Bozan, babasının da bu işi 35 yıl yaptığını belirterek, "Babam bu işte çalışırken beni hep yanında gezdirirdi. O zamanlar ben 8 yaşındaydım ve babam 'ilerde bu işi sen yapacaksın' dedi ve haklı da çıktı. Ben de şimdilerde 10 yaşında olan çocuğum Hüseyin Bozan'a bu kutsal görevi bırakacağıma inanıyorum ve oğluma bu konuda telkinlerde bulunuyorum." diye konuştu.
Kabristanın her şeyinden kendisinin sorumlu olduğunu ifade eden Bozan, ölülerin defin işlemlerini de kendisinin yaptığı ifade etti.
Bir kişi vefat ettiği zaman yakınlarının kendisini aradıklarını anlatan Bozan, "Beni arayan kişilerle hemen irtibata geçip onlara cenaze için ne gerekiyorsa yardımcı oluyorum. Yıkanmasından defnedilmesine kadar tüm işleri ben yürütüyorum." şeklinde konuştu.
Kış mevsiminde hava sıcaklığının eksi 30 ve 40 dereceleri gördüğünü kaydeden Bozan, mezar kazımı zor olduğu için, yazın her ihtimale karşı mezarlar kazdıklarını dile getirdi.
VEFAT EDENLERİN YAKINLARI GİDİNCE ÖLÜYLE DERTLEŞİYORUM
Zaman zaman kabristanda esrarengiz olaylara da tanıklık ettiğini ifade eden Bozan, toplumda kendilerine farklı gözle bakılmasının hoş olmadığının altını çizdi.
Bozan, şunları söyledi: "Sonuçta dünyada hangi mevki ve makamda olursak olalım geleceğimiz yer burası. Bir kişi ölünce defin esnasında kabristan doluyor ve sonunda herkes gidiyor bir tek ben kalıyorum. Ben de mezarın başına geçerek ölen kişi ile dertleşiyorum. Çarşıda bir işim olduğunda hemen halledip buraya dönmek istiyorum ve aradığım mutluluğu burada buluyorum. Toplumda insanlar çok bozulmuş. Gittiğimiz her yerde gıybet ve dedikodu yapılıyor. Ben de o ortamlardan kaçıp aradığım huzuru burada buluyorum."
İleride, yaşadıklarını kitap çıkararak anlatmak istediğini belirten 20 yıllık evli ve 3 çocuk babası Bozan, "Evimle kabristan arasında sadece bir duvar var. Yani ölümle iç içe yaşıyorum. Hatta kendimin ve ailemin mezarını kazdım. Ben ve ailem bu acı sona hazırız. İnsanların da buna hazır olması gerekir." şeklinde sözlerini tamamladı.

