Siyasal, kültürel, ekonomik boyutları olan çok yönlü bir iç sorunu uluslararası askeri güce havale etmenin her bakımdan yanlış ve çözümsüzlüğü derinleştiren bir yol olduğuna dikkat çeken Barış Girişimi, "Sorununun çözümü NATO değil, muhataplarıyla müzakeredir." dedi.
Batman Barış Girişimi yaptığı açıklamada, Kürt sorununun dış güçlere bel bağlamakla değil Türkiye'nin iç dinamiklerine güvenmesiyle gerçekleşebileceğine dikkat çekti. Barış girişimi adına açıklamayı yapan dönem sözcüsü Deniz Topkan, PKK'ya karşı NATO'yu göreve davet etmenin askeri çözümde ısrar etme anlamına geldiğini ifade ederek, "NATO'nun son yıllarda değişik ülkelerde ne yaptığını bilen herkes, zaten bir barut fıçısı olan Ortadoğu'da yapacaklarından da büyük kaygı duymaktadır." diye konuştu.
Askeri yöntemlerde ısrar etmenin bölgedeki bütün savaş etkenlerini harekete geçirecek sonuçlar doğuracağını ileri süren Topkan, açıklamada şunları ifade etti.:
"Kürt Sorunu, Türkiye'nin sorunudur. Türkiye'nin demokrasinin geliştirilmesiyle ve halkların gönüllü birliğiyle çözülebilecek bir özgürlük ve demokrasi sorunudur. Askeri çözümde ısrar etmek sorunu çözümsüzlüğe mahkûm etmektir. Ölümlerin artarak devam etmesidir. Türkiye İran'a karşı yığınak yapmak isteyenlere karşı kendi iç sorununu pazarlık konusu yapacak duruma düşürülmüştür. Çözümü bir dış müdahale sorunu olarak görmenin nelere yol açacağı görülmelidir. Tek çözüm yolu sorunun muhataplarıyla müzakere edilmesidir. Bu dış güçlere bel bağlamakla değil Türkiye'nin iç dinamiklerine güvenmekle gerçekleşebilir."