05 Mayıs 2026
Altın 6619.01
BIST 14450.94
Dolar 45.2144
Euro 52.9133
Sterlin 61.0234
Ankara 12°C

Bahçeli'den süreç açıklaması

Bahçeli'den süreç açıklaması
Bahçeli, "(Terörsüz Türkiye) Örgütün tüm unsurlarıyla feshi ve silahların teslimini takip eden bu süreçte, bunun hukuki, siyasi ve vicdani ölçüler içinde açıkça değerlendirilmesi gerekir." dedi.

MHP Genel Başkanı Bahçeli, partisinin TBMM Grup Toplantısı'nda partililere hitap etti.

Türkiye'nin önündeki dönemi karşılamasında klasik yöntemlerin tek başına yeterli olmayacağına dikkati çeken Bahçeli, güvenlik tedbirleri, diplomatik temaslar veya ekonomik programların bütüncül bir yaklaşımla desteklenmesi gerektiğini vurguladı.

Bahçeli, dünyanın büyük bir değişim ve dönüşüm içinde olduğunu ifade ederek, şunları kaydetti;

Türkiye'nin önümüzdeki dönemi yalnız güvenlik tedbirleriyle, diplomatik temaslarla veya ekonomik programlarla karşılaması yeterli değildir. Dünya yeniden şekillenirken Türkiye'nin ihtiyaç duyduğu şey; bütün alanları aynı hedefe bağlayan kapsamlı millî seferberlik anlayışıdır. Geciktiremeyeceğimiz seferberlik; ekonomik, kültürel ve teknolojik seferberliktir.

Devlet Bahçeli, şöyle devam etti;

Ekonomik seferberlik; üretimin büyütülmesi, yatırım ortamının güçlendirilmesi, ihracat pazarlarının genişletilmesi, tarımda verimliliğin arttırılması, sanayide katma değerin yükseltilmesi, enerji güvenliğinin tahkim edilmesi ve müteşebbisin dünyaya açılmasıdır. Kültürel seferberlik; Türkiye'nin tarihi birikimini, dilini, sanatını, eğitim kurumlarını, yayıncılığını, dizilerini, sinemasını, mimarisini, şehir hafızasını ve insani diplomasi kabiliyetini daha etkili biçimde dünyaya taşımasıdır. Teknolojik seferberlik ise; savunma sanayiinde kazanılan özgüvenin yazılıma, yapay zekaya, siber güvenliğe, sağlık teknolojilerine, tarım teknolojilerine, enerji teknolojilerine, uzay çalışmalarına, ulaştırma sistemlerine ve dijital ekonomiye yayılmasıdır.

"Barış için çıktığımız bu kutlu yola baş koyduk"

Terörsüz Türkiye hedefinin burada ayrı bir yeri vardır. Terörün tasfiye edildiği, güvenliğin kalıcı biçimde sağlandığı, şehirlerin, fırsat alanlarının huzur iklimine kavuştuğu Türkiye'de kalkınma hamlesinin önündeki en büyük engellerden biri ortadan kalkacaktır. Bizler vatan sevdalısı Türk milliyetçileri olarak, barış için çıktığımız bu kutlu yola Allah'ın izniyle baş koyduk. Türk milliyetçiliği; kalabalıklarda atılan kuru sloganların, kürsülerde cilalanan kof nutukların, kalıplara hapsolmuş kör bir taassubun değil; karanlığı yaran kudretli bir şuurun tecellisidir. Bu şuur; vatana sınır, toprağa arazi, millete nüfus olarak bakmayanların anlayışıdır.

Türk milliyetçiliği; vatanı alın teriyle işlenecek bir emanet, milleti huzur ve refah için hizmet edilebilecek mukaddes bir sorumluluk olarak bilmektir. "Sabaha kadar ülkeyi düşüneceksiniz" öğüdünü kulağına küpe edenlerin; tasada, temennide, tercihte ve tavırda birleşen dava arkadaşlarımın duyuşudur.
Bugünün sorunlarına cesaretle eğilenlerin ve elini taşın altına koyanların, hatta ve hatta o taşın altına gerekirse gövdesiyle girmeyi vazife bilenlerin anlayışıdır. Milliyetçi Hareket Partisi, bu büyük fikriyatın Türk siyasetindeki köklü ve kutlu karargahıdır.

"Terörsüz Türkiye yalnızca bugünün değil, yarının meselesidir"

Terörsüz Türkiye, Türk milletinin tarihi bir musibetten kurtulmasıdır. Devletimizin güvenliğimize harcadığı enerjisini kalkınma iradesine dönüştürmesidir. Kardeşliğimizin yeniden ve daha sağlam biçimde Anadolu’nun her köşesinde kavileşmesidir. Terörsüz Türkiye yalnızca bugünün değil, yarının meselesidir. Terörsüz Türkiye yalnızca iç güvenliğin değil, dış politikanın da meselesidir.

Gündemimizi işgal eden ABD, İsrail, İran gerilimi yalnızca üç ülke arasında geçen bir askeri veya diplomatik çekişme değildir. Bu gerilim; Türkiye’nin sınır güvenliğinden enerji maliyetlerine, tarımsal üretimden sanayi girdilerine kadar geniş bir alanı etkileyebilecek büyük bir deprem potansiyeli taşımaktadır. Hürmüz Boğazı’nda yaşanan her sarsıntı, mazot fiyatlarına, gübre maliyetlerine, çiftçinin ekim kararına, vatandaşımızın mutfağına kadar uzanmaktadır. Bu nedenle dış politika ile iç politika birbirinden kopuk değildir.

"Teklifimiz bilinçli ve milli bir çağrıydı"

1,5 yıl önce; 'Bugün mesele Beyrut değil Ankara'dır, gizli gündem Türk vatanıdır' derken altı boş bir değerlendirmede bulunmuyorduk. Sokağın başındaki yangının kapımızın önüne gelebileceğinin uyarısını yapıyorduk. Terörsüz Türkiye ile Diyarbakır denildiğinde evlat nöbeti tutan annelerin feryatları değil; kültürün, gastronomini merkezi akla gelecektir. Şırnak şehit haberleriyle değil; sınır ticareti ve lojistik kapasitesiyle anılacaktır. Hakkari gözyaşlarının değil, hayvancılığın merkezi olarak zihinlerde yer bulacaktır. 20 Mart 2025 tarihinde yaptığımız açıklamada Terörsüz Türkiye hedefi bakımından Hıdırellez'in arifesine işaret etmiş; 4 Mayıs 2025 Pazar günü PKK’nın kongresini toplayarak fesih tartışmalarına son noktayı koymasını ve bu işi bitirmesini teklif etmiştik. Teklifimiz bilinçli ve milli bir çağrıydı. Nitekim 11 Temmuz 2025’te terör örgütü PKK mensubu bir grubun sembolik törenle silah bırakması, Terörsüz Türkiye iradesinin karşılık bulduğu önemli bir aşama olmuştur.

SÜRECEK

YORUMLAR
YORUM YAZ
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Önceki ve Sonraki Haberler
Bunlar da İlginizi Çekebilir