Demokratik ve sivil bir anayasaya şiddetle ihtiyaç duyulduğunu belirten Güleş, yaptığı açıklamasında şu ifadeleri kullandı: "Türkiye, Anayasa'da yazdığı gibi uygulamalarda da demokratik, laik ve sosyal bir hukuk devleti olduğunda, tüm kurum ve kuruluşlar da buna göre davrandığında yasa dışı müdahalelerin önü kesilecektir. Bu nedenle, Türkiye'nin demokratikleşmesi, antidemokratik uygulamalardan tümden arındırılması, her kurumun yasalarla belirlenen görevlerinin dışında kendisine rol biçmemesi açısından demokratik ve sivil bir anayasaya şiddetle ihtiyaç duyulmaktadır."
İnsanların bu sıkıntıları bir daha yaşamamaları için demokrasiye acilen ihtiyaç olduğunu aktaran Güleş, konuşmasına şöyle devam etti: "İnsan haklarının sonuna kadar savunulduğu ve uygulandığı, kişi hak ve özgürlüklerinin teminat altına alındığı, korku toplumu değil, özgür bir toplumun hedeflendiği, insanların insan olmalarından kaynaklanan kazanımlarının bir ulufe gibi dağıtılmadığı, keyfi isteyenin de bunu engellemediği medeni bir toplum olma özlemimiz, ancak dayatmalardan kurtulmakla ve tam demokrasiyle mümkün olacaktır."
Geçmişte yaşanan hadiselerden ders çıkarılması gerektiğine dikkat çeken Güleş, "Geçmişte yaşadığımız acı tecrübeler, demokrasinin kesintiye uğradığı ara dönemler ve özgürlüklerin kısıtlandığı, insanların sebepsiz yere yargılandığı karanlık günlerin yerini aydınlık günlerin alması için tüm yasaların demokratik bir şekilde düzenlenmesinin yanında, tüm kurumların da yasada belirlenen çerçevedeki görevlerini yapmaları esas olmalıdır. Bu duygularla, 27 Mayıs darbesini, demokrasi ve özgürlük mücadelesindeki azmimizi yitirmeden bir kez daha ibretle anıyor, demokrasi şehitlerimizi de rahmetle yad ediyoruz." dedi.