AKTİSAD tarafından Çınar Otel'de düzenlenen iftar yemeğinde yaklaşık 300 kişi bir araya geldi. İftara AK Parti Tokat Milletvekili Dilek Yüksel, Tokat Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Ahmet Arat, Ticaret Borsası Başkanı Ahmet Çeltek, Esnaf Kredi Kefalet Odası Başkanı Ahmet Hamdi Aydoğan, Müftü Abdurrahman Koçak ile çok sayıda sivil toplum kuruluşu temsilcisi ve davetli katıldı.
Yemekte bir konuşma yapan AKSİAD Başkanı Hasan Urhan, Pakistan'da yaşanan sel felaketini hatırlatarak "Son günlerde kardeş Pakistanlıların çektiği acıyı Türkiye'deki herkesin yüreğinin derinliklerinde hissetmesi gerekiyor. Biz acılarımızı, hüzünlerimizi, kederlerimizi ve sevinçlerimizi paylaştık. Aradaki fiziki mesafe her ne olursa olsun, biz bugün de bir elin parmakları gibiyiz. Biz bugün de kardeşiz bugün de birbirimizin yanı başındayız. Kurtuluş Savaşı'nda Türkiye düşman kuvvetlerine karşı ulusal bir kurtuluş mücadelesi verirken Pakistanlı kardeşlerimiz o gün Hindistanlı Müslümanlar olarak dayanışma ruhu ile bizim yanımızda yer aldılar. Bizlerde Tokatlı işadamları olarak bu kardeşlerimizin sıkıntılarını hafifletme adına Kimse Yok Mu Derneği vasıtasıyla nakdi ve ayni yardımlarımızı gönderdik. İnşallah bu kardeşlerimiz biran önce bu sıkıntıdan kurtulurlar." dedi.
Gündeme dair konularda da görüşlerini açıklayan Urhan, "Önümüzdeki günlerde yapılacak olan referandumun siyasi olarak değerlendirilmemesi gerekir. Hangi parti olursa olsun ülke kalkınması adına, özgürlük adına, demokrasi adına atılacak bütün adımlara katkı sağlamak mecburiyetindeyiz. Bizler bu ülkede yaşayan bir vatandaş olarak ülkemizin aydınlık geleceği için son derece önemli saydığım bu referanduma kayıtsız kalmamın da mümkün olmadığını belirtmek istiyorum. Özgürlükleri ne kadar artırırsak İşsizliğimiz de o kadar azalacaktır. Toplum adına, ekonomi adına, demokrasi adına ve özgürlük adına referanduma taraf olmalıyız.
Sivil bir anayasayı reddetmenin sağlıklı bir izahı olamayacağını vurgulayan, "Bu konuda önemli koltuklarda oturanlar tarafsız olamazlar. Unutmayalım ki oluşacak bir krizin faturasını siyasetçiler değil; esnaf, sanayici, işadamı ve vatandaşlarımız birlikte ödeyecektir. İnşallah bu referandum, ülkenin kalkınması için bir adım olacaktır."
Referandumun partiler üstü bir mesele olduğuna dikkat çeken Urhan, "Siyasi görüşlerini bir yana bırakarak referanduma 'evet' demek, toplumun demokrasiyi özümsediğini ve kendi hakkındaki kararları kendisinin verebilme rüşdüne erdiğinin ispatı olacaktır. Bu bağlamda bütün STK'lara, işadamlarına ve bütün milletimize büyük bir sorumluluk düşmekte." diye konuştu.
12 Eylül'de sınırlı da olsa bir değişiklik için referanduma gitmenin ilk adımı olduğunu dile getiren Urhan, "Türkiye'nin kendi iç dinamiklerinden kaynaklanan değişim, bundan sonra iktidara gelmesi muhtemel bütün partilerden aynı değişimi talep edecektir. Muhalefet partilerinin referandumu iktidar-muhalefet polemiğine, rejim polemiğine kilitlemekten vazgeçip, toplumun ihtiyaçlarına cevap verecek konularda rekabete girişmesi daha gerçekçidir. Artan genç nüfus, yükselen eğitim seviyesi, toplumda hayat standartlarının yükselmesiyle birlikte, işsizlikten doğan paradoks iktidara talip olanlardan çok daha fazlasını istemektedir. Türkiye'yi yönetmeye talip olanların bundan sonra sürekli yükselen beklentilerle karşı karşıya kalacağı açıktır. 12 Eylül'de yapılacak referandum, halkın seçtiklerinin gerçek anlamda iktidar olabilmesi için ilk ve önemli bir adımdır." açıklamalarda bulundu.
