07 Temmuz 2026
Altın 6239.29
BIST 14559.64
Dolar 46.8369
Euro 53.572
Sterlin 62.5062
Ankara 27°C

Berat Albayrak’ın milli enerji vizyonu dünya denizlerinde!..

Berat Albayrak’ın milli enerji vizyonu dünya denizlerinde!..
ABD ile İran arasında aylarca süren savaş, küresel enerji piyasalarını derinden sarstı ve dengeleri altüst etti.

Türkiye, Hint Okyanusu'nda Somali ile başlattığı yurtdışı sondaj çalışmalarına Pakistan ile devam edecek. İlk olarak Oruç Reis ve Barbaros Hayreddin Paşa'dan oluşan sismik araştırma filosunun eylül başında Pakistan'a ulaşması, burada yapacağı sismik çalışmalar sonucu belirlenecek en verimli sahalarda ise sondaj filosunun göreve başlaması hedefleniyor.

Çalışmalar kapsamında Pakistan'daki 3 deniz ve 2 kara sahasında petrol ve doğalgaz aranacak. Türkiye'nin milli şirketi Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı (TPAO) ile Pakistan'ın petrol şirketleri Mari Energies, Fatima, OGDCL, PPL, Prime ve GHPL arasında Pakistan'daki 3 deniz ve 2 kara sahası için imzalanan hidrokarbon arama ve üretim anlaşmalarında süreç başlıyor.

EYLÜLDE SİSMİK ÇALIŞMA

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar ile bu gemileri bizzat karşılayacağız. Sismik çalışmaların tamamlanmasının ardından yaklaşık altı ay içinde sondaj faaliyetlerine başlanmasını öngörüyoruz" ifadelerini kullandı.

BERAT ALBAYRAK'IN HAMLELERİ ENERJİDEKİ DIŞA BAĞIMLILIĞIMIZIN SEYRİNİ DEĞİŞTİRDİ

Türkiye, son 10 yılda enerjide dışa bağımlılığın zincirlerini kırmak için tarihinin en kritik hamlelerini birbiri ardına devreye aldı. Özellikle Berat Albayrak'ın Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı döneminde şekillenen "Milli Enerji ve Maden Politikası", Türkiye'yi ithalatçı bir ülkeden sahada kendi gücünü ortaya koyan bir aktöre dönüştürdü.

Bu süreçte Türkiye, kiralık ve yabancı kontrollü sondaj düzenini terk ederek kendi filosunu kurdu; Fatih Sondaj Gemisi, Yavuz Sondaj Gemisi, Kanuni Sondaj Gemisi ve Abdülhamid Han Sondaj Gemisi gibi derin deniz sondaj gemileri envantere katıldı. Bu gemilerle birlikte Barbaros Hayrettin Paşa Sismik Araştırma Gemisi ve Oruç Reis Sismik Araştırma Gemisi sahaya indi, Türkiye kendi denizlerinde kendi kaderini yazmaya başladı.

TÜRKİYE, BU KEZ OYUNUN DIŞINDA DEĞİL, TAM MERKEZİNDE YER ALIYOR

Küresel enerji dengeleri savaşın gölgesinde yeniden şekillenirken, yıllarca dışa bağımlılığın yükünü taşıyan Türkiye, bu kez oyunun dışında değil, tam merkezinde yer alıyor. Orta Doğu'da tırmanan gerilim petrol ve gaz hatlarını tehdit ederken, arz güvenliği birçok ülke için kırılgan hale geldi. Ancak Türkiye, son 10 yılda attığı kararlı adımlarla bu kırılganlığa karşı kendi kalkanını oluşturdu. Denizlerde kurulan milli filo, Karadeniz'de keşfedilen dev rezervler ve Gabar'da yükselen üretim, bugün yaşanan küresel krizin ortasında Türkiye'nin elini güçlendiren en kritik unsurlar olarak öne çıkıyor.

STRATEJİK HAMLELER SONUÇ VERDİ

Küresel kırılmanın ortasında Türkiye'nin son 10 yılda attığı adımların önemi bir kez daha ortaya çıktı. Milli Enerji ve Maden Politikası ile birlikte hedefler sistematik şekilde hayata geçirildi. Bugün gelinen noktada Türkiye, kriz dönemlerinde dahi enerji akışını yönetebilen sayılı ülkeler arasında girmeyi başardı.

-Dışa bağımlılık azaldı
-Yerli üretimi arttı
-Enerji arz güvenliğini sağlandı

MİLLİ ENERJİ DOKTRİNİ

2017 yılında ilan edilen Milli Enerji ve Maden Politikası, Türkiye'nin enerji kaderini değiştiren en kritik eşiklerden biri oldu. Bu stratejiyle birlikte Türkiye; hedeflerini sahaya indirdi. Bu süreç, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın "Enerjide bağımsız Türkiye" hedefinin somutlaşması olarak kayıtlara geçti.

