Partisinin Kayseri İl Teşkilatı'nda 'Nöbetçi vekil' uygulaması kapsamında vatandaşların sorunlarını dinleyen Elitaş, basın toplantısı gerçekleştirdi. Gündemdeki konuları değerlendiren Elitaş, anayasa değişikliğiyle ilgili olarak "Ya vekiller mecliste bunun gereğini yapar ya da anayasa değişikliğinin oylanmasından 60 gün sonra milletin kendisi, asiller yapar.'' dedi.
Anayasa değişikliği ile ilgili AK Parti'nin hukukçu milletvekillerinin ve komisyon başkanlarının uzun zamandır çalıştığını kaydeden Elitaş, Türk demokrasisini tıkayan parlamentonun, tüm siyasi partilerin kabul edebileceği, kamuoyunun da önemli bir destek içerisinde bulunacağı 8-10 maddelik bir anayasa değişikliği üzerindeki çalışmaların bitmek üzere olduğunu hatırlattı.
Elitaş, bugüne kadar 1982 Anayasası'nın bir darbe anayasası olduğunu 21. yüzyılda Türk milletine yakışmadığını, zorla giydirilmiş anayasa diye tabir edilen metnin Türk milletinin gelişmesinde, ilerlemesinde, muasır medeniyetler seviyesine çıkma hamlelerine engel olduğunu siyaset yapan herkesin söylemesine rağmen kimsenin değiştirmek için adım atmadığını vurguladı.
Aksine atılan adımlara da engel olunan bir sürecin yaşandığını dile getiren Elitaş, "Biz, daha önce ana muhalefet partisi CHP'nin Genel Başkanı Sayın Deniz Baykal'a teklif ettik. 'Gelin parlamentoda bir uzlaşma komisyonu kuralım, bugüne kadar yapılmış anayasa değişikliği görüşmelerine katkı sağlamış siyasi partilerin, odaların, baroların, TOBB'un, TÜSİAD'ın, MÜSİAD'ın bütün sivil toplum kuruluşlarının yaptığı önerileri ortaya koyalım. Bu uzlaşma komisyonunda bunu gerçekleştirelim' dedik. Ama maalesef ana muhalefet partisi kabul etmedi. Sürekli ön açıcı, uzlaşıcı bir tutum sergileyerek ardından minderden kaçmayı kendisine ilke edinmiş MHP de, 'gelin uzlaşma komisyonunu kuralım, atalım altına da imzaları ama bunu yeni dönem parlamentosu yapsın' diyor. Milletin aklıyla, duygularıyla kimsenin alay etmeye hakkı yok. Açık ve net söyleyin, dürüst olun. İfadelerinizi net olarak ortaya koyun. Deyin ki, 'Biz anayasa değişikliğine karşıyız, darbecilerin koyduğu bu anayasayla idare edilmekten memnunuz. Çünkü bizim varlık sebebimiz, bu anayasadaki çetrefilli maddelerin, her yöne çekilebilen elastiki maddelerin olması' Dürüstçe, mertçe deyin. Ama bunu söylemiyorlar.'' dedi.
"BAYKAL'IN GEÇİCİ 15. MADDEYİ TEK BAŞINA GETİRİN ISRARI"
CHP Grup Başkanvekilleri Kemal Kılıçdaroğlu ile Hakkı Süha Okay'la yaptıkları görüşmelerde, Anayasa'nın geçici 15'inci maddesinin kaldırılmasını teklif ettiklerini, kendilerinin de, 'Haklısınız, darbe heveslilerinin önünü keselim. Ama anayasada darbe heveslilerinin iştahını kabartan maddeleri de ortadan kaldıralım. Demokrasiyi taçlandıralım, standardını yükseltelim.' dediğini hatırlatan Elitaş, " Gün o gün. Pazartesi günü konuyla ilgili hukukçu arkadaşlarımız, parlamentoda grubu bulunan siyasi partilerden randevularını aldılar, onlarla görüşecekler. Ama şu anda Baykal yine minderden kaçıyor, 'geçici 15'inci maddeyi tek başına getirin' diyor.'' dedi.
Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu(HSYK)'nun üye sayısının artırılması ve TBMM'nin üyelik için aday göstermesi önerisini eleştiren CHP Lideri Baykal'a sert çıkan Elitaş, HSYK'nın üye sayısının 21'e çıkarılmaya çalışılmasının amacının, yargı bağımsızlığını ve tarafsızlığını artırıcı yönde etkisinden başka bir şey olamayacağını söyledi.
