Ailesiyle birlikte memleketi Bursa'ya dönen Anıl, yıllardır yasak olan birçok besini yiyebileceği ve tuvalete gidebildiği için çok mutlu olduğunu söyledi.
Anıl, "Artık tuzlu ekmek, çikolata ve hamburger yiyebileceğim. En önemlisi, iki yıldır süren diyalizden kurtuldum. Günde 8 saat makineye bağlanıyordum. Tuvalete gidebiliyor olmak benim için en büyük sevinç kaynağı." dedi.
Karaciğerindeki bir enzimin doğuştan eksikliği sonucu, başta böbrekleri olmak üzere birçok organ dokularında hayatını tehdit edici oksalat (taş) birikimine sebep olan "primer hiperoxalüri" hastalığıyla mücadele eden Anıl, DEÜ Tıp Fakültesi karaciğer ve böbrek nakli ekiplerinin birlikte yaptığı ameliyatlarla normal yaşamına başladı.
Beş ay önce İzmir Tepecik Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde annesi Azime Karakaşlı'dan yapılan böbrek nakliyle yaşama bağlanmaya çalışan Anıl'ın, bu organı da kısa zamanda taş birikimi neticesinde görev yapmaz hale geldi.
Eksik enzimin de yerine koyulması için 29 yaşındaki ablasından hem karaciğer hem böbrek nakli yapılan Anıl, "Aileme, doktorlarıma ve sağlık ekibine teşekkür ediyorum. Bir an önce toparlanıp iki yıldır gidemediğim yüzmeye başlamak istiyorum. Bursa Sakarya İlköğretim Okulu'nu tamamladım. Öğrenimime önümüzdeki yıl devam edeceğim." şeklinde konuştu.
Anne Azime Karakaşlı (51) ve baba Remzi Karakaşlı (54) da, "Anıl'ın sağlığı için ne gerekiyorsa yapıyoruz. Çocuğumuzun 2,5 yaşında fark ettiğimiz hastalığı süresince çok zor günler geçtik. Ablaları Yasemin, Aysun ve Asuman'la birlikte devamlı moral verdik ve umudumuzu hiç yitirmedik. Doktorlarımıza ölünceye kadar dualarımız eksik olmayacak." diye konuştu.
(CİHAN)