayacak bir duygu olduğunu vurgulayarak, "Öyle bir şey ki hem gurur veriyor hem omuzlarında ağır bir yük hissediyorsun. Evet, ağır ama güzel bir şey. Ve bunu insanlara anlatma sorumluluğunu da hissediyorsun tekrar yaşanmaması için." dedi.
Gazi olmaktan gurur duyduğunu dile getiren Aydınbelge, vatan savunmasının yalnızca erkeklerin görevi olmadığını, kadınların da her zaman olduğu gibi 15 Temmuz'da üzerine düşeni yaptığını söyledi.
Aydınbelge, o gece devlete karşı vazifelerini yerine getirdiklerini belirterek, şunları kaydetti:
"Devlet varsa, vatan varsa biz varız. Yoksa ne varlığımızın bir anlamı var ne de hayatımızı güzel yaşayabilmenin. Bayrak, vatan, bağımsızlık bizim için olmazsa olmaz şeyler. İnşallah böyle bir şeye artık ihtiyacı olmaz ülkemizin. Ama artık kadınıyla, erkeğiyle, çocuğuyla sivil bir orduyuz. Biz çağrıldığımız anda bir an bile tereddüt etmeden, şehit olacağımızı da bilsek, o gün hiç düşünmeden yaptığımız gibi bugün de yine meydanlarda vazifemizi yapmak için ineriz."

"Vatana, millete hizmet edilecek bir gündü"
Mehmet Aydınbelge de ailesinde büyüklerinden şehitler olduğunu, kardeşinin ise 1994'te Güneydoğu'da askerlik görevini yaparken şehit düştüğünü belirtti.
Darbe girişiminin yaşandığı günü "Vatana, millete hizmet edilecek bir gün" olarak nitelendiren Aydınbelge, "Çıktık, görevimizi yaptık. Bu bizle sınırlı olan bir şey değil. Her vatanını, milletini seven insan çağırıldığı zaman bu görevi yapacak." dedi.
Mehmet Aydınbelge, gençlere yönelik "sorumsuz oldukları" yönünde eleştiriler yapıldığını ancak kendisinin bu görüşte olmadığını dile getirerek, "O gün geldiği zaman, onlar o görev için hemen öne atılacak, arkalarına bakmadan öne çıkacaklardır." diye konuştu.
AA