Çukurova Üniversitesi (ÇÜ) Fakültesi Balcalı Hastanesi'nde 10 yaşındaki Hacer Arslan'a trafik kazasında ağır yaralanıp, tedavi gördüğü hastanede beyin ölümü gerçekleşen Fatma Sultan Tosun'un (7) karaciğeri nakledildi.
ÇÜ Tıp Fakültesi Genel Cerrahi Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Haluk Demiryürek, farklı kan gruplarına sahip iki çocuk hasta arasında organ naklinin çok zor olduğunu belirterek, "Bu olay büyük bir teknik imkan ve bilgi birikimi istiyor. Kahramanmaraş'tan trafik kazasında ağır yaralanıp, tedavi gördüğü hastanede beyin ölümü gerçekleşen Fatma Sultan Tosun'un kadavrasından alınan karaciğeri, karaciğer tümörü bulunan ve kemoterapiye dayanamadığı ve tedavisi durdurulduğu için bir anlamda ölümü beklenen Hacer Arslan'a naklettik. Türkiye'de çocuklar arasında ve kan uyumsuzluğu da bulunan karaciğer naklini ilk kez gerçekleştirdik. Doku uyumu sorunu yaşanmaması için bir aylık süreçte Hacer'in 7 kez kanını değiştirdik. Çok büyük risk vardı. Çocuk karaciğerleri büyüklere nakledilemiyor. Hacer'in durumu da bu süreçte çok ağırdı. Kan uyumsuzluğu riskine rağmen nakil yaptık ve Hacer'in tekrar yaşama bağlanmasını sağladık. Ülkemizde organ naklinin benimsenmesi ve Hacer gibi ölümü bekleyen hastaların yaşama kavuşmasını istiyoruz. Bu konuda herkes üzerine düşeni yapmalı." dedi.
ÇÜ Anesteziyoloji ve Reanimasyon Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Dilek Özcengiz ise İstanbul'da tramvay kazasında ağır yaralanan ve beyin ölümü gerçekleştikten sonra hayatını kaybeden Buket Bulut'un organ bağışıyla ilgili konuyu tekrar gündeme getirdiğini söyledi.
Tıp literatüründe beyin ölümü gerçekleşmiş ve tekrar yaşama dönmüş hiç bir vaka bulunmadığını vurgulayan Özcengiz, ''Beyin ölümü gerçekleştikten sonra birkaç gün kişi cihaza bağlı olarak nefes alıp verir. Sadece kalbi çalışır. Bu kalp de cihaz çekildikten sonra 24-48 saat içinde durur, çekilmezse de bir haftaya kadar yaşatılabilir. Beyin ölümü gerçekleşmiş kişilerde organ bağışına bir an önce karar verilmesi gerekir. Aksi takdirde organlar her geçen dakika fonksiyonunu yitirir ve bir süre sonra bağışlanmaz duruma gelebilir.'' diye konuştu
Kızı Hacer'in tekrar hayata tutunmasına sevinen baba Mehmet Arslan ise kızının organ bulunmasıyla hayata tutunduğunu kaydetti. Arslan, "Hacer'e organ veren aileye çok teşekkür ediyorum. Hacer'in ölümünü beklerken yaşamısının sevincini tadıyoruz. Kemoterapiyi kaldıramadığı için detaviden vazgeçmiştik ama yeşil kart sayesinde ve yapılan ameliyatla kızım hayata döndü. Doktorlarımızı da çok teşekkür ederim." ifadesini kullandı. (CİHAN)