"HSYK'ya, TBMM tarafından hâkim ve savcılar içinden seçilecek 3 adayın tespit edilmesinin, yargı bağımsızlığına ve tarafsızlığına ne gibi olumsuz bir katkı sağlayabilir" diyen Elitaş, "Siyasetçinin itibarını düşürmek için elinizden gelen çabayı gösteriyorsunuz. Türkiye siyasetçiler eliyle, anayasa çerçevesinde yönetilen bir ülkedir, öyle bir sistemi vardır. Devleti siyasetçiye teslim edeceksiniz, ama parlamento tarafından, milletin temsilcileri tarafından HSYK üyelerinin seçilmesine karşı çıkacaksınız. Niye? Oraya siyaset bulaşırmış. Siyaset bulaşmak ne demek, Allah aşkına? Bir siyasetçinin bunu söylemesi kadar zafiyet olabilir mi? Siyaset, insanların mutluluğunu, huzurunu, refahını artırabilmek için yollar aramak demektir. Eğer kendileri siyaseti insanları kandırmak olarak görüyorlarsa, siyaseti nabza göre şerbet vermek olarak görüyorlarsa, siyaseti sadece insanları ve günlük olayları değerlendirmek, o güne uygun olarak konuşmak olarak görüyorlarsa, seçimden önce çarşaf açılımı yapıp, seçimden sonra çarşaf yırtmak gibi ülkenin şartlarını farklı yollarda değerlendiriyorlarsa, o zaman Sayın Baykal'la bizim siyasetimizin yan yana gelmesi, aynı yolda gitmesi mümkün değil.'' diye konuştu.
"SAYIN BAYKAL'A AK PARTİ'NİN KAPATILMASINI MI İSTİYORSUNUZ DİYE SORMAK LAZIM"
Siyasi parti kapatılmasıyla alakalı anayasa değişikliğinde de CHP Genel Başkanı Deniz Baykal'ın takındığı tavır ve söylemleri eleştiren Elitaş, "Anayasa değişikliği yapalım diyoruz, Sayın Baykal 'birlikte getirmeyelim' diyor. 'Eğer bundan sonra o değişiklik yapılırsa, bir siyasi partinin kapatılması imkânsız hale gelir, AK Parti ile ilgili kapatma davası artık gerçekleşemez' diyor. Sayın Baykal'a sormak gerekir, yani siz AK Parti'nin milletin gönlündeki yerini politikalarınızla yok edemeyeceğinizi düşünüp de acaba demokratik olmayan yollarla AK Parti'nin kapatılmasını arzu mu ediyorsunuz.'' diyerek tepkisini dile getirdi.
Önemli meseleler tartışıldıkça, insanların maskelerinin altındaki, demokratik olmayan gerçek yüzlerinin de ortaya çıktığını belirten Elitaş, sosyal demokrat olduğunu iddia eden bir partinin, düşünce ve ifade özgürlüğünün en temel unsur olması gereken bir siyasi partinin, başka bir partiyle ilgili kapatma davası açılamayacağıyla ilgili sıkıntılarını milletin takdirine bıraktığını ifade etti.
12 Eylül'de kendisini Zincirbozan'da misafir eden zihniyeti savunan Baykal ile 12 Mart'ta yapılan müdahalede, şapkasını alıp gitmeden, dik duran Ecevit'i aynı teraziye koymanın mümkün olamayacağını dile getiren Elitaş, "Bu Sayın Ecevit'in ruhaniyetine saygısızlık olur.'' diye konuştu.
Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Aytaç Durak'la ilgili de açıklamalarda da bulunan Elitaş, internette MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin 29 Mart yerel seçimleri öncesindeki açıklamalarından bazı bölümlerin dolaştığına dikkati çekerek, sözlerini şu şekilde tamamladı: "29 Mart seçimlerinden önce Sayın Bahçeli, 'Bütün yalanlara rağmen, bütün iftiralara rağmen, aklıyla, bilgisiyle, tecrübesiyle MHP'yi şereflendirecek Aytaç Durak'la birlikte Adana 5. dönemini yaşayacak' diyor. Aradan daha bir sene geçti. Bütün olumsuzluklara rağmen, bütün iddialara rağmen, sadece oyunu artırmak heves ve heyecanıyla, dosyaları bilmelerine rağmen, o şahsı partilerine sokarak, partilerini şereflendirmişler. İşin enterasan tarafı, Aytaç Durak'ı şereflendirmiyorlar, Aytaç Durak, MHP'yi şereflendiriyor. Ne kadar acı. Arkasından da Sayın Bahçeli, bir erdem örneği göstererek, 'derhal partimizden istifa etmelidir' diye buyuruyor."
CHP Grup Başkanvekili Kemal Kılıçdaroğlu'nun 'genel af' konusunu ortaya attığını, daha sonra da özür dilediğini belirten Elitaş, bu konuda partilerinde hiçbir çalışma olmadığını söyledi. Elitaş, ''Apo canisiyle ilgili af, aklımızın ucundan kesinlikle geçmez, mümkün de değil. Zaten Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi ile Türkiye'deki iç hukuk, Apo'nun yeniden yargılanmasıyla ilgili kısmı tamamen kapatmış, bitmiş, mümkün değil bu iş.'' açıklamasında bulundu.
(CİHAN)