Rus haber ajansı Ria Novosti'nin Azerbaycan siyasi uzmanı İlgar Velizade, Moskova'nın Yukarı Karabağ'ın gelecekteki statüsü için garantör olması gerektiğini söyledi. Tarihte buna benzer gelişmeleri hatırlatan uzman, Nahçıvan'la ilgili Sovyet Rusya'sı ve Türkiye arasında yapılan ikili anlaşmayı örnek gösterdi.
Cihan Haber Ajansı'na açıklamada bulunan Velizade, "Bugün Rusya'nın Yukarı Karabağ'ın gelecekteki statüsüyle ilgili garantör ülke olma şansı var. Bu da Rusya'nın ortakları sayılan Azerbaycan ve Ermenistan'ın işine gelebilir. Bu durum Rusya'nın da çıkarına. Çünkü Rusya eski Sovyet coğrafyasında eski ve en zor ihtilafların çözümü açısından ciddi potansiyele sahip. Tarihte bunun örnekleri var. 16 Mart 1921'de Sovyetler Birliği ile yeni kurulan Türkiye Cumhuriyeti arasında 'Dostluk ve Kardeşlik Anlaşması' imzalandı. O yıllarda Azerbaycan'a ait Nahçıvan Özerk bölgesinin statüsü Ermenistan ve Azerbaycan arasında tartışma konusu olmuştu. Türkiye devreye girerek Nahçıvan'ın statüsüne dolaylı garantör oldu. Bu da anlaşmada belirtildi." dedi.
RUSYA'NIN GARANTÖR OLMASI TÜRKİYE'NİN DE YARARINA
Azeri uzman Velizade, Yukarı Karabağ'ın gelecekteki statüsünün garantörlüğüne Moskova'nın soyunmasının Ankara'nın da yararına olabileceğini savundu. Velizade, "Bu gelişmenin ardından Türkiye de Ermenistan'la olan sorunlarını hiçbir koşul olmaksızın -tabii ki, Yukarı Karabağ sorunun çözümüyle ilgili koşul istisna olmak üzere- çözmeye başlayabilir. Böylece Rusya, Azerbaycan, Ermenistan ve Türkiye Kafkaslardaki yeni siyasi oluşum süreçlerinin ortak oyuncuları olabilirler." yorumunda bulundu.
Azerbaycan'ın Rusya ile enerji alanında işbirliğine gitmesinin Yukarı Karabağ sorununda destek arayışı olduğunu kaydeden Velizade, "Gürcistan'da yaşanan savaş bölgeyi olumsuz etkiliyor. Kimse yeni bir savaş istemiyor. Azerbaycan Rusya'nın desteğini alma çabasında. Moskova'nın Erivan'a bir miktar baskı yapması sorunun çözümünü kolaylaştırır." dedi.
ALİYEV HİÇ BU KADAR İYİMSER KONUŞMAMIŞTI
Bakü'de yapılan Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev ve Rusya Devlet Başkanı Dmitri Medvedev'in ortak basın toplantısında iyimserlik hakim olduğunu kaydeden Azeri uzman, "Azeri lider, şimdiye kadar görülmedik şekilde Karabağ sorunuyla ilgili iyimser konuştu." dedi.
Sorunun çözümüyle ilgili katkılarından dolayı Medvedev'e teşekkür eden Aliyev'in tutumunu anlatan Velizade, "Aliyev, Yukarı Karabağ sorunun Azerbaycan'ın toprak bütünlüğü ve uluslararası hukuk çerçevesinde çözülmesini istiyor. Aliyev görüşme sürecinin nihai aşamasına ulaştığını ve tarafların çözüm yollarına çıkabildiklerini anlattı. Altını çizerek belirtmek gerekiyor ki, şimdiye kadar Aliyev böyle iyimser konuşmamıştı. Bu iyimserliği Medvedev de paylaştı. Bu da görüşme sürecinin en önemli siyasi gelişmesi. Çeşitli kaynaklara göre yıl sonuna kadar işgal altındaki beş bölge Azerbaycan'a iade edilebilir. Kelbecer ve Laçin Koridoru ile ilgili görüşmeler bir müddet daha devam edebilir. Daha sonra da Yukarı Karabağ'ın statüsü gündeme gelebilir." dedi.
