AK Parti Konya Milletvekili Hüsnü Tuna, demokratik sistemde yargı erkenin yasama ile yürütme ile uyumlu çalışması gerektiğini belirterek, Türkiye'de yargı organlarının milletle ilgi ve irtibatının olmadığını söyledi.
Tuna, yapılacak düzenlemeyle yargı organlarında halkın seçtiği üyelerine temsil edilmesi gerektiğini ifade etti.
Tuna, yargının Türkiye'de devamlı olarak olumsuz yanlarıyla gündeme geldiğini ve problem ürettiğini vurguladı.
"Yargı Emir ve Görüşlerinize Hazır" isimli kitabında yargıda 1990 sonrasında yaşanan olayları anlatan Tuna, yargının içinde bulunduğu durumla ilgili Cihan Haber Ajansı'na değerlendirmelerde bulundu.
Tuna, Türkiye'de demokratik sistemin, insan haklarının, hak ve özgürlüklerin gelişimiyle ilgili çalışmalar yapılırken yargının bir kararıyla bütün gelişmeleri sekteye uğrattığına işaret etti.
Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu'nun (HSYK) yargının dizaynında önemli bir yerinin olduğunu ifade eden Tuna, bu kurumun normalde yargı sisteminin daha işletilmesi için düzenleme yapılmasıyla ilgili çalışması gerekirken, problem üretmek için çaba sarf ettiğini öne sürdü.
HSYK'nın görevini hakkıyla yerine getirmeye çalışan hakim ve savcıları tenzili rütbe ile görevden almaya çalıştığına işaret eden Tuna, Türkiye'nin bağırsaklarındaki mikrobu temizleme sürecine katkıda bulunan yargı mensuplarını cezalandırma teşebbüsü gündeme gelmesini eleştirdi.
Bu tür olumsuzlukların yargıyı devamlı olarak gündemde tuttuğunu kaydeden Tuna, hukukun ve adli mekanizmanın daha iyi işlediği, hukukun insan haklarına uygun, hak ve özgürlükleri koruyucu mahiyette çalışmalara dönüşmediği sürece bu olumsuzlukların devam edeceğini vurguladı.
YARSAV KALDIRILMALI!.
Yargıda yaşanan olumsuzlukların altında Yargıçlar ve Savcılar Birliği (YARSAV) isimli teşkilatın da önemli bir yerinin olduğunu öne süren Tuna, bu kuruluşun bugün çetecileri kollayan, gözeten yapılanma haline geldiğini iddia etti.
YARSAV'nın legal görüntüsüyle illegal oluşumları organize ettiğini öne süren Tuna, "Özellikle yasadışı işlere bulaşmış insanlar YARSAV'ın üyesi çıkıyor. AK Parti kapatma davasına katkıda bulunan çete üyeleriyle yargı mensuplarının belli mahfillerde birliktelikleri var. Dolayısıyla yargı içerisinde YARSAV ekibini, oluşumunu dağıtmadığımız müddetçe bu yasa dışı ilişkileri uzaklaştıramayacağımız demektir. Organizasyonu o yapıyor. Bugün Cumhurbaşkanın yargılanmasıyla ilgili bir karar veriyor. Bakıyorsunuz YARSAV üyesi. Ergenekon destek veriyor. Bakıyorsunuz YARSAV üyesi. YARSAV'ın ortadan kaldırılması gerekiyor." şeklinde konuştu.
HALKIN SEÇTİĞİ ÜYELER DE OLMALI
Tuna, demokratik sistemde yargı erkenin yasama ile yürütme ile uyumlu çalışmasının önemine işaret ederek, şunları söyledi: "HSYK'da milletin seçtiği üyelerde yer almalı. Hakimler verdikleri kararlarda millet adına karar verdikleri yazarlar. Halbuki milletle ilgili ve irtibatları yok. Kesinlikle yok. Bu aksaklıkların ve yanlışların düzeltilebilmesi için HSYK, Anayasa Mahkemesi gibi üst kurulların içerisinde halkın seçtiği yargıçlarında bulunması gerektiğini düşünüyoruz. Meclis tarafından seçilecek üyelerin Anayasa Mahkemesi ve HSYK'da olması gerektiğini düşünüyorum."
