Hafızaları tazelemek istediğini belirterek değerlendirmeler yapan Güler, 2002 yılında çok sıkıntılı bir Türkiye'nin olduğunu, bu dönemde bugün Başbakan olan Recep Tayyip Erdoğan'ın 6 kişilik ekip kurduğunu, kendisinin de ekipte araştırma-geliştirmeden sorumlu olduğunu ifade etti.
Güler, "Bu ekipli Uludağ'da bir araya gelerek kurulacak olan partinin tüzük ve programı hazırladık. Türkiye'deki temel sorunları belirledik. Bunların adalet ve kalkınma eksikliği olduğunda birleştik. Bu ikisini de ak yani yolsuzluk ile mücadele ve temizlik anlamına gelmesi için birleştirdik. Türkiye'nin sorunlarını ertelememsinde kara kıldık. Kıbrıs'tan tutun demokratikleşmeye kadar hiçbir sorunun ertelenmemesinde karar kıldık. İstanbul'da da böyle yapmıştık. Biz büyükşehir belediyesine geldiğimizde çöp patlamıştı Ümraniye'de. Sorunlar ertelendiği için böyle oluyordu." diye konuştu.
Zor sorunların kolay çözüm yolu olmadığı düşüncesini dile getiren Güler, şöyle konuştu: "Türkiye'de sorunsuz sorun çözülemez önemli sorunları çözmek için bazı sorunları göze almak gerekir. Eski zihin yapısı ile yeni sorunları çözemezsiniz. Bunun için kafa ve zihniyet değişikliği de yapmak gerekli. Biz parti kurulurken 13 ana başlık altında projelerimizi hazırladık. Bunların 300 de alt başlığı bulunuyordu. Bu 13 ana projeden biri ulusal uzlaşma ve toplumsal güven projesi adı ile bu Kürt sorununu, güneydoğu sorununu kapsıyordu. Bunun içinde işçi patron sorunu gibi yaşam kalitesinin artırılması gibi konular vardı. Kanun devletinden hukuk devletine geçiş ana proje içinde yer alıyordu. Yeni anayasa yapımı ana projeler içinde yer alıyordu. Engellilerin evde bakılması bin tarım gönüllü gibi projeler de ana projeler altındaki tali projelerin bazıları idi. Bunlar o gün vardı dolayısı ile CHP lideri Deniz Baykal'ın dediği gibi sonradan ya da birilerinin talimatı ile çıkmadı. Bu zaten bizim devlet anlayışımıza yakışmaz."
Taşın balyoz ile kırılabileceğini ama taşı kıranının ilk balyoz darbesi olmadığını ifade eden Güler, "Bugün gelinen nokta o gün yapılan çalışmaların bir sonucu. Ben üniversitede iken Apo da, İmralı'daki terörist de terörist başı da 'Site Talebe Yurdu'ndaydı. Tek bir kişi idi. Ama tik bir kişi adaletsiz bir ortamda Türkiye'yi sıkıntıya sokabilen bir terör örgütü haline gelebiliyor. Biz bataklığı kurutuyoruz böylelerinin çıkabileceği. Sonra bu terör sorunu aşağı yukarı 20 yıldır var bize ise 7 yıldır iktidardayız. Yani bu işin üçte birinde varız. Bizden öncekiler de bu iş için denediler ama onlarınki kağıt üzerinde kaldı. Bazı devlet teorileri var güçlü devlet zayıf halk ya da güçlü halk zayıf devlet gibi. Bunların ikisi de sakıncalı biz güçlü devlet güçlü halk teorisinden yanayız. Bu işler aslında Özal'ın başlattığı düşünce hürriyeti, inanç hürriyeti ve teşebbüs hürriyetine dayanmaktadır." şeklinde konuştu.
(CİHAN)
