Albay Eryaşa, Hasdal Askeri Cezaevi’nde kötü muamele yapıldığı imasında bulunarak, “Avukatımla telefonda görüştürmüyorlar. AYİM’ye dava açtık, sonuç alamadık. Maalesef AİHM’ye gitmek zorunda kalacağım” dedi.
Balyoz Harekat Planı kapsamında “İSTANBUL BÖLGESİ MÜZAHİR SB. VE ASTSB. LİSTESİ” başlıklı yazıda ismi bulunduğu iddia edilen, tutuklanacak bürokrat ve sivillerin sevk edileceği İmralı Adası bölgesinde keşif çalışması yaptığı öne sürülen Deniz Kıdemli Albay Mehmet Koray Eryaşa, Hasdal Askeri Cezaevi’nden gönderdiği mektupta şöyle yazdı:
“21 Eylül 2011’den beri tutukluyum. Hakkımda iddia edilen suçlamaların doğru olmadığını, Türkiye Cumhuriyeti arşivlerinden çıkarılan, her sayfası resmi mühürlü 41 sayfa belge ve Donanma Komutanlığı Askeri Savcılığı’nın kanunlara uygun olarak hazırladığı 397 sayfalık bilirkişi raporuyla ispatladım. Tutukluluğum sürecinde en büyük sıkıntım avukatımla telefon ile görüşmeme müsade edilmemesidir. Hadımköy Askeri Hapishanesi’ne sevk edildiğimden beri avukatımla telefon görüşmesi yapamıyorum. 5275 Sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun, 114. madde 5. fıkrasında ‘Tutuklunun müdafii ile haberleşmesine ve kurum düzeni çerçevesinde temas ve görüşmelerine hiçbir surette engel olunamaz ve kısıtlama konulamaz’ hükmü son derece açıktır. Çok basit bir soru için dahi avukatımın hapishaneye gelmesi gerektiği gibi çağdışı ve akıl almaz uygulama ileri sürülmektedir. Konu birkaç kişi tarafından Askeri Yüksek İdare Mahkemesi’ne (AYİM) dava açılarak gündeme getirilmiş olsa da kanunların üstünlüğü çiğnenerek reddedilmiştir. Ben de bu konuyla ilgili olarak AYİM’e başvurdum. Olumlu bir cevap alamayacağımı ve konuyu maalesef AİHM’ye taşımak zorunda kalacağımı biliyorum.
İşkence korkusu
Gazeteci Nedim Şener ve Ahmet Şık serbest bırakıldı. Onların ifadeleri ile yakınlarınn da nasıl işkenceye maruz bırakıldıklarını öğrendiniz. Ben ailemin böyle muamelelere maruz kalmasına razı olmadığım için eşim ancak iki kere görüşe gelebildi ve bir daha gelmesini istemedim. Küçük kızımı 6 Kasım 2011’den beri görmüyorum. Ancak haftada bir gün telefonla konuşabiliyorum.”
Şener ne anlatmıştı?
Nedim Şener tahliye olduktan sonra eşiyle birlikte bir televiyozyon programına katılmıştı. Şener’in eşi Vecide Şener, görüşe gelen kızının eteğinin üzerindeki metal düğmeler nedeniyle kızına eteğinin çıkarttırıldığını anlatınca Nedim Şener gözyaşlarına boğulmuştu. Dava kapsamında sağlık sorunları nedeniyle tahliye edilen Doğan Yurdakul’un cezaevindeyken kızının görüşe geldiğini anlatan Nedim Şener de “Bunu anlattığım için Doğan Yurdakul’dan çok çok özür diliyorum. Ziyaret öncesi kızından sütyenini çıkarmasını istemişler. Kız üzerindekini kaldırarak sütyensiz olduğunu gösteriyor” sözleriyle yaşananları anlatmıştı..MUSA KESLER - Milliyet