Prof. Dr. Türköne ve Gazeteci Yazar Faruk Mercan, Çevre ve Kültür Derneği'nin davetlisi olarak Kahramanmaraş'a geldi. Saffron Otel'de düzenlenen "Gelişen Hadiseler ve Türkiye" adlı konferansta konuşan Türköne, 27 Mayıs darbesinden bu yana gelinen sürece dikkat çekti. Türkiye'de her şeyin iyiye gittiğini ve kritik eşiğin geçildiğini belirten Türköne, hiçbir gücün alınan mesafeyi yok sayarak, ülkeyi eski devre döndüremeyeceğini dile getirdi. Türkiye'de yeni bir dünya kurulduğunun altını çizen Türköne, şöyle dedi: "Bizler, bizden önceki üç nesli içine alan çok uzun bir neslin sonunu yaşıyoruz. 27 Mayıs 1960'dan bu yana eşkıyalık düzeni içerisinde yaşadık."
1960'da büyük bir kazaya uğranıldığını vurgulayan Türköne, "Bize 27 Mayıs'ı anayasa ve hürriyet bayramı olarak da ezberlettiler. Yapılan darbe başımıza gelen en büyük talihsizlik. Bize 27 Mayıs'ı anayasa ve hürriyet bayramı olarak da ezberlettiler. 50 yıldır bu düzenin içerisinde yaşıyoruz. Bu eşkıyalık düzenini sürdürdüler. Sonuna geldik. Artık bu eşkıyalık düzenini sürdürecekleri devlet kalmadı. Bunların yönetecekleri ülke kalmadı." diye konuştu.
Süngü ile iktidar olunamayacağını, 27 Mayıs darbesini yapanların da bunu başaramadığını kaydeden Türköne, "Bugün dünyada bir ülke olarak varlığımız ekonominize bağlı. Ekonomi ne kadar güçlü ise mal üretip satabiliyorsanız o kadar değeriniz vardır. Türkiye 1 trilyonluk milli hâsılaya ulaşan bir ülke. Böyle bir ülkeyi süngü ile yönetemezsiniz." şeklinde konuştu.
Dünyada olup bitenlere ayak uydurmuş bir Türkiye'nin varlığını sürdürmesinin demokrasiye de bağlı olduğunun altını çizen Türköne, "Bundan vazgeçerseniz, askıya alırsanız olmaz. Bunu yapanları 1 haftadan fazla o ülkenin başında tutmazlar." ifadelerini kullandı.
"3-4 NESİLDİR DEVAM EDEN HİKAYE SONA ERDİ"
Türkiye'nin değiştiğine, 3-4 nesildir devam eden bir hikâyenin sona erdiğine dikkat çeken Türköne, bambaşka bir dünyanın kurulduğu dönemin içerisinde bulunulduğunu söyledi.
Türköne, Türkiye'nin Osmanlının yaptığı gibi çevresine huzur ve barış yayan bir bölge inşa ettiğini belirtti.
Son günlerde yargı konusunda yaşanan kriz ile ilgili de çeşitli değerlendirmelerde bulunan Türköne, şöyle konuştu: "Bir ordu komutanını terör sanığı olarak bir davadan yargılanan ordu komutanını yargıç önüne çıkartamamayı sorun etmiyorsanız bu yargıyı alıp çöpe atacaksınız. Yeniden bunu sorun eden çözmek için bir yargı hazırlayacaksınız. Koskoca bir orduyu emanet ettiğiniz bir orgeneral vatandaşlarına komplo hazırlıyor, terör eylemleri planlıyor, bu tür iddialarla bir davada yargılanıyor ise 70 milyon vatandaşın can güvenliği tehlikededir. Eğer siz devlet olarak bu tehlikeyi bertaraf edemiyorsanız, bu tehlikeyi devre dışı bırakamıyorsanız, bunun için savcılarınızı yargıçlarınızı etkin bir şekilde kullanamıyorsanız o devlet yaşamaz. Yaşatamazsınız. Devlet dediğiniz varlık hukukla vardır. Varlık sebebi halkının hakkını korumaktır."
Türköne, konferansta katılımcıların ülke gündemine ilişkin sorularını da cevaplandırdı. Tansu Çiller'in danışmanlığını yaptığı dönemde 28 Şubat sürecinin önüne geçmek için çaba sarf edip etmediği yönündeki bir soruyu cevaplandıran Türköne, "28 Şubat sürecini engellemek için elimden geleni yaptım. Çok sayıda ölüm tehdidi aldım. O yüzden silahla dolaştım. Fadime Şahin, Müslüm Gündüz, Ali Kalkancı olayıyla sonuç aldılar." açıklamasında bulundu.
Konferans sonunda Türköne ve Faruk Mercan daha sonra kitaplarını imzaladı.

