Başbakan Erdoğan, AK Parti Grup Toplantısı'nda anayasa değişiklik taslağıyla ilgili değerlendirmelerde bulundu. Erdoğan, Türkiye'yi her alanda geleceğe taşıyacak ve coşturacak, atılıma geçirecek, şaha kaldıracak yeni bir atılımın arefesinde olduklarını belirterek, Türkiye'nin mevcut anayasası ile layık olduğu çağdaş standartlara ulaşamadığını, birçok alanda gereken gelişmenin olmadığını ifade etti. Anayasa değişikliğiyle ilgili adımlarını yaptıkları kamuoyu araştırmaları sonucunda belirlediklerini hatırlatan Erdoğan, hazırlanan taslağın büyüyen, gelişen ve kabına sığmayan Türkiye'nin ihtiyaçlarını içeren bir taslak olduğuna işaret etti.
"YÜKSEK YARGI 'BEN' DİYOR"
Taslak metninin üçü geçiçi olmak üzere 26 maddeden oluştuğunu hatırlatan Erdoğan, taslakta yer alan maddelerle ilgili bilgi verdi. Taslakla ilgili olarak yüksek yargının rahatsız olduğu bir konunun bulunduğunu ifade eden Erdoğan, yüksek yargı organlarının sadece 'ben', sadece 'biz" dediklerine işaret etti.
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, HSYK'ya üye seçiminde hakim ve savcıların da seçime katılmasıyla ilgili olarak, "Nereden çıktı bu diyorlar, olmaz böyle şey, bunu ancak biz belirleriz' diyorlar. Birinci derecedeki hakim ve savcılar kim? Bunların sizden farkı ne? Onlardan da oraya rahatlıkla gelebilir. Dünya bunu zaten böyle yapıyor." ifadelerini kullandı. Erdoğan, HSYK'ya üye atamasını Avrupa ülkelerinde parlamentoların yaptığını vurguladı.
Erdoğan, taslağın kişisel beklentilerle, politik hesaplarla değil, Türkiye'nin ihtiyaç ve taleplerini gözeten bir mantıkla hazırlandığına işaret ederek, kendilerinin HSYK'nın üyelerini parlamento tarafından belirlenmesiyle ilgili düzenleme yapmadıklarını ve bir gerilim olmasını istemediklerini söyledi. Erdoğan, kendilerinin HSYK üyelerinin bir kısmının ilk derece mahkemeler tarafından belirlenmesini istediklerine dikkat çekerek, "Düşünebiliyor musunuz, yargı kendi içindeki ilk derece mahkemeleri hazmedemiyor." diye konuştu.
"SUDAN BAHANELER ÜRETİLİYOR"
"Anayasa taslağının Avrupa Birliği ile katılım müzakerelerini yürüten, dünya ile entegre olmaya çalışan güçlü bir ülkenin yolunu önemli ölçüde açacak bir taslaktır" diyen Başbakan Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: "Yasaları ve anayasayı siyasi partiler ya da hükümetler değil, TBMM yapar. Uzlaşma komisyonunda bir taslak hazırlanmadığı, hazırlanamadığı için AK Parti olarak biz hazırladık, şimdi TBMM gündemine taşıyoruz. Taşıyanlar kim? Milletvekilleri. Uzlaşmaya yanaşmadıklarına yönelik elimizde belgeler var. Biz yine diyoruz ki uzlaşma... Yine de arkadaşlarım tek tek kapıları çalıyorlar. Gelin uzlaşalım. Gelin buraya katkınızı verin diyoruz. Kapıları çalan yine biz. Oluruk ki diyoruz onlar da buna katılırlar, katkı verirler. Bu katkıyla bunu daha güçlü şekilde hazırlarız. Şimdi ne diyorlar? Okumadan, 'Bu tasarı niçin Meclis'te hazırlanmadı. Başbakanlık'ta oturdular çalıştılar, AK Parti Genel Merkezi'nde oturdular çalıştılar, parlamentoda çalışmadılar. Böyle sudan bahane olur mu Allah aşkına. Başbakanlık dediğiniz yer Türkiye'nin dışında bir yer mi?" diye sordu. Erdoğan, kendisinin ve arkadaşlarının bu Parlamento'nun milletvekili olduklarını hatırlattı.
