Eşit Haklar ve Irkçılıkla Mücadele Merkezi'nin (CGKR), Çalışma ve Eşit Haklar Bakanlığı için yaptığı göçmen araştırması kamuoyunda yankı buldu. Belçika basınının da ilgi gösterdiği araştırmada dikkat çeken en önemli nokta, yabancı asıllılarla Belçikalıların ilişkisi oldu. Belçikalıların hepsinin göçmenlere bakışının olumlu olmadığı biliniyordu. Fakat ülkede bulunan göçmen toplumun kendi içinde de farklılığının bulunduğu, söz konusu araştırma ile bir kez daha teyit edildi. Türkler, Faslılar, Afrikalılar ve eski Doğu Blok'u ülkelerinden gelenler olarak ayrılan Belçika'daki göçmen toplumunda en fazla Türklerle Faslıların birbirine sıcak baktıkları kaydedildi. Göçmenler arasındaki en büyük uçurum ise Eski Doğu Blok'u vatandaşlarla Afrika asıllı siyahî vatandaşlar arasında yaşanıyor. Ayrıca yabancı asıllıların büyük çoğunluğu Belçikalıların birlikte yaşadıkları göçmen toplumunu yeterince tanımadığını düşünüyor. Buna karşın yabancı asıllıların yüzde altmışı, göçmenlerin Belçikalıları daha yakından tanıması için çaba sarf etmesi gerektiğine inanıyor.
Anket usulü yapılan araştırmada göçmen toplumunun kendi aralarında ve diğer toplum üyeleriyle olan ilişkileri mercek altına alındı. Araştırmaya katılanların dörtte biri farklı etnik kökenli komşular arasında 'gerçek arkadaş' olanların olduğunu belirtirken, yarısı bu tür komşuluk ilişkisini 'saygılı' ya da 'arkadaşça' olarak tarif ediyor. Göçmen gruplarını oluşturanlardan, eski Doğu Blok'u vatandaşların en iyi komşu olarak Belçikalı komşuları tercih ediyor olması dikkat çekti. Belçikalılar tarafından 'kabul görmek' özellikle üçüncü nesil yabancı asıllılarda yüzde 80'lere kadar tırmanırken, araştırmaya katılanlardan yüzde 14'ü 'kendi toplumu' içinde bulunmaktan çok mutlu olduğunu ifade etti. Okula giden yabancı asıllı gençlerden yüzde 90'ı 'iyi ilişkiler' içinde oluğunu belirtti. Özellikle Afrika ve Mağrip ülke vatandaşları belediye, polis ve tramvay şoförleriyle 'pek de iyi olmayan' bir diyalog içinde olduklarını kaydetti. Belçika'daki göçmen toplumun neredeyse tamamı iş bulmakta zorlandıklarını fakat çalışılan iş yerinde etnik ayrımcılığa dair bir şey hissetmediklerini düşünüyor.
(CİHAN)