24 Temmuz 2026
Altın 6188.61
BIST 13947.25
Dolar 47.3432
Euro 53.9088
Sterlin 62.8441
Ankara 27°C

Bakanı Tekin: Milli Eğitim Bakanlığı olarak öykünülen geçmişimizi çocuklarımıza anlatmak durumundayız

Bakanı Tekin: Milli Eğitim Bakanlığı olarak öykünülen geçmişimizi çocuklarımıza anlatmak durumundayız
Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, "Milli Eğitim Bakanlığı olarak bu dünyanın her tarafında imrenilerek bakılan, öykünülen geçmişimizi çocuklarımıza anlatmak, öğretmek durumundayız." dedi.

ERZURUM

BAKAN Tekin, öğretmenevinde düzenlenen "Eğitimin Yüzyılında Erzurum" programında kentte görev yapan gazetecilerle bir araya geldi.

Milli Eğitim Bakanlığının milyonlara hitap ettiğini, öğretmen sayısının 1 milyon 200 binin üzerinde olduğunu ifade eden Tekin, şöyle konuştu:

"Yani her 80 vatandaştan bir tanesi öğretmen ve bizimle beraber Milli Eğitim Bakanlığında çalışıyor. Yani nüfusun 80'de biri bizimle çalışıyor. Öğrencilerimizi aileleriyle beraber düşündüğümüzde toplumun tamamı milli eğitim ile yakından ilgili. Herkes çocuğunun okulda aldığı eğitimi, gittiği okulu, öğretmenini, ders kitabını o gün yaşadıklarını mutlaka evinde, sofrasında gündem ediyor. O yüzden her ortamda konuşulan bir bakanlığız. Hal böyle olunca herkesin kendine göre doğruları da var. Herkes kendi bakış açısını, kendi perspektifini en doğru hatta mutlak doğru kabul ediyor. Sokakta karşılaştığımızda 'Böyle yapmanız lazım.' ifadesi hepsini alt alta topladığınızda 70-80 milyon tane öneri çıkıyor. Birbiriyle belki bunlar çelişiyor. Böylesine zor bir bakanlık."

Tekin, 24 Temmuz Gazeteciler ve Basın Bayramı'nın kutlandığını, gazetecilerin her zaman haber çalışması için yanlarında olduğunu, yoğun tempoda çalıştığını ve bu nedenle her günü bayram gibi kutlamalarını arzu ettiklerini dile getirdi.

Bugünün başka daha önemli bir anlamı olduğunu aktaran Tekin, "23 Temmuz'da Milli Mücadele'yi başlatan, yürüten, önemli kararların alındığı bir tarih ve Anadolu'nun değişik bölgelerinden katılarak Milli Mücadele'nin nasıl yürüyeceğine dair neler yapılmasına, yapılması gerektiğine dair Gazi Mustafa Kemal Paşa ve arkadaşlarıyla beraber istişareler yapan, Milli Mücadele'yi başlatmakla onur duyan bir şehrin mensuplarıyız. 23 Temmuz bizim için Milli Eğitim Bakanı olarak benim için bu anlamda çok önemli. Çünkü bizler çocuklarımız bu ülkenin geçmişinde, bu milletin tarihinde hatırlanması gereken, önemsenmesi gereken ulusal birliğimizi, beraberliğimizi, istiklalimizi ve istikbalimizi çocuklarımızın öğrenmesi, bilmesi ve sahip çıkması için Milli Eğitim Bakanlığı olarak çaba sarf etmesi gereken ve bunu bihakkın yerine getirmeye çalışan bir bakanlığız. " diye konuştu.

