15 Şubat 2026
Altın 7075.06
BIST 12433.5
Dolar 43.7242
Euro 51.9199
Sterlin 59.5847
Ankara 5°C

"Azınlıkların Hakkı Sorgulanamaz!!"

"Azınlıkların Hakkı Sorgulanamaz!!"
Diyanet Vakfı'nın, Medeniyetler İttifakı Projesi kapsamında gerekleştirilecek bir dizi konferanslarından biri de geçtiğimiz gün Belçika Diyanet Vakfı'nda gerçekleştirildi.

Diyanet Vakfı'nın, Medeniyetler İttifakı Projesi kapsamında gerekleştirilecek bir dizi konferanslarından biri de geçtiğimiz gün Belçika Diyanet Vakfı'nda gerçekleştirildi.

"Avrupa'da Çok Kültürlü Hayat ve Türkler" başlıklı panele, Türkiye'den Çukurova Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ali Osman Ateş, öğretim görevlileri Doç. Dr. Muhammed Yılmaz ve Doç. Dr. Abdullah Alperen konuşmacı olarak katıldı. Konuşmacılar, "İslam Tarihinde Birlikte Yaşama Tecrübesi" başlığı altında katılımcıların oldukça faydalandığı bir konferans gerçekleştirdiler. Belçika Diyanet İşleri Vakfı konferans salonunda gerçekleşen panele, Brüksel Bölgesi Devlet Bakanı Emir Kır ve Bölge Milletvekili Mahinur Özdemir de katıldı.

Kuran-ı Kerim tilavetiyle başlanan programda, açılış konuşmasını gerçekleştiren Belçika Diyanet İşleri Vakfı Başkanı Prof. Dr. Halife Keskin, bu programların 1 yıl önceden planlandığını ve bu şekil konferansların devam edeceğini belirtirken, panel tarihinin çok önemli bir zaman dilimine denk geldiğini ve bu önemin, Avrupa'da Müslüman vatandaşlara karşı yapılan haksızlıkların hızla arttığı bir dönem olmasından kaynaklandığını ifade etti. Avrupa'daki Müslümanların her geçen gün sıkıntılarına yeni sıkıntılar eklendiğini belirten Halife Keskin, Türkiye Cumhuriyeti'nin dünya ülkeleri arasında aldığı barışçıl rolün aksine, Avrupa ülkeleri barışı bozmak için çabalıyorlar dedi. Gündemde olan İsviçre'deki Minare yasağına da değinen Keskin, azınlık haklarının referanduma götürülmesinin bir hata olduğunu, 'hangi ülkede azınlıkların haklarını referanduma götürürseniz, böyle bir sonuç çıkacağı muhakkaktır' diyerek tepkisini dile getirdi. Din ve vicdan özgürlüğünün sorgulanmasının da baştan sona kadar yanlış bir şey olduğunu belirten Keskin, ancak İsviçre'deki yasağın tekrar düzeltileceğini tahmin ediyoruz, diyerek sözlerine devam etti. Halife Keskin, Belçika'daki Müslümanların durumuna da değinirken "Belçika'da da çeşitli gelişmeler oluyor. Camilerimizin Belçika devleti tarafından tanınması güzel bir olay; fakat tanınmalarına rağmen halen bazı zorluklar çekiyoruz. Gerçekleştirmek istediğimiz camii inşaatlarına, restorasyonlarına izin almakta zorluk çekiyoruz. Bunun yanında camilerimize imam getirmek istediğimizde vize işlemlerinde de sıkıntılar yaşıyoruz. Bu noktada bazı Türk asıllı vekillerimiz bize destek oluyor, onlara teşekkür ediyoruz. Bazı vekillerimiz de tam aksine hiç destek olmuyorlar. Seçim zamanı geldiğinde bu vekilleri sizlere şikâyet edeceğiz." dedi. Halife Keskin, Türkiye'nin din ve vicdan hürriyeti konusunda her geçen gün daha olumlu adımlar attığını, aynı adımları Avrupa'dan da beklediklerini vurgulayarak sözlerini tamamladı.