-Kendi gemileriyle arama yapma
-Kendi mühendisliğiyle üretim gerçekleştirme

DENİZLERDE ENERJİ HAKİMİYETİ

Berat Albayrak'ın Enerji ve Tabi Kaynaklar Bakanlığı dönenminde ilk olarak alınmaya başlayan sondaj gemileri, enerjideki dışa bağımlılığımızın da seyrini değiştirdi. İlk sondaj gemimiz 2017 yılında alındı. Gemiye Fatih ismi verildi. Daha sonra sırasıyla; Yavuz (sondaj), Kanuni (sondaj), Abdülhamid Han (sondaj), Barbaros Hayreddin Paşa (sismik) Oruç Reis (sismik) gemileri filoya katıldı. Türkiye, bu yatırımlarla dünyada derin deniz sondaj filosuna sahip sayılı ülkeler arasına girdi. Bugün, Karadeniz'de aktif üretim, Akdeniz'de stratejik aramalar ve sürekli yeni rezerv keşfi hedefi bu dev filoyla yürütülüyor.

DEV DEPOLAMA ALANLARI

Türkiye yalnızca üretimi değil, arz güvenliğini de güçlendirdi. Türkiye, enerji arz güvenliğini artırmak amacıyla 3 aktif FSRU (Yüzer LNG Depolama ve Gazlaştırma Ünitesi) terminaliyle hizmet veriyor. Bunlar; İzmir Etki Liman, Hatay Dörtyol ve Saros FSRU terminalleri. Bu tesisler, LNG gemilerinden gelen sıvılaştırılmış doğalgazı gazlaştırarak ulusal sisteme aktarıyor. Türkiye'nin günlük gazlaştırma kapasitesini 150 milyon metreküpün üzerine çıkarıyor.

KARADENİZ'DE TARİHİ KEŞİF

2020 yılında Karadeniz'de keşfedilen Sakarya Gaz Sahası, Türkiye'nin enerji tarihinde bir dönüm noktası oldu. Yaklaşık rezerv 320 milyar m³ civarında. İlk gaz akışı 2023 yılında gerçekleşti. Günlük 9 milyon metreküp gaz çıkartılıyor. Zonguldak Filyos'ta kurulan tesisle birlikte gazın doğrudan sisteme verilmesi sağlandı. Bu keşif, Türkiye'nin "ithal eden değil üreten ülke" hedefinde en kritik adım olarak kayıtlara geçti.

GÜÇLÜ LNG ALTYAPISI

Türkiye'nin arz güven- güvenliğinde kritik rol oynayan liğinde temel kara LNG terminal-terminalleri, BOTAŞ'a ait Marmara leri, Ereğlisi LNG Terminali ve İzmir'deki EgeGaz LNG Ter- Terminali'dir. Bu terminaller, minali'dir. sıvılaştırılmış doğal gazı (LNG) depolayıp tekrar gazlaştırarak sisteme veriyor. 3 FSRU ünitesiyle birlikte Türkiye'nin yüksek kapasiteli gazlaştırma alt-altyapısını oluşturuyor.

GABAR'DA PETROL DEVRİMİ

Enerjide bağımsızlık hamleleri denizlerle de sınırlı kalmadı. Şırnak'taki petrol keşifleri de milletin hanesine artı olarak yazıldı. Türkiye'nin en büyük kara keşiflerinden biri olan Gabar'daki petrol üssünden günlük 100 bin varile yakın petrol çıkartılıyor. Yıllarca terörle anılan bölge bugün enerji üssü olarak gösteriliyor.

AVRUPA'NIN EN BÜYÜK GAZ DEPOLAMA TESİSİ

Türkiye'nin enerji arz güvenliğini sağlayan en önemli altyapılar olan Silivri ve Tuz Gölü yer altı doğal gaz depolama tesisleri oldukça stratejik bir öneme sahip. Tesisler kış aylarında Türkiye'nin günlük doğalgaz ihtiyacının dörtte birini karşılayabiliyor. Silivri Yer Altı Doğal Gaz Depolama Tesisi Avrupa'nın deniz üstündeki en büyük doğal gaz depolama tesisi olması hasebiyle önem taşıyor. Tesis, 4.6 milyar metreküp depolama, 75 milyon metreküp günlük geri üretim kapasitesine sahip. Bu yatırımlar sayesinde Türkiye, küresel enerji krizlerinde arz kesintisi yaşamayan nadir ülkelerden biri oldu.

ŞEBEKE HATTI GENİŞLEDİ

Türkiye genelinde doğal gaz altyapısı hızla genişledi. Şebeke uzunluğu 255 bin kilometreyi buldu. Gaz ulaştırılan bölgelerin sayısı bini geçti.

İLK YÜZER PLATFORM

Türkiye'nin ilk yüzer doğal gaz üretim platformu (FPU) Osman Gazi,Sakarya Gaz Sahası'nda doğal gaz üretimini 2 katına çıkaracak. 2 026'nın ortasında görev yapmaya başlayacak olan yüzer üretim platformu ile Karadeniz'deki mevcut doğal gaz üretimi günlük 20 milyon metreküpe çıkacak. Böylece Türkiye'deki yaklaşık 8 milyon hanenin doğal gaz ihtiyacı Karadeniz'den karşılanmış olacak. Platform, belirlenen lokasyonda 20 yıl boyunca görev yapacak./Sabah

YORUMLAR
YORUM YAZ
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Önceki ve Sonraki Haberler
Bunlar da İlginizi Çekebilir