"Dünyada imrenilerek bakılan geçmişimizi çocuklarımıza öğretmek durumundayız"

Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli'ne işaret eden Tekin, şöyle devam etti:

"Biz dünyada birçok devletin, birçok milletin öykündüğü, kıskandığı, şanlı bir geçmişe sahibiz. Türkistan'dan başlayıp Avrupa'nın içlerine kadar kendi medeniyet birikimini taşıyan bir milletin mensuplarıyız. Birçok ülkede akademisyenlerle, tarihçilerle konuştuğumuzda Türk devlet geleneğini bu anlamda imrenerek bizimle paylaşıyorlar. Yıllar önce Osmanlı arşivlerinde çalışmalar yaparken dünyanın çok farklı ülkelerinden çok farklı yaş kategorilerinde akademisyenlerle mesela Japonyalı bir akademisyenle sohbet etmiştik. Osmanlı ve Türk tarihini başlıklar vererek 'Şu konuları ben derinlemesine çalışıyorum. Bu konular sizin dünyaya medeniyet birikimi anlamında kazandırdığınız şeyler keşke bizim tarihimizde öyle olsa' diyen çok sayıda akademisyenle karşılaştım. Hal böyle olunca biz Milli Eğitim Bakanlığı olarak bu dünyanın her tarafında imrenilerek bakılan, öykünülen bu geçmişimizi çocuklarımıza anlatmak, öğretmek durumundayız."

Tekin, bu durumun bugüne kadar ideolojik koşullandırmayla çocukların geçmişiyle gurur duyacakları biçimde değil, daha farklı bir formatta, daha batı literatürünün egemen olduğu biçimde anlatıldığını vurguladı.

Bugünlerde medyada bu tür kavramsallaştırmaların tartışıldığına dikkati çeken Tekin, şunları kaydetti:

"Mesela aydınlanma ifadesi kullanıyoruz. Aydınlanma dediğimiz şey batının kendi Orta Çağ'ından kurtuluşu ama onun Orta Çağ dediği dönem bizim Osmanlı'nın yükselişi dediğimiz dönem. Yani bizim dünyaya kendi medeniyetimizi sunduğumuz dönem. Niye onların karanlık çağı tanımlamasını biz kendi medeniyetimiz için yapalım? Bu kavramsallaştırmaları kendi perspektifimizle yeniden yapmamız gerekir. Bunu yaparken de bize ait olan bütün değerleri yani eski Türk devletlerini de Selçukluları da Osmanlıları da bizim geçmişimiz olarak kabul edip gurur duyacağımız bir biçimde çocuklarımıza anlatmalıyız ki Cumhuriyete, Cumhuriyetin yaratmak istediği milli birlik projesine, Cumhuriyetin yaratmak istediği toplumsal yapıya hep beraber sahip çıkalım. Dolayısıyla biz tarihimizi ele alıp geçmişimizi bilerek bugünümüze sahip çıkacak bir nesil yetiştirmemiz lazım."

Erzurum Kongresi'nde önemli kararların alındığını, o yüzden 23 Temmuz'un hem bir Erzurumlu olarak hem de Milli Eğitim Bakanı olarak kendisi için çok önemli olduğunu dile getiren Tekin, "Anadolu'nun birçok ilinde yapılan kongrelerin en kapsamlısı Milli Mücadele'ye yön veren, en önemli kararların alındığı Erzurum Kongresi. Bu vesileyle ben başta Gazi Mustafa Kemal Paşa olmak üzere bütün silah arkadaşlarını, Milli Mücadelemize destek olan sadece savaşarak değil, Tekalif-i Milliye kararları diye bildiğimiz kararlarla evindeki kullandığı malzemelerin gündelik ihtiyaçlarının bir kısmını Milli Mücadele'ye bağışlayan Anadolu insanının, köylüsünün hepsinin mekanları cennet olsun. Allah hepsinden razı olsun." ifadelerini kullandı.

"Erzurum'daki derslik sayısını üç katına çıkarmışız"

Kentteki eğitim yatırımlarından bahseden Tekin, 2002-2003 eğitim-öğretim yılında Erzurum'da 176 bin öğrenci varken şu an 158 bin 160 öğrenci olduğunu, buna karşın 2002'de 7 bin 403 olan öğretmen sayısının düşen öğrenci sayısına rağmen 12 bin 500'e çıktığını bildirdi.

2002'de kentte 5 bin 581 derslik bulunduğunu, bunların yarısının yeniden yapıldığını ve derslik sayısının 9 bin 180'e çıkarıldığını aktaran Tekin, 2002 yılında hiç bilim sanat merkezi olmayan ilde şu an 4 bilim sanat merkezi bulunduğunu kaydetti.