Brüksel Bölge Bakanı Emir Kır da gerçekleştirdiği kısa konuşmada, İsviçre'deki minare yasağını bir skandal olarak tanımlarken Belçika Irkçı Partisi Vlaams Belang'ın Belçika'da da böyle bir yasak istemesini de mantıksız bulduğunu aktardı. Minarelerin dinimizin bir sembolü olduğunu, din ve vicdanların sorgulanamayacağını ifade etti. Kendilerinin de bu hakları birçok yerde savunduklarını, bazı Belçikalıların "burada yaşıyorsanız bizim gibi olacaksınız" düşüncesinin de kabul edilemez bir düşünce tarzı olduğunu söyledi. Emir Kır, olumsuzlukların yanında Müslümanların ve yabancıların Belçika'da yine de birçok hak kazandıklarını anlattı. Bunların başında vatandaşlığa kolay geçişlerin gerçekleştiğini ekledi.

Misafir konuşmacılardan Doç. Dr. Muhammed Yılmaz da yaptığı konuşmada dünya üzerindeki farklı toplumlara dikkat çekerken, bunun Allah'ın bizlere yaptığı imtihanın bir parçası olduğunu ifade etti. Farklı toplulukların olmasına, "Allahın delaletindendir." diyen Muhammed Yılmaz, Kuran'dan ayetler ışığında konuşmalarına devam etti. Yılmaz, "Allah isteseydi bizleri tek bir millet, tek bir ümmet olarak yaratabilirdi. Farklılıklarımızın sebebi var, bunlar imtihandır" dedi. Muhammed Yılmaz, İslam dinindeki ifade özgürlüğünden de bahsederken, dinimizde zorlama olmadığından atalarımız, bünyelerinde yaşayan yabancı topluluklara baskı yapmamıştır, diyerek Osmanlı zamanındaki hoşgörüye işaret etti. Yılmaz "Bizim peygamberimiz hoşgörü insanıydı. Sahabeler de aynı şekilde. Bizler peygamber ahlâkını örnek alıyoruz." diyerek sözlerini noktaladı.

Adana Çukurova Üniversitesi'nden gelen diğer bir konuşmacı Doç. Dr. Abdullah Alperen ise, dinler arası diyaloğun öneminden bahsetti. Var olan sorunların çözümü için diyaloğun şart olduğunu belirten Alperen "Şu zamanlarda artan İslamofobi ile ancak diyalogla mücadele edebiliriz. Bu diyalog, zamanımızın gereğidir." dedi. Abdullah Alperen vatandaşlara seslenerek, ifrat ve tefritten kaçınarak Avrupa vatandaşı olan insanlarla iletişime geçmek gerektiğini belirtti. Avrupa'nın çok kültürlü yaşama yeni yeni alışmaya başladığını da aktaran Alperen, bu konuda Avrupa'nın hâlâ zorluklar çektiğini belirtti. Farklılıkları tanımak gerektiğini ve karşıdakini anlamak için de empatiyle hareket etmenin lüzumuna dikkat çekerek konuşmasına son verdi.

Çukurova Üniversitesi Dekanı Ali Osman Ateş ise yaptığı konuşmada Osmanlı tarihinden anekdotlarla hoşgörüyü, devlet politikası olarak belirleyen bir toplumdan geldiklerini ifade etti. Osmanlı padişahlarından Fatih Sultan Mehmet'in Bosna Hersek'i kuşatması sırasında oradaki bir kiliseye askerleri tarafından dokunulmaması için bir ahitname çıkarttığı, hatta o kiliseyi kendi askerlerinin koruduğunu da anlatan Ali Osman Ateş, bu hoşgörüye her zamankinden daha fazla ihtiyacımız var dedi.

YORUMLAR
YORUM YAZ
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Önceki ve Sonraki Haberler
Bunlar da İlginizi Çekebilir