Carnagie Endowment adlı düşünce kuruluşunda Türkiye uzmanı olarak görev yapan Barkey, DTP'nin kapatılmasını ve demokratik açılım sürecini Cihan'a değerlendirdi. Tokat'ta 7 askerin şehit edildiği saldırıyı eleştiren Barkey, "Bu saldırı kötü bir olay oldu. Bu, açılıma yapılan en büyük darbe bence. Bunun emrini kim niye verdi bilemeyeceğim. 1993'te de ayrı şey olmuştu, 33 er şehit edilmişti ve o da o zamanki açılımı kapatmıştı. Herhalde PKK'nın içinde savaşın devam etmesini isteyen elemanlar olduğunu düşünüyorum." dedi.
1993'te Turgut Özal'ın hükümet bile değilken böyle bir şeyi gerçekleştirmeye çalıştığını ancak şimdi Ak Parti'nin tek başına iktidar olduğunu kaydeden Barkey, şunları söyledi: "Bu sefer açılım çok daha ciddi. Bu kadar kolaylıkla açılımın kapatılacağını zannetmiyorum. Tabii DTP'nin kapatılması bu açıdan çok kötü bir olay. İkisinin (DTP'nin kapatılması ve Tokat'taki saldırı) bir araya gelmesi çok zor bir durum yaratıyor. Ama AKP'nin devam etmesi lazım. Yoksa halkın içinde, 'açılım savaşın sona ermesine, çocukların ölmemesine sebep verecek' diye büyük bir beklenti var. O beklenti çok önemli. Şimdi bu beklentiyi bir tarafa atmanın faturası bence çok yüksek olur. 16 sene içinde bakın kaç kişi öldü? Aynı şeyi yaşamak istiyor mu Türkiye? Zannetmiyorum."
"DTP'NİN KAPATILMASI BARIŞ İSTEMEYENLERİN EKMEĞİNE YAĞ SÜRDÜ"
Anaya Mahkemesi'nin DTP'yi kapatan kararını anlayamadığını söyleyen Barkey, şunları kaydetti: "Leyla Zana'nın DTP'ye üye olmasından bahsediliyor ve bu kapatma için bir sebep. Halbuki üye değil gördüğümüz kadarıyla. İki sene önce bir çoban olan, şimdi bir işçi olan bir kimsenin söylediği bazı şeyler yüzünden... O adamı da savcı bu adam DTP'nin ileri geleni diyor. Oysa adam DTP'nin ileri geleni değil. Peki iki sene içinde bunları çıkartamadınız mı, bunların araştırmasını yapmadınız mı? Ne yaptınız iki sene? İki sene içinde dosya oturdu, oturdu, oturdu; bir hafta içinde karar mı verildi? Tabii bir hafta içinde bütün bunlar incelenemez, ciddi bir şekilde konuşulamaz."
Kapatma sebebi olarak DTP'li yöneticilerin 'söylemleri'nin gösterilmesini de eleştiren Barkey, "Ahmet Türk'ün 'Aman lütfen silah alın etrafa ateş edin' diye bir sözü var mı? Yok. Sizin onu söylediğini bir şekilde ne ima ettiğini düşünüyorsunuz. Bu bir fikir ayrılığı bir dereceye kadar. Bu partinin kapatılması bence barış istemeyen sertlere çok yardım edecek, onların ekmeğine yağ sürmek gibi bir şey bu." dedi.
"HÜKÜMET AÇILIMIN ARKASINDA DURURSA ŞİDDET OLAYLARI BİTER"
DTP'nin kapatılması sonrası yaşanan şiddet olaylarını ve Muş'ta bir esnafın iki göstericiyi öldürmesi ile ilgili de değerlendirme de bulunan Barkey, "Böyle olaylar bir müddet devam edecek. İnsanların çok tedirgin, sinirli olduğu dönemlerde böyle olaylar maalesef olacak. Bu olayların ciddi olmadığını söylemek istemiyorum ama hükümetin yapması gereken şey, bu açılıma devam etmesi, mesaj yollaması. DTP kapatıldı, Reşadiye olayı gerçekleşti. Ama hükümetim bu açılımın içeriğinin önemli bir şey olduğunu ve buna inandığını ima eden bir şey söylemesi lazım. Bu açılımın arkasında durduğunu gösteren bir şey söylemesi lazım. Ancak bu şekilde bu şiddet ve gösterilerin önüne geçilebilir." ifadesini kullandı.
"HÜKÜMETİN EN BÜYÜK PROJESİ, BU PROJEDEN DÖNERSE MİLLET NİYE OY VERSİN?"
Hükümet hiçbir şey demezse, 'Tamam bu açılım buraya kadar geldi. Biz devamını getiremedik' mesajı yollayacağını dile getiren Barkey, şöyle devam etti: "Halbuki, bu açılımın başka bir önemi var hükümet açısından. Şimdiye kadar hükümetin yaptığı ve önerdiği en büyük proje bu. Diğer bütün büyük projelere nazaran, en büyük en zor proje bu. Eğer bu projeden dönerse, millet niye bu hükümete oy versin? Bir şekilde mağlup olduğunu kabul edecektir. Kendi açısından da bu açılıma devam etmesi gerekiyor. Yani AKP kendi geleceği açısından bunu yapması lazım."
"BAŞBAKAN HALKA DAHA ÇOK ANLATSIN"
Barkey, hükümetin şu noktada atması gereken adımlar konusundaki bir soruya da şu cevabı verdi: "Bence Başbakan'ın artık halka seslenmesi gerekiyor. En azından kendi söylemi açısından bir şeyler yapması lazım. DTP'nin yasaklanmayan milletvekilleri ile konuşup onların istifalarını geri çekmelerini sağlamlı. Başka bir parti olduğunu biliyoruz. Barış ve Demokrasi Partisi orada duruyor. Ufuk Uras onların grup kurmasına yardım edecek. Dolaysıyla, Başbakan PKK'yı kınayarak, Reşadiye katliamının ne kadar kötü olduğunu söyleyip yine de eski DTP'liler ile oturup, 'Lütfen geri dönün, biz beraber çalışacağız.' demeli"
DTP AÇILIMIN BİR PARÇASI OLMADI
DTP, CHP ve MHP'ye yönelik de eleştirilerde bulunan Barkey, şöyle konuştu: "Şimdiye kadar DTP bu açılımın bir parçası olmadı. Hükümet DTP'siz yapmaya çalıştı. Artık DTP ya da Barış ve Demokrasi Partisi'ni bu işin bir parçası yapması gerekiyor. Bu zor olacak. Maalesef Türkiye'de muhalefet, muhalefetin ne olduğunu anlamayan iki partiden oluşmuş durumda. Yani birisi siyah derse, adam beyaz diyor. Beyaz derse, siyah diyor. Bu muhalefet değildir."
CHP'nin demokratik açılımlarla ilgili daha önce ortaya koyduğu önerilere sırf muhalefet yapmak için sahip çıkamadığını öne süren Barkey, "Belki bu noktada Başbakan'ın halka seslenip, biraz da bu açılımın ne olduğunu anlatması lazım. Bu bir süreç zor bir süreç acı bir süreç. Bu sürecin başındayız. Bazen iki adım ileri atılacak bir adım geri, bazen iki adım geri. Ama önemli olan üç adım geri atılmaması." diye konuştu.
Barkey, hükümetin DTP'li milletvekillerinin katılması durumunda Barış ve Demokrasi Partisi'ni bu işin içine sokması gerektiğini vurguladı.
(CİHAN)