08 Mayıs 2026
Altın 6865.22
BIST 14977.3
Dolar 45.3642
Euro 53.3193
Sterlin 61.2869
Ankara 15°C

Gürlek: Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığı mahkemelerden 638 dosya aldı

Gürlek: Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığı mahkemelerden 638 dosya aldı
Adalet Bakanı Akın Gürlek, Ceza İşleri Genel Müdürlüğü bünyesinde Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığı kurduklarını belirterek, "Bu daire şu an itibarıyla mahkemelerden 638 dosya aldı." dedi.

Ankara

Bakan Gürlek, TGRT Haber canlı yayınında gündeme ilişkin soruları yanıtladı.

Faili meçhul cinayetlere ilişkin soru üzerine Gürlek, göreve gelir gelmez toplumda hassasiyet oluşturan dosyalarla ilgili çalışma yaptıklarını söyledi.

Ceza İşleri Genel Müdürlüğü bünyesinde Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığı kurduklarını hatırlatan Gürlek, "Bu daire şu an itibarıyla mahkemelerden 638 dosya aldı. Öncelikle şunu hatırlatmak istiyorum, bizim savcılık makamı yerine geçip soruşturma yetkimiz yok. Soruşturma yapma yetkisi sadece savcılık makamına ait. Biz, bu dosyaları alıyoruz, savcı arkadaşlarımızın bakış açısını değiştiriyoruz." diye konuştu.

Gülistan Doku soruşturmasına değinen Gürlek, "Bu soruşturma aslında 2025 yılında gelen bir gizli tanık beyanı üzerine hareketleniyor. Bizim asıl amacımız burada empati yapmak. Sonuçta bir kızcağız, gencecik, hayatının baharında, ailesi yerine kendimizi koyuyoruz. Devlet bir de kesinlikle bir olayı çözer. Bir suç varsa mutlaka bir fail vardır. Bizim tamamen bu birimi kurma amacımız toplumda oluşan hassasiyeti dikkate almamız ve kararlılıkla da bu işin üzerine gitmemiz. Biz savcıların soruşturma yetkisine karışmıyoruz. Burada savcı arkadaşlarımıza teknik olarak destek veriyoruz, kararlılık iradesini güçlendiriyoruz." ifadelerini kullandı.

Gülistan Doku soruşturmasının firari şüphelisi Umut Altaş hakkında kırmızı bülten çıkarıldığını hatırlatan Gürlek, "Durumun hassasiyetini Amerika makamlarına da ilettim. Ben kendim de bizzat görüştüm. Özellikle biz Umut Altaş'ın iadesini ivedilikle istedik. Sağ olsun onlar da hassasiyet gösteriyor. Anlık olarak da takip ediyoruz. Bizim için önemli olan Umut Altaş'ın beyanları. Umut Altaş bence kilit bir isim. Bu Türkiye'ye geldiği zaman, beyanda bulunduğu zaman bence olayın çoğu çözülecek." dedi.

Bakan Gürlek, soruşturma kapsamında tutuklanan şüpheliler ile Gülistan Doku arasında bir irtibat bulunduğunu, bu olayın tamamen çözülmesini istediklerini vurguladı.

"Hedef süreyi aşıyorsa bunun gereği yapılacak"

Vatandaşların yargılamaların uzamasından şikayetçi olduğunu belirten Gürlek, şöyle devam etti:

"Vatandaşta adalete karşı olan güven duygusu aslında var ama birkaç örnekten dolayı vatandaşın bir memnuniyetsizliği var. Biz bunlarla ilgili de çalışma yapıyoruz. Bir kısmını 12. Yargı Paketi'ne koymayı düşünüyoruz. Bir boşanma davası 12 yıl sürmez. Bir kira tahliye davası 4 yıl sürmez. Burada vatandaşımız mağdur. Biz empati yapıyoruz. Aynı davada bir hakim kiracı olsaydı, dava açsaydı, kendi davasına 4 yıl bakacak mıydı? Uygulamayla ilgili sorunları biliyoruz. İl ziyaretlerinde hakim ve savcı arkadaşlarla istişare halindeyiz. 12. Yargı Paketi'nde özellikle yargılamaların hızlandırılmasına ilişkin bir kısım tedbirler aldık. İnşallah bu yakın zamanda Meclis'e gelecek."

