Üç bölümden oluşan konferansta iki devlet ve halk arasındaki tarihi meseleler, ilişkilerin mevcut durumu ve geleceği, uluslararası organizasyonlardaki işbirlikleri, ticari-ekonomik sahalardaki karşılıklı ilişkileri, kültür, eğitim, bilim ve toplumsal sahalardaki bağları tartışıldı. Toplantının açılış konuşmasını Belarus Devlet Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Fakültesi Dekanı Profesör Victor Shadurski ve Belarus DA Başkanı Profesör Sergey Trahimonok Aleksandroviç yaptı.
Profesör Shadurski yaptığı konuşmada DA ile beraber üniversite bünyesinde iki ülke ilişkilerini konu alan bir konferansın düzenlenmesinin Belarus için bir ilk olduğunu söyledi. "DA ile beraber iyi bir çalışma yaptığımıza inanıyorum." diyen Shadurski bu tip faaliyetlerin artarak devam etmesini umduğunu söyledi. Belarus DA Başkanı Profesör Aleksandroviç ise, "İki ülke halklarının temelinde hoşgörü yatmaktadır. Dernek olarak amacımız hoşgörü temelinde iki ülkenin ilişkilerini geliştirmektir." şeklinde konuştu.
Programa Türkiye'nin Belarus Büyükelçisi Veka İnal'da katılırken Bayan İnal yaptığı konuşmada Türkiye'nin 1991 yılında Belarus'un bağımsızlığını tanıyan ilk ülke olduğunu hatırlattı ve "O yıldan beri iki ülke arasındaki ilişkiler karşılıklı saygı ve çıkarlar çerçevesinde gelişiyor." dedi. Düzenlenen konferanstan övgüyle söz eden İnal bu tür toplantıların iki ülke ilişkilerine yeni bir zenginlik getireceğini ve dünya barışına katkıda bulunacağına inandığını söyledi.
Daha sonra kürsüye gelen Belarus Dışişleri Bakanlığı yetkilisi Zastyev Aleksey Yuryeviç istatistikî bilgiler eşliğinde iki ülke arasındaki ilişkilerin tarihi gelişimini anlattı. 1991'den bugüne kadar iki ülke arasında 20'ye yakın anlaşma imzalandığını ifade eden Yuryeviç, "2008 yılı itibariyle iki ülke arasındaki ticaret hacmi 300 milyon dolar civarında gerçekleşti." dedi. İki ülke arasında başta turizm olmak üzere eğitim, ticaret alanında istikrarlı bir gelişme yaşandığını sözlerine ekleyen Yuryeviç Türk işadamlarını özellikle inşaat alanında ülkesinde yatırım yapmaya davet etti. Yuryeviç, Belarus'un Türkiye Büyükelçisi Valery Kalesnik'in konferansa gönderdiği mesajı da okudu. Kalesnik mesajında bu tip konferansların iki ülke ilişkilerinin artmasına katkı sağlayacağını ifade etti ve iyi niyet dileklerini gönderdi.
Açılış konuşmalarının ardından iki ülkeden araştırmacılar tebliğlerini sundular. Almanya'nın Tubingen Üniversitesi'nde 'Fethullah Gülen' konulu doktora çalışması yapan Muhammed Akdağ, "Avrupa Birliği yolunda Belarus ve Türkiye: Fethullah Gülen ve Gönüllüler Hareketi'nin tarihi konteks açısından değerlendirilmesi, Avrupa ve Dünya'da barış ve entegrasyona katkıları" başlıklı bir tebliğ sundu. Akdağ konuşmasında Fethullah Gülen'i ve Gönüllüler Hareketini kısaca tanıttı. Gönüllüler hareketi ile dünya çapında bir hoşgörü vetiresi başladığını ifade eden Akdağ bu diyalog anlayışının ülkelerarası ilişkilere olumlu yansıdığına dikkat çekti. Bu bağlamda Gönüllüler Hareketi'nin Türkiye-Belarus ilişkilerinin gelişmesine de katkıda bulunduğunu söyledi.
İskandinavya Zaman gazetesi Haber Müdürü İbrahim Kaya ise yaptığı sunumda kültürlerarası diyalogun ülkeler arası ilişkilere olan katkılarını Fethullah Gülen örneği üzerinden anlattı. Gülen'in diyalogu bir zorunluluk olarak gördüğünü belirten Kaya, Gülen'in Türkiye ve dünyada gerçekleştirdiği somut diyalog çabalarından örnekler verdi. Konferansta söz alan çok sayıda Belaruslu bilim adamı da farklı konularda sunumlarını yaptılar.
Tarihçi Andrei Leonidovich Kishtymov100 yıl önce Minsk'te ticari faaliyette bulunan Türkleri anlatırken Bilimler Akademisi'nden Profesör Mihail Koshelev 1800'lü yıllarda Anadolu'ya giden ve orada yaşadıklarını kitaplaştıran bir Belaruslu bayanın kitabını tanıttı.
Yine aynı akademiden Profesör Oleg Dernovich ise Türk kahvesinin tarihinden bahsederken kahvenin Belarus'a hangi aşamalardan geçerek geldiğini anlattı. Yirmiye yakın konuşmacının söz aldığı konferansta Türkiye-Belarus ilişkileri kapsamlı olarak değerlendirildi.
Konferansın kapanış konuşmasını ise DA Müdürü İhsan Dilekçi yaptı. Dilekçi öncelikle slâyt eşliğinde Belarus DA'nın tarihçesini ve faaliyetlerini anlattı. DA olarak Fethullah Gülen'in onursal başkanlığını yaptığı Gazeteciler ve Yazarlar Vakfı bünyesinde faaliyet gösterdiklerini ifade eden Dilekçi "Bizi bu diyaloga sevk eden, bizde bu hoşgörü düşüncesini yeniden yeşerten kişi geçtiğimiz yıllarda Foreign Policy dergisi tarafından dünyada yaşayan en büyük entelektüel seçilen Fethullah Gülen'dir." dedi. Konferans ile Türkiye-Belarus ilişkilerine bir katkı sağlama ve ikili ilişkilerin akademik düzeyde ele alınmasını sağlamak istediklerini belirten Dilekçi "Bu şekilde gelecek nesillere iki ülke ilişkilerini geliştirme adına malzeme sağlamayı hedefledik." diye belirtti.
Üniversite binasında düzenlenen konferansın ardından akşamda şehrin en büyük otellerinden Hotel Crowne Plaza'da bir resepsiyon düzenlendi. Çok sayıda basın mensubunun da katıldığı toplantıda bir Belarus devlet televizyonu kanalı konferans organizatörleri ve misafir akademisyenler ile röportajlar gerçekleştirdi.

