Bakırköy 2. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesi'nce adliyenin konferans salonunda yapılan duruşmaya, tutuklu çocuk sanık E.Ç. katıldı.
Maktul çocuğun annesi Gülhan Ünlü ve babası Cüneyt Çağlayan'ın da aralarında bulunduğu 5 müşteki ve 4 mağdur ile taraf avukatlarının da katıldığı duruşmaya, kapalılık ve gizlilik kararı olduğu için basın mensupları ve izleyiciler alınmadı.
Duruşma, sanığın kimlik kontrolünün yapılmasının ardından savunmasının alınmasıyla devam ediyor.
Bu arada dava nedeniyle duruşma salonunun önünde ve koridorda geniş güvenlik önlemi alındı.
Duruşma öncesi adliye önünde açıklama yapan müşteki Gülhan Ünlü, aylardır bugünü beklediklerini, sanıkla yüz yüze geleceğini belirterek, olaya 4 kişinin daha iştirak ettiğini, bu kişilerin de tutuklanması gerektiğini söyledi.
Bu davanın sadece Atlas Çağlayan'la ilgili olmadığını dile getiren Ünlü, "Bütün çocuklarımızı korumak istiyoruz. Bir an önce yasanın çıkmasını istiyoruz. İnfaz kanununda değişikliklerin yapılmasını istiyoruz. Neden kaybettiğimiz evlatlarımız için gerekli olan yapılmıyor. Emsal karar istiyoruz. Hiçbir indirimin uygulanmasını istemiyoruz. Bu katillerin aileleriyle görüşmesini istemiyoruz. Biz çocuklarımızla görüşemiyoruz çünkü. Biz çocuklarımızın mezarına bakıyoruz." ifadelerini kullandı.
İddianame
Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan iddianamede, 14 Ocak'ta, Mehmet Nesih Özmen Mahallesi Emek Sokak'ta bulunan bir kafede iki grup arasında yaşanan tartışma sırasında suça sürüklenen çocuk (SSÇ) E.Ç.'nin, maktul Atlas Çağlayan'ı bıçakla yaraladığı ve Çağlayan'ın kaldırıldığı hastanede hayatını kaybettiği belirtiliyor.
İddianamede, Adli Tıp Kurumundan alınan raporda, E.Ç.'nin "kasten öldürme", "silahla tehdit" ve "6136 sayılı Kanun'a muhalefet etme" suçları yönünden işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılayıp davranışlarını yönlendirme yeteneğinin yeterince gelişmiş olduğu kaydediliyor.
İddianamede, Atlas Çağlayan'ın ölümünün kesici delici alet yaralanmasına bağlı kot kesisiyle birlikte iç organ yaralanmasından gelişen iç kanama sonucu meydana geldiği aktarılıyor.
Çağlayan'ın telefonunda yapılan incelemede E.Ç. ile daha önceden tanıştığına ve husumetlerinin olduğuna dair herhangi bir delilin bulunmadığına dikkati çekilen iddianamede, E.Ç.'nin telefonunda elinde silah olan birden fazla fotoğraf, tek başına silah fotoğrafları ve çakı fotoğrafının bulunduğu anlatılıyor.
E.Ç.'nin bıçakla 18 yaşını doldurmamış çocuk sayılan Çağlayan'ın hayati bölgeleri olan göğsüne ve kalbinin alt kısmına toplam 3 kez vurarak ölümüne neden olma eyleminin "nitelikli kasten öldürme" suçu kapsamında kaldığı değerlendirilen iddianamede, E.Ç.'nin olayda kullandığı bıçağın "6136 sayılı Kanun'a muhalefet etme" suçu kapsamında olduğu vurgulanıyor.
E.Ç.'nin tek eylemle birden fazla mağdura bıçak doğrultarak tehdit eylemini gerçekleştirdiği aktarılan iddianamede, bu kişinin silahtan sayılan bıçağı mağdurlar D.Ç, Y.O.O, T.U.A. ile R.O.'ya doğrulttuğu, "Sizi vururum, hepinizi delik deşik ederim. Sizi öldürürüm." şeklinde söz ve davranışlarının mağdurlar beyanıyla uyumlu tanık beyanları doğrultusunda "zincirleme silahla tehdit" suçu kapsamında kaldığı kaydediliyor.
İddianamede, E.Ç.'nin "çocuğa karşı kasten öldürme", "6136 sayılı Ateşli Silahlar Kanunu'na muhalefet etme" ve "zincirleme şekilde silahla tehdit" suçlarından toplam 13 yıl 6 aydan 21 yıl 7 ay 15 güne kadar hapisle cezalandırılması isteniyor.
AA