Yargıda hedef süre uygulamasının olduğunu anlatan Gürlek, "Hedef süre aşıldıktan sonra hakim-savcı arkadaşlara bir şey yapılmıyordu. Hakim-savcı hedef süreyi aşıyorsa bunun gereği yapılacak. Şimdi elbette iş yoğunluğu olabilir, personel eksikliği olabilir, teknik ve fiziki imkanlar yeterli olmayabilir. Biz zaten anlık olarak bunları görebiliyoruz ama bir hakimin şahsından kaynaklanan bir sorun varsa, hakim dosyasına çalışmıyorsa, tembellik yapıyorsa o hakimle ilgili de HSK devreye girecek, gereğini yapacağız." diye konuştu.

"Yasa dışı bahis oynamak kanunumuzda suç değil, düzenleme yapmamız lazım"

Adalet Bakanı Gürlek, yasa dışı bahis soruşturmalarına ilişkin ise şu değerlendirmelerde bulundu:

"Ben Adalet Bakanlığına başladığım ilk gün 81 il başsavcımıza genelge gönderdim. Yasa dışı bahis, yolsuzluk ve uyuşturucu suçlarıyla mücadele konusunda kararlılıkla bütün başsavcılarımızın irade göstermesini ilettim. Maalesef yasa dışı bahis gençliğin en büyük problemi. Devlet, gençlerimizi hem fiziken hem de ruhen korumak zorunda. Yasa dışı bahis oynamak kanunumuzda suç değil. Bu konuda öncelikli olarak bir kere düzenleme yapmamız lazım. Oynayan açısından suç değil ama oynatan, yer ve imkan sağlayan, para transferini yapan, onlarla ilgili Türk Ceza Kanunu'nda düzenleme var. Yasa dışı bahisle mücadele etmemiz gerekiyor. Maalesef ben bunu gördüm, intiharlar var. Devlet, gençlerimizin geleceğini de teminat altına almak zorunda. Yasa dışı bahisle kararlılıkla mücadele ediyoruz."

Uyuşturucu kullanımı yaşına dikkati çeken Gürlek, "Bununla ilgili olarak özellikle kanunumuzda bir güncelleme yapmamız gerekiyor. Bizim kanunumuzda 'içici' tabir edilen bir deyim var. İçiciye aslında ceza var ama bu genelde 5 yıl denetimli serbestlik veriliyor, ceza davası erteleniyor. Bununla ilgili bir düzenleme yapılabilir. Elbette bu konuda da çalışmamız devam ediyor. Yasal düzenleme de yapacağız." bilgisini verdi.

"Etkin pişmanlıktan vazgeçen kimse yok"

Gürlek, "İmamoğlu çıkar amaçlı suç örgütü"ne yönelik davada etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanan bazı sanıkların ifadelerinden vazgeçtiğine dair iddiaların sorulması üzerine, "Şu ana kadar ifadesini geri çeken ya da sizin tabirinizle etkin pişmanlıktan vazgeçen kimse yok. En son Adem Soytekin vardı. Soruşturma aşamasında etkin pişmanlıkta bulunmuştu. Mahkeme aşamasında da aynı ifadeleri tekrar etti. Yani böyle bir şey yok. Dosyada sadece tanık beyanı yok. Dosyada maddi deliller var. MASAK raporları var, para hareketleri var, bir kısım sanıkların kendi ikrarı var." dedi.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca "rüşvet", "irtikap" ve "ihaleye fesat karıştırma" suçlarından yürütülen soruşturma kapsamında tutuklanan ve görevden uzaklaştırılan Uşak Belediye Başkanı Özkan Yalım ile ilgili soru üzerine Gürlek, "Özkan Yalım tutuklandı, mal varlığına el konuldu. Devam eden bir süreç var. Özel hayat kısmı bizi ilgilendirmiyor. Burada iddialar, yolsuzluk iddiası, rüşvet, ihaleye fesat karıştırma, örgüt kurma, örgüt yönetme. Yani bugün de bildiğim kadarıyla Özkan Yalım'ın da etkin pişmanlık kapsamında İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından beyanlarının alındığını duydum ama ne verdiğini bilmiyoruz." ifadelerini kullandı.

Bakan Gürlek, "Özkan Yalım da mı itirafçı oldu?" sorusuna, "Etkin pişmanlık kapsamında beyanda bulundu. Soruşturma içeriğine ilişkin bilgi vermiyoruz. Bunlar zaten beyanda bulundukları zaman avukatlarıyla birlikte geliyorlar. Savcılar ifade alıyor, sorularını soruyorlar, onlar da anlatmak istediği bir şey varsa onları anlatıyorlar." cevabını verdi.

