BANKALAR YAĞMURLU HAVADA ŞEMSİYE KAPATTI
Türkiye'de güneşli havada şemsiye açan bankaların yağmurlu havada bunu kapattığını ifade eden Bozkurt, şöyle devam etti: "Dünyada böyle oldu. Bir dönem nasıl ki kredi kartları sokakta satıldığı gibi ABD'de düşük faizlerin olduğu sırada bankalar kredi sattı. Türkiye'de bu noktaya gelmiştir. Merkez Bankası mevcut dengeler açısından faizleri tek hanede tutuyor. Amerika o süreçte Merkez Bankası üzerinden halkını fonladı. Karşılıksız para bastı. O paralar sisteme dağıtıldı. Dünya adeta finansal bir kıyamete doğru gidiyordu. Çünkü balonu şişirdiğinizde beli bir esnekliği vardır. Bunu aştığınız zaman balon patlayacaktır. Bu kriz bir bakıma balonun patlamasını engelledi."
2007'den itibaren Türkiye'de bir kırılmanın yaşandığını ve 'ülke bambaşka bir yere mi gidiyor' tartışmasının yapıldığını hatırlatan Bozkurt, fakat o badirelerin atlatıldığını bildirdi. Türkiye gibi gelişmekte olan ülkelerin finansal türev ürünlerinin içine girmemesinin avantajlarıyla karşılaştığını söyleyen Bozkurt, şunları söyledi: "Projeksiyonlara göre dünyadaki toplam ekonomik faaliyetin yüzde 67'sini Kanada, ABD ve Avrupa ülkeleri gerçekleştiriyor. 2010 yılından itibaren Türkiye'nin de içinde bulunduğu devletlerin lehine dönecektir. 2050'de Amerika, Kanada ve Avrupa toplam üretimin yüzde 33'nü elinde bulunduracak. Bu kaçınılmaz bu sondur. Süreç başlamıştır. Ülkemiz üzerinde geçen boru hatları, otoyol projeleri, enerji terminalleri bu bölgede oluşan refahı zirveye çıkaracak. Bugüne kadar bizlere Afrika'da kaburga kemikleri ve yüzüne sineklerin üşüştüğü çocuklar gösterildi. 200 yıldır batı Afrika'yı sömürüyor. 'Açlık, sefalet var' diyerek kimsenin oraya gitmesini istemiyorlar."
Krizin uğramadığı Afrika ülkeleri gibi Türkiye için ciddi fırsatların bulunduğunu hatırlatan Bozkurt, daralma döneminde yastık altındaki 180 milyar dolarlık altının çok faydasının görüldüğünü belirtti.
KRİZİN FIRSAT OLDUĞUNU HERKES GÖRDÜ
Türkiye'nin kendi dinamikleriyle herkesin incelediği bir yer haline geldiğine dikkat çeken Bozkurt, "Krizde bu işlerin nasıl başarıldı" diye merak edildiğini vurguladı. ÖTV ve KDV indirimlerinin otomotiv ve benzeri sektörlerde canlanmaya neden olduğunu dile getiren Bozkurt, şu açıklamayı yaptı: "2010 Ocak ayı rakamları, en azından yılın ilk altı ayında enflasyonun yönünün yukarıya doğru olduğunu gösterdi. Yılın ikinci yarısında işsizlik ve enflasyonda olumlu gelişmeler yaşanacaktır. Makro veriler açısından Amerika toparlanmaya başlamıştır. Kendi reçetesini yine kendisi yazmıştır. Hasta tedaviye cevap vermiş gibi gözüküyor. Ama Avrupa'daki sıkıntı devam ediyor. İşadamlarımız bu krizi iyi yönetti ve karlılıklarını artırdı. Krizin fırsat olduğunu herkes gördü. O zorlukları yaşayan şirketlerin bünyesi daha uyumlu hale geldi. Girişimciler erken işletmelerin bünyesindeki erken uyarı sistemlerini bundan sonra da geliştirmeleri lazım. Bunun için şirketler, Merkez Bankası verilerini, faiz oranlarını, ekonomik göstergeleri titizlikle takip edip buna göre hareket etmelidir. Aksi takdirde erken uyarı sistemleri iyi çalışamaz hale gelir."
İşadamlarına krizi atlatmaları için de ipuçları veren Bozkurt, sıfır hatanın üreticiler için ışık olduğunu hatırlattı. Şirketler sıfır hata için çaba harcamalarını isteyen Bozkurt, "Müşteri kaybı alt işletmeleri etkilemekte. Bu şirketlerde kardan çok ürünün fiyatı, market paylaşımı ve diğer şirketlerin avantajıyla ilgilenmelidirler. Eğer hizmet doğru yapılırsa müşteriler şirkette kaldıkları her yıl daha fazla kar getirir."dedi.
AYAKTA KALMANIN EN ÖNEMLİ YOLU MÜŞTERİDİR
2008 yılında dünya çapındaki yazılım, donanım, uygulama ve danışmanlık gibi müşteri ilişkileri yönetimi (CRM) harcamalarının bir önceki yıla göre yüzde 12.5 artış göstererek 9.6 milyar dolara ulaştığını belirten Bozkurt, şu bilgileri verdi: "Krizin hakim olduğu 2009 yılında ise, şirketler ayakta kalmanın en önemli yolunun müşteri olduğunu gördüler ve bu yüzden CRM'e önem vererek ciddi kaynaklar ayırdı. Pazarın büyüklüğü 2006 yılında 3.6 milyar dolar, 2008 yılı sonunda 9,6 milyar dolara ulaşırken, yaşanan tüm kriz ve durgunluklara rağmen 2012 yılında bu rakamın 13 milyar dolara ulaşması öngörülüyor."
AGİD Başkanı Ahmet Coşkun ise ekonominin kimilerine göre kötü, kimilerine göre ise şahlandığını söyledi. Ekonominin gazete manşetlerine göre değil, tablolara dayanarak değerlendirilmesi gerektiğini vurgulayan Coşkun şöyle devam etti: "TUSKON'un haziran ayındaki Dünya Ticaret Köprüsü programına 150 ülkeden 2 bin civarında işadamı iş görüşmeleri yapmaya gelecek. Burada açılan 400 stantta geçtiğimiz yıl 7 milyar dolarlık iş bağlantısı gerçekleşti. Adanalı işadamlarımızın bu organizasyona önem vermelerini bekliyorum."
Finansbank Çukurova Bölge Müdürü Soner Keskin de, banka olarak küresel ekonomik krizde fırsatları iyi değerlendirerek daha da güçlendiklerini ifade etti. Keskin, "Başarılarımızı aldığımız ödüllerle taçlandırdık. Türkiye'nin en önemli bankaları arasında 3. Sırada yer almanın gururunu yaşıyoruz." şeklinde konuştu.
Adana Hilton'da düzenlenen programa SGK Başkan Yardımcısı Fatih Acar, Seyhan Belediye Başkanı Azim Öztürk, Milli Eğitim Müdürü Abdulgafur Büyükfırat, Gelir İdaresi Başkanı Serdar Aksoy, Eski Milletvekili Ziyaettin Yağcı, ADSİAD Başkanı Cahit Sınmaz, MÜSİAD Adana Şube Başkan Yardımcısı Nayim Yeldan'ın yanı sıra İzmir, Ceyhan ve çevre ilçelerden çok sayıda işadamı da katıldı.
(CİHAN)

