Konu ile ilgili basın toplantısı düzenleyen Eğitim Bir Sen Kahramanmaraş Şube Başkanı Alpaslan Alkış, KSÜ'de yetkili sendika olduklarını belirterek, sendikal işlerin daha sağlıklı yürütülmesi ve takibi için KSÜ Rektörlüğü'nden kanunlar çerçevesinde büro talebinde bulunduklarını açıkladı.
Üniversiteden büro talebinin karşılanması gerektiği sonucuna varıldıktan sonra akıllara hayret verecek cinsten cevap geldiğini aktaran Alkış, "Üye sayımızın yüzde 95'inin Avşar Yerleşkesi'nde olmasına rağmen oradan değil, Bahçelievler Yerleşkesi'nden de değil, Karacasu Yerleşkesi'nde İlahiyat Fakültesi binasından bir oda tahsis edildiği bildirildi. Bizler bu duruma karşı sendikal faaliyetlerimiz için ya Avşar ya da Bahçelievler Yerleşkesi'nden bir büro tahsis edilmesini istememize rağmen olumlu bir netice alınamamıştır. Bu tasarrufta iyi niyet aramak asla mümkün değildir. Bu durum tamamen sendika faaliyetlerini engelleyici ve işi yokuşa süren bir yaklaşımdır. Rektörlüğün bu tutumu, uzlaşmaktan, anlaşmaktan, uyum göstermekten uzak, çatışmacı ve ilk günden 'Ben sizlerden rahatsız oluyorum' çığlığını atan bir niyetin ifadesidir." dedi.
Rektörlükten her birime resmi yazı gönderilerek, haftalık kimlerin sendikaya üye olduğuna dair listenin ikinci bir yazışmaya meydan vermeyecek şekilde her Pazartesi bildirilmesinin istenmesini psikolojik baskı olarak niteleyen Alkış, "Hâlbuki sayın rektörün bu tutumu 4688 sayılı kanunun 18'inci maddesinin 3'üncü fıkrasında ifade edilen 'Kamu işvereni kamu görevlileri arasında sendika üyesi olmaları veya olmamaları nedeniyle bir ayrım yapamaz.' hükmünün açıkça bir ihlalidir." diye konuştu.
4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları Kanunu'nun 18'inci maddesinde, sendika yönetim kurulu üyelerinin haftada bir gün izinli sayılacağının açıkça belirtildiğini, işlerin aksamayacağı şekilde program yapılması düşüncesiyle de yazılı olarak talepte bulunduklarını hatırlatan Alkış, bu durumun Rektörlük tarafından uzatıldığını iddia etti.
Rektörlüğün sendika aidatlarının nerede ve ne amaçla kullanıldığına ait aidat kullanım bilgisinin bildirilmesini istemesine de tepki gösteren Alkış, "Bu anlayış, kanun ve hukuku yok sayan, burada kanun benim diyen bir anlayışın neticesidir. Bu durum üniversitemizin neden gelişmediğini, halktan neden kopuk olduğunu, üniversitedeki hukuksuzluğun nerelere ulaştığının ve demokrasiyi sindiremeyişimizin çok açık göstergesidir. Şu bilinmelidir ki, şayet ülkemizde hukuk işliyorsa, bu durumla ilgili hukuki müracaatlarımızı yetkili kurum ve kuruluşlar nezdinde sürdüreceğimiz gibi, üniversitelerimizdeki hukuksuzluğun boyutlarını göstermek adına da bu durum bir rapor şeklinde YÖK'e bildirilecektir." açıklamasında bulundu.
(CİHAN)