Erzurum'da 156 okulda spor salonu, 611 okulda laboratuvar, 551 okulda kütüphane olduğuna işaret eden Tekin, "2002 yılında sadece 260 okulumuzda laboratuvar, 160 okulumuzda kütüphane varmış. Bu rakamlar bizim açımızdan önemli. Biz hem siyasetçi olarak yaptıklarımızı içeride kamuoyuyla, seçmenlerle, vatandaşla bir araya geldiğimizde anlatıyoruz. Onlara yaptıklarımızla ilgili hesap veriyoruz. Hem de uluslararası derecelendirme kuruluşları var. Her sektörle ilgili Türkiye'nin dünyadaki pozisyonunu, konumunu değerlendiren, raporlar yazan uluslararası kuruluşlar var. Eğitimle ilgili uluslararası kuruluşların Türkiye ile ilgili raporlamalarına kaynak teşkil etmek üzere bu rakamların derslik başına ve öğretmen başına düşen öğrenci sayıları bizim için önemli. 2002 yılında Erzurum'daki ilkokullarda, ilköğretim okullarında ortalama bir derslikte 31 öğrenci varmış. Bugün Erzurum'un ortalaması 16." ifadelerini kullandı.

"Türkiye'de 2003'ten itibaren bütün bütçelerde birinci sıra eğitim-öğretim hizmetlerine ayrılmış durumda"

Türkiye'deki eğitim yatırımlarının uluslararası yansımalarına işaret eden Tekin, şunları dile getirdi:

"Bu rakamlar iç politika açısından çok bir anlam ifade etmeyebilir ama uluslararası göstergeler açısından her katıldığımız uluslararası toplantıda uluslararası kuruluşların temsilcileri, Türkiye'nin bu anlamda eğitim devrimi yaptığını, bunu nasıl başardığını kendileriyle paylaşmamız konusunda sohbetler yapıyoruz. Konuşmalarımızda göğsümüzü gere gere Türkiye'de orta öğretim kurumlarında ders başına, öğretmen başına düşen öğrenci sayısı ilkokullarda, ortaokullarda diye bunu göğsümüzü gere gere dünyaya örnek olacak şekilde gösteriyoruz. Bütün bu süreçte emeği geçen herkese teşekkür ediyorum. Başta Sayın Cumhurbaşkanımıza teşekkür ediyorum. Çünkü ülkelerin demokratikleşme göstergelerinde kullanılan en önemli göstergelerden bir tanesi ülkelerin genel bütçeden ayırdıkları payın dağılımına çok bakarız. Eğer bir ülke askeri harcamalara çok yoğun birinci sırada yer arıyorsa onu önemsediğini söyleriz. Bütçede en çok neye kaynak ayırdığından bakarak o da ülkelerin demokratikleşme skalasındaki pozisyonunu göstermesi açısından önemli. Türkiye'de 2003'ten itibaren bütün bütçelerde birinci sıra eğitim-öğretim hizmetlerine ayrılmış durumda."

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve ekibini destekleyen herkese teşekkür eden Tekin, "1989 ile 2002 arasında Türkiye'de 11 tane hükümet kuruldu. Yani 12 yılda 11 tane hükümet. 2002'den itibaren de böyle olsaydı, Adalet ve Kalkınma Partisi iktidarları toplum tarafından, kamuoyu tarafından desteklenmemiş olsaydı eğer, toplumsal alanda, siyasal alanda, ekonomik anlamda ve uluslararası göstergeler anlamında bu başarı yakalanmamış olacaktı. Dolayısıyla bu sadece AK Parti iktidarının değil, bütün Türkiye toplumunun, bütün milletin ortak başarısıdır." şeklinde konuştu.

Fransa'da 1990 yılında köylülerin pastörize sütten peynir yapılmasını mümkün kılan kanundan dolayı ayaklandığını anlatan Tekin, toplum değerlerinin inşasında geleneklerin, sofra adabının ve yemek kültürünün önemine vurgu yaptı.

