Bursa'ya hoş geldiniz diyerek sözlerine başlayan Vali Harput ise, kente olan ilgisinden dolayı Siebert'a teşekkür etti. Harput, şunları söyledi: "Bursa'ya gelmekle çok iyi yaptınız. Bursa takip edilmeye değer bir şehir. Bursa'nın sahip olduğu zenginliklerin organize bir şekilde değerlendirilmesi Bursa'ya yeni bir dinamizm kazandırdı. Bursa sanayileşmeye kadar kendi içinde klasik bir Bursa idi, ancak sanayileşme ile bir patlama yaşadı. Bursa'da 107 tane Alman sermayeli şirket var. Bursa'nın çok köklü bir sanayisi var. Ta Osmanlı'ya dayanıyor. Bu gün ise artık sanayileşmeye paralel olarak turizm, enerji ve hizmet sektöründe yeni bir hareket başlattık."
Başlatılan yeni hareketin Bursa'ya olan ilgiyi artırdığının üzerinde duran Vali Harput, konuşmasını şöyle devam ettirdi: "Bursa Dünya'nın en şanslı şehirlerinden biri. Bir tarih, bir sanayi, turizm ve termal şehri. Aynı zamanda bir tarım şehri. Bütün bu değerleri birlikte düşünüp toptan değerlendirerek Bursa'ya dolayısıyla Türkiye'ye katkı sağlamaya çalışıyoruz. Bursa artık sanayiye doydu. Yeni yatırım alanımız turizm yönünde olacak. Bursa'yı termal turizm şehri yapmak için çalışmalar yürütüyoruz."
Bursa'nın Dünya'da hiçbir şehirle kıyaslanamayacak kadar güzelliklere sahip olduğuna değinen Vali Harput, "Çünkü Bursa tarihi, doğası, zengin tarım ürünleri, sıcak suları, şelaleleri, yaylaları, Uludağ'daki çeşit çeşit bitkileri ile çok farklı güzellikleri bir arada bulunduruyor. Uludağ'ın öyle bir havası var ki buraya gelen 15-20 günde gençleşip gidiyor." ifadesini kullandı.
Thomas Siebart, yapılan röportajın Der Tagesspiegel Gazetesi'nin yanı sıra, Arap ülkelerinde İngilizce olarak çıkan The National gazetesinde de yayınlanacağını ifade etti.