"Buradan bir siyasi polemik çıkarmaya gerek yok"

CHP'li belediyelere yapılan operasyonlara yönelik "siyasi operasyon" iddialarına ilişkin değerlendirmesi sorulan Gürlek, "Bütün arkadaşlarımız dosyanın tarafına, kapağına bakmaz. Şahsın belediye başkanı olması, A partisinden, B Partisinden olmasına bakmaz." dedi.

Gürlek, AK Parti'li belediyelere de operasyon yapıldığını, Şanlıurfa'da Halfeti Belediyesine operasyon yapıldığını ve eski Halfeti Belediye Başkanı Şeref Albayrak'ın tutuklandığını hatırlattı.

İmamoğlu çıkar amaçlı suç örgütünün nihai amacının iddianamede belirtildiğini kaydeden Gürlek, "Örgütün nihai amacı; cumhurbaşkanlığına giden yolda kendisine havuz oluşturmak, rüşvet havuzu; bir de partiyi dizayn etmek." diye konuştu.

CHP'nin 38. Olağan Kurultayı ve 21. Olağanüstü Kurultayı'nın iptaline ilişkin davada yerel mahkeme kararının istinafa taşınmasına yönelik Gürlek, şunları kaydetti:

"Burada bir süreç var. Mahkeme dosyayı ne zaman inceler, ne zaman gündeme alır? O mahkemenin belirleyeceği bir takvimde olur. Buradaki 'butlan' isteyen de CHP içerisinden. Dilekçeleri de var. Burada Mahkeme araştırmaları yapacaktır. Hem yargılama dosyalarını isteyecektir. İstanbul'daki ana iddianamede tanık beyanları var; kurultaylara para dağıtıldığına ilişkin beyanlar var. Bunlar iki dosya; hem İstanbul'daki Asliye Ceza Mahkemesinde hem de Ankara'daki dosyada tanık beyanları var. Bu, mahkemenin takdiri. Ne karar verecek, ne zaman karar vereceğine de karışamayız. Buradan bir siyasi polemik çıkarmaya gerek yok."

Akın Gürlek, kurumların yıpratılmaması gerektiğini söyledi.

"İstinafın ceza dosyasını bekleme gibi bir şeyi olabilir mi?" şeklindeki soruya Gürlek, "O konuda ben beklemeye gerek olmadığını düşünüyorum. Tabii onların bileceği bir şey. Ceza davaları farklı. Bazı davalarda bekletici mesele yapılabilir ama burada ceza davasını bekletici mesele yapılmayı gerektirecek bir sonuç yok. Mahkemenin takdirinde olan bir şey. Beklemeye gerek yok diye düşünüyorum." şeklinde yanıt verdi.

"Mahkemelerde kesinlikle siyaset yapılamaz"

"İmamoğlu çıkar amaçlı suç örgütü" soruşturması kapsamında tutuklu bulunan ve İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Ekrem İmamoğlu'nun ve avukatlarının mahkeme heyetine yönelik sözlerinin hatırlatılması üzerine Gürlek, "Mahkemeler, Türk milleti adına yargılama yapar, Türk milleti adına karar verirler. Mahkemelerde kesinlikle siyaset yapılamaz. Mahkemelerde sanıklar savunma yaparlar. Deliller ortaya konulur. Delillerin tartışması olur." ifadelerini kullandı.

Bakan Gürlek, Ekrem İmamoğlu'nun savunmasını yapması gerektiğini ancak en başından bu yana olayı farklı noktalara çektiğini söyledi.

Mahkemenin sanığının belediye başkanı olmasından etkilenmeyeceğini ifade eden Gürlek, "Sanıklar arasında bir statü yoktur. Ekrem Bey de sanıktır, dosyadaki 407 kişi arasından birisidir. Günü geldiğinde mahkemenin belirlediği gün takvimine göre elbette savunması verilecektir. Hakkındaki isnatlar bellidir." değerlendirmesini yaptı.

Bakan Gürlek, "Şov yapmak, siyasi konuşma yapmak, heyete sataşmak, bunlar olmaz yani heyetin de alacağı mutlaka tedbirler vardır." dedi.