Çocuklara geleneklerin öğretildiğinde Türk mutfağının bu kültürün içindeki en önemli parça olarak öğretildiğini belirten Tekin, "Bu, bizim için bir zenginliktir. Bu zenginliği gelecek kuşaklara sadece fast food üzere anlatan bir millet değiliz. Bizim Anadolu'da her ilimizde, her ilçemizde, hatta her köyümüzde kendine ait bir değer, bir yemek kültürü, yemek adabı var." dedi.

Hem mutfak kültürünün devam etmesi hem de sektördeki en çok sıkıntı yaşanan konulardan biri olan restoranlarda nitelikli eleman sorunlarının da göz önünde bulundurularak 7 ilde Gastronomi Okulları Projesi'ni başlattıklarını anımsatan Tekin, okulların hepsinde bölgeye göre ayrı müfredatların olduğunu bildirdi.

Tekin, şöyle devam etti:

"Bu okullarda yemeklerin hazırlanması yani mutfak kısmı, servis elemanı yetiştirilmesi ve işletmecilik hizmetinin verilmesi olarak sadece 3 tane bölüm olacak. Bu okullarımızın formatları şu şekilde olacak: Derslik binası, yemeklerin hazırlandığı bir mutfak binası ve bu yemeklerin usule, adaba, törelere, geleneklere uygun bir biçimde vatandaşa hizmet edildiği, sunulduğu bir restoran alanı. Yani 3 tane kabaca binadan bahsediyoruz. Öğrencilerimiz, hem nasıl pişirildiğini, hazırlanışını, nasıl servis edileceğini öğrenecekler hem de bunun uygulamasını yapacaklar. Şehre bu anlamda nitelikli bir hizmet alanı da olmuş olacak.

Bunu biz Türkiye'de şu anda hayırseverler eliyle yapıyoruz. İstanbul'da Sarıyer'de boğaza nazır bir okulumuz ve restoran hizmetlerinin sunulduğu bir yalımız bitmek üzere, öğrenci aldık. Restorasyon işlemi de ekim ayı itibarıyla bitmiş olacak. Onu Sayın Ali Koç'tan rica etmiştik. O yapıyor. İzmir'de Ege mutfağıyla ilgili olarak yine aynı konseptte Lucien Arkas, Arkas Holding yapıyor. Erzurum'dakini de Murat Ülker'den rica etmiştik. O, Erzurum'dakini de inşallah tamamlamış olacak. Bu projemizin lansmanını İstanbul'da saygıdeğer Emine Erdoğan Hanımefendi'yle beraber yapmıştık. Bu uluslararası basında çok haber oldu. Birçok yabancı basın mensubu, bunun detaylarıyla ilgili röportajlar yayınladı. Erzurum'daki de inşallah, öğrenci aldık zaten, o binalar da tamamlandığında Erzurum için bir renk olacak."

“Özel eğitim kampüsleri yapıyoruz”

Özel eğitime ihtiyaç duyan bireyler için de daha önce birçok özel eğitim konsepti denendiğini ifade eden Tekin, "Şimdi biz farklı bir konsept geliştirdik. İki tane de pilot yaptık; birisi Zonguldak Ereğli'de, birisi de Tokat'ta. Özel eğitim kampüsleri yapıyoruz. Özel eğitim ihtiyacı olan çocuklarımızın her türlü ihtiyacının giderildiği, bu ihtiyaç giderilirken bunların ebeveynlerine de bu anlamda destek ünitelerinin olduğu bir özel eğitim kampüsü yapıyoruz Erzurum'da. 2027 yılında onun ihale sürecini yürüteceğiz." bilgisini verdi.

Tekin, müsteşarlık döneminde Türkiye'de başlattığı projeyle "proje okul" kavramını literatüre kazandırdıklarını, bu kavramla birlikte yapılan çalışmalarla sektörün ihtiyaçlarının sektördekiler tarafından müfredatlarının birlikte yazıldığı okulların hayata geçirildiğini ifade etti.

Milli Eğitim Bakanlığı bünyesindeki spor liseleriyle ilgili de konuşan Tekin, futbol, voleybol ve basketbol federasyonlarıyla kurulan spor liselerini anlattı.

Tekin, "Erzurum'da da kış sporları üzerine odaklanan birkaç federasyonla beraber bir kış sporları lisesi yapmak benim hayalimdi. Federasyonla binasını yapıyoruz. Onun programını yazabilecek miyiz? Ondan tam emin değilim ama en azından spor lisemizi yapmış olacağız." diye konuştu.