Tuna, yapılacak düzenlemeyle yargı organlarında halkın seçtiği üyelerine temsil edilmesi gerektiğini ifade etti.
Tuna, yargının Türkiye'de devamlı olarak olumsuz yanlarıyla gündeme geldiğini ve problem ürettiğini vurguladı.
"Yargı Emir ve Görüşlerinize Hazır" isimli kitabında yargıda 1990 sonrasında yaşanan olayları anlatan Tuna, yargının içinde bulunduğu durumla ilgili Cihan Haber Ajansı'na değerlendirmelerde bulundu.
Tuna, Türkiye'de demokratik sistemin, insan haklarının, hak ve özgürlüklerin gelişimiyle ilgili çalışmalar yapılırken yargının bir kararıyla bütün gelişmeleri sekteye uğrattığına işaret etti.
Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu'nun (HSYK) yargının dizaynında önemli bir yerinin olduğunu ifade eden Tuna, bu kurumun normalde yargı sisteminin daha işletilmesi için düzenleme yapılmasıyla ilgili çalışması gerekirken, problem üretmek için çaba sarf ettiğini öne sürdü.
HSYK'nın görevini hakkıyla yerine getirmeye çalışan hakim ve savcıları tenzili rütbe ile görevden almaya çalıştığına işaret eden Tuna, Türkiye'nin bağırsaklarındaki mikrobu temizleme sürecine katkıda bulunan yargı mensuplarını cezalandırma teşebbüsü gündeme gelmesini eleştirdi.
Bu tür olumsuzlukların yargıyı devamlı olarak gündemde tuttuğunu kaydeden Tuna, hukukun ve adli mekanizmanın daha iyi işlediği, hukukun insan haklarına uygun, hak ve özgürlükleri koruyucu mahiyette çalışmalara dönüşmediği sürece bu olumsuzlukların devam edeceğini vurguladı.
YARSAV KALDIRILMALI!.
Yargıda yaşanan olumsuzlukların altında Yargıçlar ve Savcılar Birliği (YARSAV) isimli teşkilatın da önemli bir yerinin olduğunu öne süren Tuna, bu kuruluşun bugün çetecileri kollayan, gözeten yapılanma haline geldiğini iddia etti.
YARSAV'nın legal görüntüsüyle illegal oluşumları organize ettiğini öne süren Tuna, "Özellikle yasadışı işlere bulaşmış insanlar YARSAV'ın üyesi çıkıyor. AK Parti kapatma davasına katkıda bulunan çete üyeleriyle yargı mensuplarının belli mahfillerde birliktelikleri var. Dolayısıyla yargı içerisinde YARSAV ekibini, oluşumunu dağıtmadığımız müddetçe bu yasa dışı ilişkileri uzaklaştıramayacağımız demektir. Organizasyonu o yapıyor. Bugün Cumhurbaşkanın yargılanmasıyla ilgili bir karar veriyor. Bakıyorsunuz YARSAV üyesi. Ergenekon destek veriyor. Bakıyorsunuz YARSAV üyesi. YARSAV'ın ortadan kaldırılması gerekiyor." şeklinde konuştu.
HALKIN SEÇTİĞİ ÜYELER DE OLMALI
Tuna, demokratik sistemde yargı erkenin yasama ile yürütme ile uyumlu çalışmasının önemine işaret ederek, şunları söyledi: "HSYK'da milletin seçtiği üyelerde yer almalı. Hakimler verdikleri kararlarda millet adına karar verdikleri yazarlar. Halbuki milletle ilgili ve irtibatları yok. Kesinlikle yok. Bu aksaklıkların ve yanlışların düzeltilebilmesi için HSYK, Anayasa Mahkemesi gibi üst kurulların içerisinde halkın seçtiği yargıçlarında bulunması gerektiğini düşünüyoruz. Meclis tarafından seçilecek üyelerin Anayasa Mahkemesi ve HSYK'da olması gerektiğini düşünüyorum."