Cihan Haber Ajansı'na açıklamada bulunan Velizade, "Bugün Rusya'nın Yukarı Karabağ'ın gelecekteki statüsüyle ilgili garantör ülke olma şansı var. Bu da Rusya'nın ortakları sayılan Azerbaycan ve Ermenistan'ın işine gelebilir. Bu durum Rusya'nın da çıkarına. Çünkü Rusya eski Sovyet coğrafyasında eski ve en zor ihtilafların çözümü açısından ciddi potansiyele sahip. Tarihte bunun örnekleri var. 16 Mart 1921'de Sovyetler Birliği ile yeni kurulan Türkiye Cumhuriyeti arasında 'Dostluk ve Kardeşlik Anlaşması' imzalandı. O yıllarda Azerbaycan'a ait Nahçıvan Özerk bölgesinin statüsü Ermenistan ve Azerbaycan arasında tartışma konusu olmuştu. Türkiye devreye girerek Nahçıvan'ın statüsüne dolaylı garantör oldu. Bu da anlaşmada belirtildi." dedi.
RUSYA'NIN GARANTÖR OLMASI TÜRKİYE'NİN DE YARARINA
Azeri uzman Velizade, Yukarı Karabağ'ın gelecekteki statüsünün garantörlüğüne Moskova'nın soyunmasının Ankara'nın da yararına olabileceğini savundu. Velizade, "Bu gelişmenin ardından Türkiye de Ermenistan'la olan sorunlarını hiçbir koşul olmaksızın -tabii ki, Yukarı Karabağ sorunun çözümüyle ilgili koşul istisna olmak üzere- çözmeye başlayabilir. Böylece Rusya, Azerbaycan, Ermenistan ve Türkiye Kafkaslardaki yeni siyasi oluşum süreçlerinin ortak oyuncuları olabilirler." yorumunda bulundu.
Azerbaycan'ın Rusya ile enerji alanında işbirliğine gitmesinin Yukarı Karabağ sorununda destek arayışı olduğunu kaydeden Velizade, "Gürcistan'da yaşanan savaş bölgeyi olumsuz etkiliyor. Kimse yeni bir savaş istemiyor. Azerbaycan Rusya'nın desteğini alma çabasında. Moskova'nın Erivan'a bir miktar baskı yapması sorunun çözümünü kolaylaştırır." dedi.
ALİYEV HİÇ BU KADAR İYİMSER KONUŞMAMIŞTI
Bakü'de yapılan Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev ve Rusya Devlet Başkanı Dmitri Medvedev'in ortak basın toplantısında iyimserlik hakim olduğunu kaydeden Azeri uzman, "Azeri lider, şimdiye kadar görülmedik şekilde Karabağ sorunuyla ilgili iyimser konuştu." dedi.
Sorunun çözümüyle ilgili katkılarından dolayı Medvedev'e teşekkür eden Aliyev'in tutumunu anlatan Velizade, "Aliyev, Yukarı Karabağ sorunun Azerbaycan'ın toprak bütünlüğü ve uluslararası hukuk çerçevesinde çözülmesini istiyor. Aliyev görüşme sürecinin nihai aşamasına ulaştığını ve tarafların çözüm yollarına çıkabildiklerini anlattı. Altını çizerek belirtmek gerekiyor ki, şimdiye kadar Aliyev böyle iyimser konuşmamıştı. Bu iyimserliği Medvedev de paylaştı. Bu da görüşme sürecinin en önemli siyasi gelişmesi. Çeşitli kaynaklara göre yıl sonuna kadar işgal altındaki beş bölge Azerbaycan'a iade edilebilir. Kelbecer ve Laçin Koridoru ile ilgili görüşmeler bir müddet daha devam edebilir. Daha sonra da Yukarı Karabağ'ın statüsü gündeme gelebilir." dedi.