Ailesinin üç kuşaktan beri saatçi olduğunu söyleyen Camcı, bir kişinin saat tamiratı yapabilmesi için öncelikle bu mesleğe karşı hevesli olması gerektiğini dile getirdi. 14 yaşında başladığı mesleğini büyük bir sevgiyle yaptığını kaydeden Camcı, "Saat sektörü her zaman gelişen bir sektör, kendini yenilemezsen bu işte başarılı olamazsın. Bu mesleği bilinçli yaptığım için mutluyum. Çünkü saat sektörü asla bitmez." dedi.
Saatçilik mesleğinde kimsenin çırak olmak istemediğinden yakınan Camcı, hazırcılığa alışan insanların çırak olmadan patron olmak istediklerini dile getirdi. Camcı, "20 yıldan beri bu mesleği yapıyorum. Elimden şu ana kadar 2 tane çırak geçti. Herkes emek harcamadan patron olmak istiyor. Şu andaki büyük esnaflara, işadamlarına baksalar çoğunun çıraklıktan yetişme olduğunu görürler." diye konuştu.
Son yıllarda satılan Çin malı saatlerin kendilerini olumsuz etkilediğini vurgulayan Camcı, seyyar satıcıların günde 50 tane saat sattıklarını, bunlarının ömrünün de en fazla 1 sene olduğunu ifade etti.
Camcı, saatçilik mesleğine ehil olmayan birçok kişinin el attığını ve bunların da tatlı rekabeti öldürüp acı rekabete yol açtığını vurguladı. Kadir Camcı, "Meslekten anlamayanlar bu işi yapıyor. Ustalık belgesini alan saatçi oluyor. Piyasada acı bir rekabet ortamı oluşturuyorlar. Bu da satışı düşürüyor. Olan bu mesleğe yıllarını veren gerçek saat ustalarına oluyor." şeklinde konuştu.
(CİHAN)

