Sağlam, "Diyarbakır'da basına büyük iş düşüyor. Olumlu şeyler yansıtılmıyor. Yatırım çok ürkektir. Yatırımların buraya gelmesi gerekiyor. Bazen bir yer çok güvenli olur ama bilinmez. Birkaç tane delikanlının çıkarttığı taşkınlık çok abartılıyor. Medyadan rica ediyorum. Diyarbakır Ortadoğu'da çok büyük bir merkez olabilir." dedi.
Emniyet Müdürü Mustafa Sağlam, esnaf ve vatandaşların katılımı ile ilk huzur toplantısını düzenledi. Sur ilçesi Kervansaray Otel'de düzenlenen toplantıya Diyarbakır emniyet müdür yardımcıları ile şube müdürleri de katıldı. Emniyet Müdürü Sağlam, Diyarbakır'da vatandaşlarla çok güzel çalışmalar yapacaklarına inandıklarını söyledi.
Diyarbakır'da vatandaşların kendisine mektup, e-mail ya da 155'i arayarak ulaşabileceğini belirten Sağlam, Diyarbakır'a çok iyi duygularla ve gönüllü olarak geldiğini vurguladı. Polis - halk ilişkisine her zaman önem verdiğini vurgulayan Sağlam, bunun için emniyetin e-amail adreslerini internet cafelere kadar yapıştırarak vatandaşlara yardımcı olduklarını söyledi.
Sağlam, vatandaşlardan gelen öneri ve şikayetleri bizzat değerlendirdiğini belirterek, "Gelen e-mail, mektup ve telefonları ilgili şubelere gönderiyorum. Yapılan işlerin sonucu da bana geliyor. Sonuçlarını vatandaşlarımıza da bildireceğiz. Bazı şeyler vardır bildiremiyoruz. O konu üzerinde aylarca çalışmak zorunda kalıyoruz. Yeri gelince bir şebekeyi ortaya çıkarıyoruz. Dolayısıyla bu gibi şeylerde, sonuçlandıktan sonra o bilgiyi veren arkadaşlara diyeceğiz ki teşekkür ediyoruz." ifadelerini kullandı.
Ayrıca, çocuğun, sokağa itilmesiyle aynı zamanda suça itilmiş sayıldığına vurgu yapan Sağlam, "Çocukların uçuruma düşmemeleri için elinden tutacağız. Benim çocuğum da öğretmeni olmasaydı farklı şeyler olacaktı. Ben de son anda çocuğumu kurtardım. Küçükken babam beni hiç öpmedi. Eskiden çocuğu sevmek, öpmek ve kucağa almak ayıptı. Ama çocuğu sevmezsen çocuk neden bilecek senin onu sevip sevmediğini." diye konuştu.
Bölgede kadına yönelik şiddetin de son bulmasını isteyen Sağlam, şöyle dedi: "Eş demek eşit demek. Kadınlar bizim parçamız. Onlara karşı şiddet kullanmayalım. Onlar bize emanet. Bu konuda ben üzerime düşen her şeyi yapacağım. Beni çok üzen, aile fertlerine kötü muamelenin yüzde 18'den bu sene yüzde 40'a yükselmesidir. Burada artış olduğunu değerlendirmiyorum, belki aile bireyleri daha bilinçleniyor polise gidiyor, kanuna gidiyor."