Semiz, yaptığı açıklamada, Anayasa Mahkemesi'nin, anayasasının 148. maddesine aykırı davranmayı ve anayasa hukukunun temel prensiplerini ayaklar altına almayı alışkanlık haline getirdiğini savundu.
Anayasa Mahkemesi'nin görev ve yetkilerinin anayasanın 148. maddesinde açıkça belirtildiğini anımsatan Semiz, "Anayasa Mahkemesi, anayasa değişikliklerini sadece şekil bakımından inceleyebilir ve denetleyebilir. Anayasanın açık hükmüne rağmen, anayasa reform paketi ile ilgili iptal başvurusunun esas yönünden incelenerek bazı maddelerin kısmen iptal edilmesi, TBMM'nin yetkilerinin gaspı niteliğindedir. Anayasa Mahkemesi üyeleri, anayasa ve yasaları bir kenara bırakarak, kendi iç dünyaları ve ideolojileri ekseninde subjektif bir denetim yolunu tercih etmektedirler. Anayasa Mahkemesi, anayasa hukukunun temel prensipleri ile evrensel hukuk ilkelerini ayaklar altına alan bu uygulamasından vazgeçmediği sürece, 'Egemenliğin kayıtsız ve şartsız millete ait' olduğundan bahsedilemeyecektir. Bundan sonra hiçbir meclis, Anayasa Mahkemesi üyelerinin iç dünyaları ile ideolojilerine aykırı bir düzenleme yoluna gidemeyecektir. Netice itibari ile artık, egemenliğin kayıtsız ve şartsız Anayasa Mahkemesi üyelerine ait olduğu demokrasi dışı bir düzen hakim olacaktır." DEDİ.
Milletin önünde sürece 'dur' diyebilmek için önemli bir fırsat olduğunu hatırlatan Semiz, "Milletimiz tarafından bu fırsat çok iyi değerlendirilmeli. Anayasa Mahkemesi ile HSYK'yı demokratik bir yapıya kavuşturan anayasa reform paketine 'evet' denilmelidir." şeklinde konuştu.