Bununla neyin amaçlandığının sorulması üzerine Gürlek, "Aslında hangi sanık ne zaman savunma yapacağını biliyor ama Ekrem Bey her duruşmada mutlaka bir giriş, bir selamlama konuşması yapmak istiyor. Böyle bir usul yok. Bakın orada sıralama bellidir. O sanık geldiği zaman ya da biri onunla ilgili başka bir sanık bir beyanda bulunduğu zaman mutlaka soru sorma hakkı var, cevap verme hakkı var. Bunlarda söz alabilir ama onun dışında her duruşma sırasında Ekrem Bey'in en baştan 'Ben söz alayım, selamlama konuşması yapayım.'... Bu, yanlış bir usul." cevabını verdi.

"İBB Dosyası bitti mi, yeni ilave iddianameler gelecek mi?" şeklindeki soruya Gürlek, "İştiraklerle ilgili çalışma yapılıyor bildiğim kadarıyla. Arkadaşlar ihale dosyalarını inceledi ama tabii biliyorsunuz bunların bir usulü var; raporlar alınıyor. Devam eden başka süreçler de var. İBB ile ilgili süreçlerde var." yanıtını verdi.

Gürlek, "İştiraklerle ilgili elbette bir çalışma var. İhale dosyaları inceleniyor, raporlar bekleniyor. Bunun belirli bir süreci var." diye konuştu.

Antalya Büyükşehir Belediyesine yönelik soruşturma

Antalya Büyükşehir Belediyesine yönelik soruşturmaya ilişkin soru üzerine ise Adalet Bakanı Gürlek, şunları kaydetti:

"Muhittin Böcek, Gökhan Böcek ve diğer şahıslar hakkında şu an yargılama yapılıyor. Bir de en son Antalya Başsavcılığı bir yeni bir soruşmadan dolayı bir operasyon yaptı. Tekrardan Muhittin Böcek ikinci defa tutuklandı. İstanbul'da da bildiğim kadarıyla bir soruşturma var. Orada da herhalde Zuhal tutuklandı. Yani Gökhan Böcek de tutuklu Antalya'daki soruşturmadan. Yani Gökhan Böcek'in etkin pişmanlık kapsamında beyanların alındığını biliyorum."

Antalya'da yargılamanın devam ettiği bir süreç olduğunu, bir de devam eden yeni bir soruşturma olduğunu anlatan Gürlek, "İstanbul'daki de farklı bir soruşturma var. Etkin pişmanlıkta ben beyanda bulunduğunu biliyorum. Dediğim gibi yani Antalya'daki eylemleri anlatmıştır muhtemelen o konuda. Yani burada yargılama devam ediyor biliyorsunuz." ifadelerini kullandı.

Bakan Gürlek, Muhittin Böcek'le ilgili yargılamanın devam ettiğini ancak henüz herhangi bir beyanda bulunmadığını söyledi.

"Bizi şahısların özel hayatı ilgilendirmiyor"

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında tutuklanan ve görevden uzaklaştırılan Uşak Belediye Başkanı Özkan Yalım'ın gözaltına alındığı sıradaki görüntüleri ile CHP Genel Başkanı Özgür Özel'in tekne görüntülerinin basına yansımasına ilişkin değerlendirmesi sorulan Gürlek, şöyle konuştu:

“Bizi şahısların özel hayatı ilgilendirmiyor ama ben bunları açıkça söyleyeyim, yanlış buluyorum. Yani özel hayata ilişkin görüntülerin basında tartışılmasının basına servis edilmesinin yanlış olduğunu biliyorum. Özkan Yalım'la ilgili maalesef orada bir cep telefonu ya da bir bilgisayardan çıkan görüntülerin, bilgisayardan çıkan görüntülerin sosyal medyada paylaşılmasıyla ilgili biz bir soruşturma başlattık. Bunlar hoş olmayan şeyler yani herkesin özel hayatı var, biz buna saygı duyuyoruz. Bizim konumuz sadece isnat edilen eylemlerdir. Özel hayatlar bizi ilgilendirmez.”

"Yaklaşık 800 bin TL civarında bir tazimat aldım"

CHP Genel Başkanı Özgür Özel ile karşılıklı davaları olduğunu anlatan Gürlek, tazminat davaları açtığını, çoğunu kazandığını söyledi.

"Özgür Özel benim hakkımda ne demiş, ne söylemiş benim umurumda değil. Ben Adalet Bakanı'yım. Türkiye'de vatandaşlarımızın gerçekten adalete ihtiyacı var bu konuda proje üretmem gerekiyor." diyen Gürlek, "Yaklaşık 800 bin TL civarında bir tazimat aldım ama istinafa gidiyoruz. Kazandıklarımız var yani kısmen kabul olanlar var. İstinafa gidiyor, bir kısmı Yargıtay'a gidiyor. Bu süreçler devam ediyor." değerlendirmesini yaptı.

