Okulların kapanmasıyla birlikte tatil planları yapanların en gözde mekânlarından olan Bozcaada'ya, yurdun çeşitli bölgelerinin yanısıra özellikle İstanbul'dan çok sayıda kişi geliyor. Karayoluyla Geyikli beldesine gelen ve iskeleden arabalı vapura binerek yarım saatlik deniz yolculuğunun ardından adaya ulaşanların dikkatini, ilk olarak ihtişamlı bir şekilde duran kale çekiyor. Bozcaada'nın coğrafi konumu itibariyle geçmişten günümüze kadar elinde bulunana büyük avantaj sağladığını kaydeden yerel tarih araştırmacısı Ali Osman Ekici, "Antik çağda Leukophrys, Yunan mitolojisinde Tenedos adıyla anılan Bozcaada, stratejik konumundan dolayı çağlar boyunca birçok kez istilaya uğramış ve el değiştirmiş. Türkiye'nin en iyi korunmuş kalelerinden biri olan Bozcaada Kalesi'nin ilk olarak ne zaman ve kimler tarafından yapıldığı bilinmiyor. Fenikeliler, Cenevizler ve Venedikliler tarafından kullanılan kale, bugünkü görünümünü Fatih Sultan Mehmet döneminde, 1455 yılında var olan kalıntılar üzerine tekrar inşa edilmesiyle almış. Kaleden ziyade vatandaşların dikkatini, adanın geçmişi hakkında ipuçları veren ve kazılarda elde edilen korsanlara ait mezar taşlarıyla eserler çekiyor." dedi. Bozcaada'nın tarihî yerlerinin yanısıra eşsiz sahillerinin deniz meraklısı ziyaretçilerin uğrak yeri olduğunu sözlerine ekleyen Ali Osman Ekici, geçen yıllarda sadece kafasını dinlemek için tatilcilerin geldiğini, son zamanlarda ise tarih meraklılarının da gruplar halinde adayı ziyaret etmeye başladığını belirtti.