Anayasa değişiklik taslağıyla ilgili MHP'nin 'seçimden sonra düşünürüz' şeklindeki açıklamasını da eleştiren Erdoğan, "İpe un seriyorlar. Bizim ne ipe un sermeye ne de bu kadar geniş vakte tahammülümüz yok." diye konuştu.
"DAHA ÖNCEKİ ÇALIŞMALARDAN FAYDALANILDI"
Bunun bir tasarı değil taslak olduğunu vurgulayan Erdoğan, taslak hazırlanırken daha önce siyasi parti, sivil toplum kuruluşlarının çalışmaları ve raporlarından da faydalanıldığını belirtti. Erdoğan, taslak içinde MHP, CHP ve sivil toplum kuruluşlarının önerilerinin de yer aldığına işaret ederek, her türlü öneriye, eleştire, yapıcı katkıya hafta sonuna kadar açık olduklarını söyledi. Erdoğan, uzlaşma noktasında samimi bir tavır içinde olduklarını, yüzde bir üzerinde bütün partilerin ziyaret edileceğini, bu ülkede anayasaya katkısı olacak her kesime gittiklerini söyledi.
Siyasetin bir kez daha samimiyet sınavında olduğunu ifa eden Erdoğan, "Anayasanın değişmesi gerektiğini her fırsatta vurgulayanların, bugün gelip katkılarını ortaya koymalarını bekliyoruz. Bu Meclis 'Anayasa yapmaz demek' Meclis'i ve siyasetçinin kendisinin inkarıdır. Anayasa değişikliğini belirsiz bir geleceğe ertelemek, Türkiye'ye vakit kaybettirmektedir. Seçime bir gün bile kalmış olsa bile bu Meclis milletin yetkisine sahiptir, milletin kendisine verdiği yetkiyle yasa ve anayasa yapabilir." dedi.
Erdoğan, muhalefet partilerinin anayasa değişiklik taslığı ile ilgili değerlendirmelerini aceleci olduğuna işaret ederek, şöyle konuştu: "Kapıların henüz kapanmadığına inanmak istiyorum. Türkiye daha demokratik, modern ve evrensel normları benimsemiş anayasal düzenlemelere kavuşturmak noktasında, çekinceli davrananların tarih ve millet önünde hesap veremeyeceklerini burada hatırlatmak istiyorum."
Başbakan Erdoğan, yüksek yargı organlarına Batılı ülkelerde parlamentonun üye atamasının demokrasinin meşruluğu olarak gösterildiğini, Türkiye'de ise yargının siyasallaşması olarak sunulduğunu belirterek, "Bu millet artık uyandı. Bu tür kandırmacalar, hukuki olmayan söylemlere artık prim vermiyor." dedi.
Gösterilen tahammülsüzlüğün AK Parti'ye yönelik olmadığını, millet iradesine, demokrasiye olduğunun altını çizen Erdoğan, şunları söyledi: "Çağdaş hukuk normları, değişim iradesi hazmedilemiyor. Türkiye'da artık ideolojik hesaplarla, siyasi korkular, statükocü anlayışla değişimin, gelişimin önünü kimse kesemez. Millet değişim istiyor, ileri demokrasi istiyor, çağdaş bir hukuk sistemi istiyor. Kendi iradesine ipotek konulmamasını istiyor. Anayasa değişikliğine yönelik hazırladığımız çalışma milletimizin talep ve beklentisinin bir sonucudur. Temenni ediyorum ki, siyasi partilerimiz de milletimizin bu çağrısına kulak verirler. Bu tarih adımın atılmasına katkıda bulunurlar. Ben TBMM'nin bu değişiklikleri gerçekleştirmesini ve bir kez daha tarih yazmasını umut ediyorum. Bu gerçekleşmezse söz sahibi millettir, karar sahibi millettir der ve millete gider, aziz milletimizin takdirine meseleyi sunarız."
Erdoğan, Anayasa Mahkemesi'ne bireysel başvuru hakkı verilmesini eleştiren Yargıtay Başkanı Hasan Gerçeker'e cevap verdi. 'Elimde birikmiş dosyalar var' dendiğini hatırlatan Erdoğan, "İşte yükünü azaltıyoruz, daha ne istiyorsun." ifadesini kullandı.
(CİHAN)

