Geçmişte sık sık adliye kavgalarıyla gündeme gelen şehir, bu imajıyla algılanıyordu. Yeni çıkan TCK ile adliye içinde basın mensuplarının görüntü çekmeleri sınırlanınca, söz konusu olumsuz görüntüler de azaldı. Fakat, 60 yerinde bıçaklanan bir kadının görüntüleri aylarca ekranlara yansıdı. Cono aşiretinin kavgaları ve şehirde yaşanan vahşi cinayetler de imaja gölge düşürdü. Aynı aileden 8 kişinin öldürüldüğü üzücü cinayetin ardından, şehrin arka mahallelerinde bölücü terör örgütü yandaşlarının "polis öldürme" eylemleri de kamuoyunda tartışıldı. İlde genellikle kebapçı ve lokantacıları şüphe altında bırakan eşek eti kesimiyse uzun yıllardır şehir gündeminde düşmedi. Vali İlhan Atış bile göreve başladığı ilk günlerde kentin dışarıdan görünen bu olumsuz 'algısını' düzeltmek için çaba sarfetti. Bu yöndeki girişimlere Büyükşehir Belediye Başkanı Aytaç Durak ile sivil toplum örgütü temsilcileri de destek verdi. En son Yurt Kur'a bağlı Fevzi Çakmak Öğrenci Yurdu'na yemek veren yemekçilik firmasına ait etlerde tek tırnaklı hayvan bulgularının ortaya çıkması olumsuz imajı bir kez daha sarstı. Bir anda ülke gündemine giren at ve eşek eti kentte bütün kesimleri rahatsız etti. Etin tüketildiği yurtta ise öğrenciler gerçekleştirdikleri eylemle bu sağlık skandalına tepki gösterdi. Sivil Toplum Kuruluşu (STK) temsilcileri de yaşanan olayın kentin geneline mal edilmemesi gerektiğini vurguladı.
ÖZGÜMÜŞ: BU SAHTEKARLIK DÜNYANIN HER YERİNDE OLABİLİR
Sanayi Odası Başkanı Ümit Özgümüş, bir yurtta öğrencilere eşek etli yemek verilmesinin Adana'nın imajıyla ilgisi olmadığını söyledi. Özgümüş, "Dünyanın her yerinde bu tür şeyler olabilir. Çünkü kurumsal, sistematik yapılan bir şey değil. Sadece 3-5 kişinin şahsi hırsı ve sahtekârlıkla yaptığı bir iştir. Türkiye'nin her yerinde görülebilir. Çözümse daha sıkı denetimdir." dedi.
Adana Ticaret Odası Başkanı Şaban Baş, tek tırnaklı hayvan eti satan üç beş kişinin yaptıklarının kentin tamamını mal edilmemesi gerektiğini vurguladı. ATO'nun, ismi Adana ile özdeşleyen kebabın kalitesi konusunda standartlar getirdiğini ve bunlara uyan işletmelere tescil belgesi verdiklerine dikkat çeken Şaban Baş, kimi zaman ortaya çıkan bu tür haberlerin şehrin imajına olumsuz etkilemiş olmasından da endişelendiklerine dikkat çekti.
Baş, "Adana kebabını satan ruhsatlı ve tescilli firmaları sürekli denetliyoruz. Vatandaşlarımız buralarda gönül rahatlığıyla kebap yiyebilir. Üç beş kişi bu işi yapıyor. Bu genele mal edilmemelidir." diye konuştu. At ve eşek eti satan kişi ve kurumların hak ettikleri cezaları alması gerektiğini anlatan Baş, sadece para cezasının caydırıcı olmadığını, halkın sağlığıyla oynayan bu kişilerin hapis cezasına da çarptırılmasını istediklerini dile getirdi. Baş, "Bu konuyla ilgili yasal bir düzenleme istiyoruz. Yapanları da Allah'a havale ediyoruz." açıklamasını yaptı.
Adana Lokantacılar ve Kebapçılar Odası Başkanı Şefik Arslan, eşek eti kesiminden dolayı yıllardan bu yana kebapçı ve lokantacı esnafının haksızlığa uğradığını kaydetti. Yetkililerin, eşek eti kesenleri yıllardan beri takip ettiğini ve tanıdığını dile getiren Arslan, etlerin nerelerde satıldığının ortaya çıkmasının kendilerini mutlu ettiğini bildirdi. Aslan, "Kesilen eşek etinin artık nereye gittiği belli. Bu işi yapanlar bir süre sonra yine eşek eti kesimine başlıyor. Arkasının bırakılmamasını istiyoruz. Yıllarca eşek eti sebebiyle zarar ettik, artık yeter."şeklinde konuştu.
AT VE EŞEK ETİ SATANLAR KAMUOYUNDA TEŞHİR EDİLSİN
Adana Kasaplar Odası Başkanı Murat Yağmur, Adana'da ortaya çıkarak Türkiye gündemine düşen kaçak at ve eşek eti olayının şokunu yaşadıklarını vurguladı. Çözüm için denetimlerin sıklaştırılmasını ve kendilerine de denetim yetkisi verilmesi gerektiğini ifade eden Yağmur, "At ve eşek eti satan her kim olursa olsun basında kamuoyuna teşhir edilmelidir." dedi.
Geçtiğimiz günlerde Büyükşehir Belediye Meclis Üyesi Mustafa Tuncel'in 'At ve eşek eti yenebilir' şeklindeki beyanının, halkın sağlığını hiçe sayan vicdansızları cesaretlendirdiğine işaret eden Yağmur, şunları söyledi: "Öğrenci yurdu ile resmi kurum hastanesinde ortaya çıkan bu olay birçok eksiği de gün yüzüne çıkarmıştır. Yemek ihalesi açan kurumlar, şirketler, ihale öncesi Kasaplar ve Lokantacılar Esnaf Odaları'ndan hiçbir şekilde fiyat ve kalite konusunda araştırma istememiştir. 2 yıl önce bu sistem çalışıyordu, iptal edildi. Ayrıca, skandalın patlak verdiği yerlere et veren firmaların merkezi Gaziantep'tir. At ve eşek etleri Gaziantep'ten getirilmiş olabilir. Bu firmaların birçoğunda veteriner hekim bulunmaktadır. Veteriner hekim varsa, bu etler kontrolden geçmiştir ve bilerek alınmıştır."
Adana'da odaya kayıtlı esnafın, et sucuğu yapmak istediğinde bile veteriner görevlendirdiklerini de ifade eden Yağmur, aksi davrananları da Tarım İl Müdürlüğü'ne şikayet ettiklerini dile getirdi.
Esnaf Odaları Birliği Başkanı Kazım Barışık da geleceği için yurtlarda kalan gençlere sağlıksız et yedirmenin vicdansızlık olduğunu vurguladı. Barışık, "Adana milletvekilleri at ve eşek eti kesimi ve satışı yapanlara yönelik cezaların caydırıcı hale getirilmesi için yasa önerisi hazırlamalı." teklifinde bulundu.
Tarım İl Müdürlüğü yetkilileri, etlerinde at ve eşek etine rastlanan firmaya 5 bin lira tutarında ceza kesileceğini anlattı. Ayrıca konuyla ilgili cumhuriyet savcılığına suç duyurunda bulunulduğunu kaydeden yetkililer, firmanın bundan sonra ihalelerden men edilmesinin de söz konusu olduğunu açıkladı. Yetkililer, şu anda toplu yemek tüketilen hastanelerden et numuneleri aldıklarını, kontrollerin sürekli devam ettiğini açıkladı. (CİHAN)