Erzurum'da stat için ilk kazma 19 Ağustos'ta vurulacak

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın kente yeni stat yapılması müjdesine değinen Tekin, şunları kaydetti:

“Haziran ayı itibarıyla proje revize ve benzeri işlemler tamamlandı. Benim de bulunduğum bir ortamda Sayın Cumhurbaşkanımıza da arz ettik projeyi. Ardından da buradaki yerel ihale süreci başladı. En son buraya gelirken de TOKİ Başkanı'yla konuşmuştum. '19 Ağustos'ta kazma vurulmasını sağlayacağız.' dedi bana. Yani ihale sürecinde ve ben birebir takip ediyorum. Aksayan bir şey değil bu. Bu rutin olarak olması gereken yani bir iş satın aldığınız zaman onun yasal olarak itiraz sürelerini, hukuki süreleri mutlaka değerlendirmek zorundayız. Yoksa bu sefer inşaat başladıktan sonra yargı kararıyla başka bir boyuta erişebilir. Şu an süreç tamamlandı, TOKİ tarafından ihalesi yapılacak. Dediğim gibi 6,5 milyar lira civarında bir tahmini bedelle ihalesi yapılacak olan bir iş.”

Tekin, kentteki ulaşım konularına da değinerek, şunları söyledi:

"Hızlı tren Ulaştırma Bakanlığımızın yani Kars'a kadar uzanan kesimdeki projesinin içinde yani onların ifadesiyle 2027 yılında yanlış hatırlamıyorsam 261 kilometrelik bir kesimin daha ihalesini yapacaklarını söylemişlerdi. Onu biz takip ediyoruz. O kısa vadede olacak bir sonuç değil ama bizim ana gündemlerimizden bir tanesi de raylı sistemler. Erzurum'da toplam 21 kilometrelik alan o da Ulaştırma Bakanlığımızın etüt proje önerileri. Hatta geçen hafta Bakanlar Kurulu'nda Ulaştırma Bakanımızın yaptığı sunumda o da var. Onunla ilgili de önümüzdeki yani 2027 bütçe takvimine onu da koyabileceklerini söyledi.

Yani onlar bir şekilde yürüyor ama bu uçak seferleri ve uçak fiyatlarıyla ilgili olarak bir türlü mesafe kat edemedik. Sürekli konuşuyoruz. İşletmecilik giderleri açısından Türk Hava Yolları yönetimi yaptığı şeyin makul olduğunu ifade ediyor. Biz de onun pazarlığını yapıyoruz. Havaalanındaki yenileme çalışmaları da bir taraftan takip ettiğimiz bir konu. Bu konuda da inşallah müjdeli haberler verebiliriz. Bizim götürdüğümüz rakamlarla onların söylediği rakamlar, onların açıklamaları örtüşmüyor. O yüzden bu konuda biraz daha baskı yapmamız gerekiyor, yapacağız. Milletvekillerimizle ve Türk Hava Yolları yönetimiyle sürekli konuşuyoruz, inşallah bunu çözeceğiz." ifadelerini kullandı.

“Okullarımızda temizlik ve güvenlik satın almak üzere bir süreç içindeyiz”

Personel alımıyla ilgili de konuşan Tekin, "Daha önce olduğu gibi okullarımızda temizlik ve güvenlik görevlisi satın almak üzere bir süreç içindeyiz. Kadrolu almakla ilgili bir çalışmamız yok. Yani böyle bir kadro ihdas etmiyoruz." şeklinde konuştu.

Gastronomi liseleri ve özel eğitim kampüsleriyle ilgili video gösteriminin de yapıldığı program, soru cevap bölümünün ardından tamamlandı.

Programa, Erzurum Valisi Aydın Baruş, Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Sekmen, AK Parti İl Başkanı İbrahim Küçükoğlu, ilçe belediye başkanları, partililer ve gazeteciler katıldı.

AA

YORUMLAR
YORUM YAZ
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Önceki ve Sonraki Haberler
Bunlar da İlginizi Çekebilir