Adana 5. Ağır Ceza Mahkemesi'nde sıkı güvenlik tedbirleri altında görülen duruşmaya tutuklu sanıklar Malik En (19) Atilla Pekgözlü (38), müştekiler kızın annesi Meryem (43), babası Ergün (49), kız kardeşi Gizem (16) Anlaş ve avukatlar hazır bulundu.
Mahkemeye ayrıca Adana Kadın Platformu'na bağlı avukatlar müdahil oldu. Üç yıldır arkadaşlık yaptığı Tuğçe'yi "tasarlayarak ve hunharca hislerle katlettiği" ileri sürülen sanık Melik En, hakkındaki suçlamayı kabul etmedi.
En, genç kızı arkadaşı Atilla'nın öldürdüğünü öne sürdü. Anne ve babasının ayrı olduğunu hatırlatan En, dört yıldır tanıdığı Atilla Pekgözlü'yü babasından daha çok sevdiğini belirtti.
Uyuşturucuyu Atilla'dan aldığını ve Tuğçe'nin de Roche aldığını savunan En, kamuoyunda günlerce tartışılan olayla ilgili şunları söyledi: "Bayramın üçüncü günü Tuğçe ile Seyhan Oteli'nin önünde buluşmaya sözleştik. Sanık Atilla'da gelip, daha önce maktulle bozulan aramazı yapacaktı. Üçümüz otel önünde buluştuk. Atilla'da uyuşturucu da vardı. Belediye otobüsüne binip Seyhan Nehri kenarındaki olay yerine gittik. Burada ben esrar ve hap kullandım. Tuğçe sadece hap kullandı. Atilla daha önce zaten uyuşturucu almıştı. Bizi barıştırmak için Tuğçe ile konuşmak istediğini söyledi. Bu sırada ben onları görmeyecek şekilde uzaklaştım. 10-15 dakika sonra Atilla'nın geldiğini sanıyorum. Resmen bayılmıştım. Bana 'Tuğçe anama küfür etti, kalk bizi bekliyor' dedi. Maktulün yanına indiğimde kanlar içinde yatıyordu. Bana kızı kim öldürdü diye sordu. 'Abi sen öldürdün' dedim. 'Öbür dünyada bol bol sohbet edersiniz' diyerek beni de tehdit etti. Bende suçu üzerime aldım. Birlikte oradan ayrıldık. Kızı ben öldürmedim. Emniyette önce suçlamayı kabul etmedim. Beni serbest bıraktılar. Diğer sanığı getirdikten sonra beni tehdit etmeleri üzerine suçu kabul ettim. Ben pantolonumu yakmadım, yıkamadım. Kamera kayıtlarında görülen elbiselerde bulunmuştur."
Sanık Atilla Pekgözlü de Malik'i üç yıldır tanıdığını ve bu şahsın Tuğçe ile bir kez evine geldiğini anlattı. Sanık Malik'in olay günü kendisini aradığını ve Gizerler Mağazası önünde buluştuklarını hatırlatan Pekgözlü, şu şekilde savunma yaptı: "Saat 17.00 gibi denilen yere geldiğimde maktul ve Malik oradaydı. Birlikte gezmek amacıyla Baraj kenarına gittik. Taşların üzerinde otururken kız ile Malik öpüşmeye başladı. Ben rahatsız olduğum için onlardan 200 metre kadar uzaklaştım. Onlar nehrin kenarında kaldılar. 15 dakika sonra Tuğçe 'abi' diye bağırıp bana doğru koştu. Ben de ona doğru gittim. Yanına vardığımda kayanın üzerine yığıldı. Malike 'ne yaptın?' diye sordum; bana, 'Bu benim meselem. Bu kız beni iki üç kişiyle aldattı. Benim 68 bin TL'mi yedi.' dedi. Sanığın elinde bir bıçak vardı. Kızı kaldırıp hastaneye götürmek istediğimde kolum kan oldu. Sanık 'bana kızı bırak'dedi. Bırakmasaydım beni de bıçaklayacaktı. Şoka girdiğimden bunları emniyete bildirmedim. Suçlamayı kabul etmiyorum."
Müşteki anne Meryem Ülgen Anlaş da sanıkların en ağır şekilde cezalandırılmasını istedi.
Kızının vahşice öldürüldüğünü dile getiren Anlaş, "Malik, bu mu sevgin?. Kızımın suçu neydi. Sanık sürekli bizi tehdit ediyordu. Olay günü de benzeri davranışları sergilemiştir." dedi.
Müşteki Baba Ergün Anlaş da sanıklardan şikâyetçi olduğunu vurguladı. Müştekilerin avukatı Soner Çetin ise sanıkların tasarlayarak ve işbirliği yaparak kızı 28 bıçak darbesiyle öldürdüğünü kaydetti.
İstanbul'daki Münevver Karabulut cinayetine işaret eden Çetin, sanığın sık sık 'seni Münevver gibi yaparım' diyerek, tehdit ettiğini belirtti.
Davaya katılan Adana Kadın Platformu'na bağlı avukatlar ise konuya sıradan bir cinayet gibi değil, toplumsal bir mesele gibi bakılmasını istedi. Haklarında müebbet hapis cezası istemiyle dava açılan sanıkların tutukluluk halinin devamına karar veren mahkeme, duruşmayı erteledi.
(CİHAN)

