Türkiye'nin her açıdan büyümesi ve gelişmesi için Anayasa değişikliğinin bir an önce hayata geçirilmesi gerektiğini ifade eden Başkan Başer, "Görülen o ki, yakında tarihi bir referandum süreci yaşayacağız. Bu referandumun anlamı kısaca şudur. Statüko devam mı edecek, yoksa Türkiye değişecek mi? Demokrasi az gelişmiş mi kalacak, yoksa standartları yükselecek mi? Türkiye küçük mü düşünecek, yoksa kendisine büyük hedefler mi belirleyecek? Bu milletin değişmez gibi görünen kaderi değişecek mi? Bu ülke zincirlerinden, prangalarından kurtulacak mı, yoksa böyle gelmiş böyle gider denilip ülke yerinde saymaya mahkum mu edilecek. Biz Türkiye'nin ayağındaki prangaları söküp almak için bu yola çıktık. Biz Türkiye'nin büyümesine engel teşkil eden o darbe Anayasasını demokratik ve özgürlükçü bir yapıya kavuşturmak için yola çıktık, Türkiye'nin tekrar tekrar ağır bedeller ödememesi, tekrar tekrar aynı acıları yaşamaması için Anayasa değişmeli dedik." diye konuştu.
Geçmişte bu ülkeyi kötü yöneten, kişisel ihtirasların esiri olan, şahsi kaygılarını ülke menfaatlerinin önünde tutan siyasetçilerin hataları yüzünden ağır faturalar ödendiğine dikkat çeken Başer, "Dağlarda askerimizi kaybettik, işkencelerde insanlık yitip gitti. Bu ülkenin yazarları, aydınları, entelektüelleri sinsi kurşunların hedefi oldu. Yoksulluğu adeta bu ülkenin kaderi haline getirdiler, boğazımıza kadar yoksulluğa, mahrumiyete gömüldüğümüz günler oldu. Milletin hazinesini yolsuzlukla, israfla, peşkeşle, sorumsuzlukla adeta yağmaladılar. Bu toprakların özünde bulunan kardeşliği, dayanışmayı, paylaşmayı, hoşgörüyü nifak tohumları ekerek, fesat tohumları ekerek tahrip etmeye çalışanlar oldu. Fazla geriye gitmeye gerek yok, şöyle 10 sene öncesine kadar gidelim. Yurt dışından 1 kuruş borç alacak itibarı kalmayan ülke haline getirmişlerdi bu ülkeyi. Kimlerin iktidarda olduğunu düşünün. Enflasyonun 3 haneli rakamlara ulaştığı günleri, hastane kuyruklarını hatırlayın. Bu ülkeye nice yıllar demokrasiyi çok gördüler, bu ülkeden özgürlükleri esirgediler, bu ülkeyi en temel insan haklarından, en temel insani hürriyetlerden bile mahrum bıraktılar. Toplumu sınıflara ayırmak istediler, milleti rengine, diline, kıyafetine, düşüncesine göre tasnif etmek istediler. Şu anda da yok mu Yine var, ama bu gün onlara karşı direnen bir Ak Parti iktidarı var." dedi.
