Sayımların Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından adrese dayalı olarak yapıldığını vurgulayan Arpacıoğlu, "Yerleşim birimlerinin nüfusları her yılın sonunda bu yöntemle belirleniyor. Yerel yönetimlere bütçeden verilen paylar da nüfusa göre veriliyor. 2011 yılı içinde yapılacak hizmetlerin nasıl ve ne kadar olacağı Ünye'de yaşayan insanların duyarlılığına bağlıdır." dedi.
Bütün belediyelerin nüfus sayılarını artırmak için çeşitli yol ve yöntemlere başvurduğunu hatırlatan Arpacıoğlu, şöyle devam etti: "Doğru bilgilere sahip olmayan vatandaşlar da nüfus kayıtlarını bulundukları yerlerden başka yerlere aldırarak farkında olmadan suç işliyor. Unutulmamalıdır ki, bir yerleşim merkezinin bütün ihtiyaçları o yerleşim merkezinin nüfus sayısına göre belirlenir ve ona göre de bütçeden pay aktarılır. Yani, genel idare tarafından verilen sağlık, eğitim, güvenlik gibi hizmetlerle, mahalli idare tarafından verilen altyapı, ulaşım, yol, su ve temizlik gibi hizmetler nüfus sayısına bağlıdır. Yapılacak olan okul, derslik, hastane, sağlık ocağı, karakol ve buralarda görev yapacak olan personel sayısı nüfus sayısına göre tespit edilir. Keza altyapı, su, yol, temizlik ve ulaşım hizmetlerini yürütmesi için belediyelere İller Bankası kanalı ile vergi gelirlerinden verilen pay da yine nüfus sayısına göre gönderilir." ifadelerini kullandı.
Hemşehrilerinin önceki yıllardaki sayımlara başka yerlerde katılmaları veya kayıtlarını başka yerlere aldırmalarının, hem Ünye'yi hem de Ünyelileri kamu hizmetleri noktasında olumsuz etkilediğine değinen Arpacıoğlu, bu sefer aynı şeylerin yaşanmasını arzu etmediklerini belirtti.
İnsanın nüfus kaydını yaşadığı yerden başka bir yerde göstermesinin hem hemşehrilerine ve yaşadığı kente, hem de kendisine kötülük anlamına geldiğini dile getiren Arpacıoğlu, "Ünye'de ikamet ettiği halde, nüfusunu başka yerde gösterenler, bu hizmetleri aynı şekilde almakla diğer insanların hakkını gasp etmektedir. Böyle bir davranış ahlaken ve vicdanen doğru olmadığı gibi, yasalarımıza göre de suçtur." uyarısında bulundu.
Vatandaşın oturduğu yerin dışında başka bir yeri ikametgâh olarak yazdırmasının 5490 Sayılı Kanun'un 68. maddesine göre para cezasını gerektirdiğini uyarısında bulunan Arpacıoğlu, "Böyle bir durumunda, para cezasının yanı sıra belediye hizmetlerinden mahrumiyet de söz konusu olacaktır. Çünkü kanunlara riayet etmeyen ve hemşehrilik vazifesini yerine getirmeyenlere karşı yaptırım uygulanmaması, yasalara uyan ve hemşerilik vazifesini yerine getiren diğer insanlara karşı haksızlık olacaktır." şeklinde konuştu.