Kalifiye iş gücüne nerdeyse tüm dallarda ihtiyaç duyduklarını ifade eden Georg Kapsch, "Yabancılar Yasası daha, göç dostu olmalı. Avusturya'da yaşayan herkes çalışabilmeli- iltica talep edenler dâhil." dedi. İltica ile iş gücü göçünün birbirleriyle bağlantılı olduğunu vurgulayan Kapsch, şöyle konuştu: "İltica ederek ülkeye gelenlerin arasında da yüksek niteliğe sahip kişiler var. Biz bunlara nasıl davranıyoruz? Bekletiyoruz, bekletiyoruz ve bekletiyoruz, bazen yıllarca ve bu süre içerinde çalışmalarına izin vermiyoruz. Bu insanlar, hiç olmak istemedikleri bir duruma itiliyorlar. Bu insanlar, depresyona itiliyor ve bir potansiyel kaybediliyor. Ayrıca bu durum burada yerleşik insanların, ilticacıları hiç bir iş yapmayan, asalak kişiler olarak görülmesine neden oluyor. Ama bu doğru değil."
"DİL HUSUSUNDA BİZİM DE EKSİKLİKLERİMİZ VAR"
Avusturya'ya yerleşmek isteyenlerin uzun vadede Almanca öğrenmesi gerektiğine vurgu yapan Kapsch, "Fakat siz iyi eğitimli bir biyo-teknoloji uzmanını ülkeye gelmeden önce Almanca kursuna gitmesi için zorlayamazsınız. Bu tamamen anlamsız. Ayrıca bizde de büyük şirketlerde nihayet İngilizce konuşulmaya başlandı. Biz Avusturyalılar önce iğneyi kendimize batırmalıyız. Biz yabancı dil hususunda hiç de uzman değiliz." diye konuştu.
"Ülkeye göç eden insanların, hoş karşılandıklarını göstermek gerekir." diyen Georg Kapsch, hoş karşılanmayan bir kişinin uyum sağlamak istemeyeceğine vurgu yaptı. "İçişleri Bakanı Bu hoş karşılama görevini ne kadar yerine getiriyor?" sorusuna ise Kapsch, "Beni yanıt vermekten muaf tutun." ifadesiyle kaçamak cevap verdi.
Yabancıları hedef alan seçim kampanyalarının, Avusturya'nın sanayi bölgesi olarak cazibesinin azaltmasında büyük etkilerinin olduğunu söyleyen Kapsch, "Göçmenlere karşı temel bir olumsuz tutum olan bir ülkeye kim gitmek ister? Yüksek kalifiyeye sahip birinden, memnuniyetle ülkemize gelmesini bekleyemem. Burada büyük eksikliklerimiz var." dedi.
Önceki hükümetlerin uyguladıkları politikanın kesinlikle 'ekonomi dostu' bir politika olmadığını söyleyen Kapsch şu açıklamalarda bulundu: "Daha önce Jörg Haider'in de yaptığı gibi, Strache ve FPÖ'nün bu konuyu suiistimal ettiğini biliyoruz. Şimdi diğerleri de bu konuya atlayarak, Strache'ye karşılık vereceğini zannediyor. Fakat onlar da bunu, konuya olumlu değil, olumsuz anlam yükleyerek yapabileceklerini düşünüyor. Lakin bu böyle yürümez."
"GÖÇMENLERE KARŞI AVUSTURYALILARIN TUTUMU DEĞİŞMELİ"
Ayrıca Kapsch, göçmenlere karşı Avusturyalıların tutumunun ve Yabancılar Yasasının değişmesi gerektiğini kaydetti. Kota sisteminin kaldırılması durumunda üçüncü ülkelerden göçün artacağı argümanının yersiz olduğunu da dile getiren Kapsch, "Nihayetinde, son AB genişlemesi de göçmen sayısında bir patlamaya neden olmadı. Slovakya'da kendini rahatta hisseden bir Slovak neden Avusturya'ya gelsin? Bizim sorunumuz daha çok, birçok ülkeden insanın artık ülkemize gelmek istememeleri. Onlar, doğrudan İngiltere veya ABD'ye gidiyorlar, çünkü birincisi orada daha çok kazanıyorlar, ikinci olarak da orada bizden daha hoş karşılanıyorlar." şeklinde ifadelerde bulundu.
Yüksek kalifiyeli kişilere doğrudan oturum izni verilesi ve bunun sınırsız olması gerektiğini belirten Kapsch, güvenlik konusunun göç konusundan ayrılması gerektiğini de söyledi. Kapsch, "Bizim göçmenlerle olan sorunumuzun hırsızlıktan kaynaklandığı düşünmek büyük bir yanılgı." dedi.
Düşük niteliklere sahip ebeveynlerin çocuklarını eğitim sistemi içerisinde desteklemede, Avusturya'nın büyük sorunları olduğu görülüyor. Bu özellikle göçmen ailelerini etkiliyor, zira geleneksel iş göçü, talep doğrultusunda vasıfsız işçilerden oluşuyordu. Bu konuda "İki sınıflı göçmen tabakasının oluşması nasıl önlenebilir?" sorusunu ise Kapsch, "Bu sadece eğitim sistemiyle aşılabilir. Viyana'daki bazı okullardan mezun olanların durumunu biliyoruz. Gerçekte, Avusturya'da yüz binin üzerinde okuma yazma bilmeyen var. Gerçi okuyorlar, fakat okuduklarının manasını anlamıyorlar ve bunlar sadece göçmen kökenliler değil." şeklinde yanıtladı. (CİHAN)