Suça karışan çocuklarla ilgili 12. Yargı Paketi'nde bir kısım düzenlemeler yapmayı düşündüklerini aktaran Gürlek, "15-18 yaş aralığı, 12-15 yaş aralığı cezaları artıracağız. Ağır düzenlemelerimiz var. Dünyadaki örneklere de bakıyoruz." dedi.

Kahramanmaraş'taki okul saldırısını hatırlatan Gürlek, "Orada bir polis başmüfettişinin evindeki silahlarını çocuğu aldı. Maalesef bir eylem gerçekleştirdi. 12. Yargı Paketi'nde bu silahların saklanması, muhafazası konusunda bir düzenleme yapıyoruz. Özellikle dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı olarak silahları muhafaza edenler hakkında bir cezai yaptırım düzenliyoruz." ifadelerini kullandı.

Bakan Gürlek, "Adam öldürme ya da diğer suçlardan dolayı anne babanın üzerine düşen hükümlülükleri yerine getirmemişse ve burada bir eylem olmuşsa, çocuk tarafından burada elbette ailelerinin sorumlu olması gerekiyor." diye konuştu.

"Bir kişinin 6, 8, 10 tane silahı olmaz"

Birden fazla silaha sahip olan kamu görevlileri olduğu hatırlatılarak bu konuda bir sınırlama yapılıp yapılmayacağına ilişkin bir soru üzerine Gürlek, "Kamu görevlerinin harçtan muafiyet ilkesi var. Burada harç alınıp alınmayacağı ya da silahlara bir sınırlama getirilip getirilmeyeceği konuşuluyor. Bununla ilgili şu an bir düzenleme yok ama şahsi olarak bence burada bir boşluk var yani bir kişinin 6, 8, 10 tane silahı olmaz. Burada belirli bir sınır koymamız gerekiyor. O sınırdan sonrasına gerekirse devlet harç alacak." ifadelerini kullandı.

12. Yargı Paketi'nde infaz düzenlemesinin olup olmayacağına ilişkin soru üzerine Gürlek, "İnfaz düzenlemesi yok. Özellikle dava süreçlerinin hızlanması konusunda bir kısım düzenlememiz var. Aynı şekilde boşanma davaları biliyorsunuz yıllarca sürüyor. Bu konuda boşanma davalarının çabuklaştırılmasına ilişkin bir kısım düzenlememiz var. Özellikle suça sürüklenen çocukların cezalarının artırılmasına ilişkin bir düzenleme var. Şu an tabii Meclisimizde olduğu için içeriğiyle ilgili fazla ayrıntılı bilgi vermek istemiyoruz. Kapsamlı bir çalışma yaptık." dedi.

15 bin personel alımı

Bakan Gürlek, Adalet Bakanlığı'na personel alımıyla ilgili, "15 bin personel alımı konusunda izin verildi. 15 bin kadro aldık. Bunlar işte katiplik, yazı işleri müdürlüğü, infaz koruma memurluğu, adli hizmetler sınıfında personel alımı yapacağız. Bununla ilgili tabi ilana çıkacağız. Gerekli şu an usuller, aşamalar bekleniyor. İnşallah kısa zamanda ilana çıkacak komisyon başkanlıklarımız. Buradan da bu müjdeyi verelim bekleyenlere." açıklamasını yaptı.

Terörsüz Türkiye sürecine değinen Gürlek, "Terörsüz Türkiye sürecini biz çok önemsiyoruz. 40-50 yıldan beri terör bu ülkenin en büyük problemi yani ülkenin gelişmesi için geleceği için bir kere terörün bitmesi lazım. Ben Diyarbakır'a da program için gittim. Burada vatandaşlarımız bu süreçten çok memnun." değerlendirmesinde bulundu.

Türkiye'nin yeni bir anayasaya ihtiyaç duyduğunu vurgulayan Gürlek, "Anayasamızda 1982 yılından sonra sürekli olarak değişiklik yapıldı ama anayasamız maalesef güncel koşullara, günümüz şartlarına uymuyor. Bu cuntacı, vesayetçi dönemin artık izlerini tamamen silmek istiyoruz. Bu konuda yeni anayasa çalışmalarına çok önem veriyoruz." diye konuştu.

AA

YORUMLAR
YORUM YAZ
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Önceki ve Sonraki Haberler
Bunlar da İlginizi Çekebilir